Veciz sözler
Cüzzamlının yanında 7 sene kalana, cüzzamın geçmeme ihtimali vardır. Fakat bir binada bulunan kötü bir insan, başka bir odada da olsa, ondaki kötü huyların geçmeme ihtimali yoktur. Kötülük çabuk yayılır, çünkü nefsimiz kötülüğe meyyaldir. Bir sepet üzümdeki çürük bir tane, bütün sepeti çürütür. Fakat sağlam üzümler o çürüğü kurtaramazlar.
Başarının sırrı, güler yüz, tatlı dil ve güzel siyasettir. Güzel siyaset, herkesin memnun olması demektir. Sevgi yakınlık ister, kaçan mahrum kalır, gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Kendisini seveni, başkası sevmez.
Akıl ahıreti, göz dünyayı görür.
Helal parayla beslenen vücuda ibâdetler kolay gelir.
Allahü teâlâ sevdiğine iki nimet verir. Ona sevdiği bir zatı tanıtır ve bir de hayırlı iş nasip eder. Daha çok severse çeşitli belâ verir.
İsyanı [günahı] çok olanın, nisyanı [unutkanlığı] çok olur.
Herkese iyilik yapamayız; fakat, kâfir bile olsa, hiç kimseye kötülük yapmaya hakkımız yoktur.
Küfrü, kâfirleri sevmemek ve ibâdetlerin kolay gelmesi iman alametidir.
Emr-i maruf yapan, sevimli ve cömert olur, hiçbir menfaat beklemez.
Halkın kıymet verdiğine kıymet veren, kıymetsiz, Hakkın kıymet verdiğine kıymet veren azizdir. Hakkın aziz ettiğini, kimse zelil edemez.
Öğüt tesirsiz ise, ya dinliyenin kalbi kararmıştır veya nasihatçi söylediğini yaşamıyordur.
İnsan genç iken şehvetin, yaşlanınca şöhretin esiri olur.
Nereye bağlısın diyene İmam-ı a'zama demeli veya bağlı olduğu mezhebi söylemelidir! Hiçbir yere bağlı değilim dememelidir.
Alçak gönüllü olan kurtulur, kibirli olan yanar.
Hukuku olanları, tanıdıklarını ziyaret etmemek kibir, fakirleri ziyaret, tevazu alametidir.
Yanına başkasının oturmamasını istemek, hastalarla birlikte oturmamak, doğru sözü kabul etmeyip, münakaşa etmek, kusurunu bildirenlere teşekkür etmemek ve fakirin değil, zenginin davetine gitmek kibir alametidir. Kibirli olan, salih insan olamaz.
Kibir, her iyiliğe engeldir. "Kibirli değilim diyen, kibirlidir.
Aklı olan, kendini ve Rabbini tanıyan, hiç kibredebilir mi? İnsan aşağılığını, acizliğini, Rabbine karşı her an izhar etmek mecburiyetindedir. Bunun için her an her yerde aczini göstermesi, tevazu üzere bulunması gerekir. Büyüklenerek ben demek Allahü teâlâ ve evliyadan feyz ve bereketi keser. Kusuru başkasında arayan, sevimsizleşir, etrafında insan kalmaz, dost edinemez. Herkesi haklı, kendisini haksız bulmadıkça, kendi kusur ve noksanlarını bırakıp, başkasının kusuru ile meşgul oldukça, manevî bakımdan zerre kadar ilerlemek mümkün değildir.
Nefsini aradan çeken, herkesle iyi geçinir, huzurlu olur. Nefsini aradan çek, kimseyi tenkit etme, kendini beğenme, kendinden iğren. Kendinden tiksinmeyen kurtulamaz.
Âmir öyle olmalı ki, maiyetindeki herkes (Âmir beni herkesten daha çok seviyor) diyebilmeli. Aradaki kırgınlıklar hizmetleri engeller.
Evliya-i kiramın himmeti yaydan çıkan oku, namludan çıkan mermiyi geri çevirir. Evliyaya muhabbet edene de böyle kuvvetli himmet gelir.
Tasavvuf, zamanı en iyi şekilde kullanmaktır. Sabır, susmaktır.
Bir kimse yemek yerken Allahü teâlâyı ne kadar hatırlarsa, namazda da o kadar hatırlar. Kalbinizi Allahtan başkasına vermeyin.
Eskiden bir mürşid, sadece çok sevdiğine değil, günahı çok olana [daha fazla günah işleyip dinden uzaklaşmasın diye] çok iltifat eder, günahı az olana ise, [kendini bir şey sanıp kibirlenmesin diye] hiç iltifat etmezdi. [İstisnalar hariç, bir kimseyi yüzüne karşı övmek, ona kötülük sayılır.] İhlası artanın dine hizmeti artar, dine hizmeti artanın ihlası artar. [İhlas, her şeyi Allah rızası için yapmak demektir.]
İhlas ile ibâdet etmeyen, Belam-ı Baura gibi mürted olarak ölür.
Evliyanın hayatını okuyanın kalbinden dünya sevgisi çıkar, yerine Allah sevgisi dolar ve ihlası artar. Bir müslüman, Ehl-i sünnet kitaplarını alıp, bir rafa hürmetle koysa, o kitapları o evde bulundurduğu için Allahü teâlâ, o kimsenin imanla ölmesini nasib eder.
Her müslümanın yanında bir Ehl-i sünnet kitabı bulunmalıdır!