Hikmetli Sözler

- Kendi aybını gören kimse, başkasının aybını göremez.
- Takvâ elbisesinden soyunan kimseyi hiçbir elbise örtemez.
- Zâlimin kılıcını çeken, kendi elini keser.
- Kardeşi için kuyu kazan, içine kendi düşer.
- Başkasının ayıp perdesini yırtan, kendi aybını açmış olur.
- Kendi hatâsını görmeyen, başkasının aybını büyük görür.
- Nefsinin kötü arzularına uyan helâk olur.
- Aklı ile yetinen, uçurumdan yuvarlanır.
- Kibirli davranan, zelil olur.
- İfrat ve tefrite düşen, zarara uğrar.
- İnsanlara karşı dik duran, kırılır.
- Düşüklerle gezen, hakîr olur. Ulemâ ile oturan, vekar sâhibi olur.
- Kötülerin uğradığı yere giren kimse, ithâma mâruz kalır.
- İslâm ahlâkını hafife alan, pisliğe düşer.
- Başkasının malını ganimet sayan kimse, ele muhtaç olur.
- Netice almak isteyen, sabırlı olur.
- Ayağının bastığı yeri bilmeyen kimse, pişman olur.
- Allahtan korkan, selâmete çıkar.
- Tecrübelerden faydalanmayan, aldanır.
- Hak ehli ile çarpışan, çarpılır.
- Gücünün yetmediği yükü yüklenen kimse, âciz kalır.
- Ecelin geleceğini yakînen bilen kimse, emelini azaltır.
- Cehâlet yoluna sapan kimse, adâlet yolunu bırakır.
- Güzel ahlâk güleryüzlülük, cömertlik ve kimseyi üzmemek demektir.
- Sabır, tökezlemeyen binek, kanâ’at ise bükülmeyen kılıçtır.
- Göz gibi olma sakın, o dünyaları görür de kendisini göremez.

- Sır senin esirindir. Salıverdiğin zaman sen ona esir olursun.

- Konuştuğun sözlere pişman olabilirsin ama konuşmadığın söze hiç pişman olmazsın.

- İki düşman arasında sözü öyle söyle ki, onlar birbiriyle dost oldukları vakit mahcup olmayasın.

- Cömertlik et, iyilikte bulun. Fakat başa kakma, çünkü cömertliğin faydası sana aittir.

- İlim dini beslemek içindir, yoksa dünya nimetlerini yutmak için değil.

- Günah işlemekten sakınmayan âlim, elinde lâmba tutan köre benzer. Başkalarına yol gösterir; fakat kendi görmez!..

- Hükümdarlar, akıllı kişilerin öğütlerine; akıllıların hükümdara sığınma ihtiyaçlarından daha muhtaçtırlar.

- Allahın verdiği rızka râzı olan kimseyi, başkalarının elinde bulunan ni’metler mahzun etmez.

- Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste!..

- Câhil davula benzer, gümbür gümbür öter; fakat içi boştur.

- Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

- Düşmanın belini kıracak darbeyi yapmazsan, vuracağın her darbe onu kuvvetlendirir.

- Ateş düştüğü yeri yakar.

- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

- Rüzgâr eken fırtına biçer.

- Gönüle göre düş olmaz.

- Yarım hekim candan, yarım hoca dinden eder.

- Arı söğüdü, akıllı öğüdü sever.

- Ağaç yaş iken eğilir.

- Ayağını, yorganına göre uzat.

- Peyniri deri,  kadını eri saklar,

- Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenmek olmaz.

- Hayvan yularından, insan sözünden tutulur.

            - Kızını dövmeyen, dizini döver.

- Sanat, altın bileziktir.

- Zararın neresinden dönülürse kârdır.

- Çalışmayıp herkese muhtaç kalanların, dini ve aklı noksan olur.

- İyiliği, sayarak değil, saçarak yapınız.

- İnsan, her söylediğini bilmeli; fakat her bildiğini söylememeli.

- Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmek zorunda kalmaktır.

- Demiri çürüten, kendi pasıdır; insanı Cehennemlik eden de kendi günahlarıdır.

Hikmetli Sözler

Sabır, tökezlemiyen binek, kanaat ise bükülmiyen kılıçtır.

Üzülmek istemiyorsan, kaybedince seni üzecek bir şeyi kazanmaya çalışma.

Her musibetin geçici olduğunu bilen, belâya maruz kalınca kendisini tesellide başarılı olur.

Musibete sabırsızlık göstermek, ondan da büyük musibettir.

Belâya sabredilmezse, musibet iki olur.

Musibete maruz kalıp gözü çıkan, kulağı sağır olan veya başka azası yok olan müminin günahları affolacağı için, ahirette büyük mükâfata kavuşur. Hadis-i şerifte de, (Bir uzvu noksan olanın aklı fazlalaşır) buyuruldu. Elbette akıl noksanlığı, beden noksanlığından daha kötüdür. (Edeb-üd-dünya)

Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:

İnsana gelen elemler, takdir-i ilahi ile gelmektedir. Razı olmak gerekir. İbadetlere devam, elemlere, hastalıklara sabredebilmelidir. Allahü teâlânın kereminden afiyet beklemelidir! Mahluklardan birşey beklememeli, herşeyin Hak teâlâdan geldiğini bilmelidir! Dertlerden, elemlerden kurtulmak için duâ ve istigfar etmelidir! Onun takdiri, iradesi olmadıkça, kimse kimseye zarar veremez. Bununla beraber, sebeplere yapışmak, Peygamberlerin yoludur. Sebeplerin tesirini de Allahü teâlâdan talep etmelidir! (c.1,m.72)

Sabır ve namaz bütün sıkıntıların ilacıdır. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Ey iman edenler, Allahtan sabır ve namazla yardım isteyiniz. Allahü teâlâ elbette sabredenlerle beraberdir.) [Bekara 153]

 Hikmetli sözler: Mansur bin Ammarın sözleri şöyledir:

Kendi aybını gören kimse, başkasının aybını göremez.

Takva elbisesinden soyunan kimseyi hiçbir elbise örtemez.

Allahın verdiği rızka razı olan kimseyi, başkalarının elinde bulunan nimetler mahzun etmez.

Zâlimin kılıcını çeken, kendi elini keser.

Kardeşi için kuyu kazan, içine kendi düşer.

Başkasının ayıp perdesini yırtan, kendi aybını açmış olur.

Kendi hatasını görmiyen, başkasının aybını büyük görür.

Nefsinin kötü arzularına uyan helak olur.

Aklı ile yetinen, uçurumdan yuvarlanır.

Kibirli davranan, zelil olur.

İfrat ve tefrite düşen, zarara uğrar.

İnsanlara karşı dik duran, kırılır.

Düşüklerle gezen, hakir olur.

Ulema ile oturan, vekar sahibi olur.

Kötülerin uğradığı yere giren kimse, ithama maruz kalır.

İslâm ahlâkını hafife alan, pisliğe düşer.

Başkasının malını ganimet sayan kimse, ele muhtaç olur.

Netice almak istiyen, sabırlı olur.

Ayağının bastığı yeri bilmiyen kimse, pişman olur.

Allahtan korkan, selamete çıkar.

Tecrübelerden faydalanmıyan, aldanır.

Hak ehli ile çarpışan, çarpılır.

Gücünün yetmediği yükü yüklenen kimse, aciz kalır.

Ecelin geleceğini yakinen bilen kimse, emelini azaltır.

Cehalet yoluna sapan kimse, adalet yolunu bırakır.

Güzel ahlâk güleryüzlülük, cömertlik ve kimseyi üzmemek demektir.

Sabır, tökezlemiyen binek, kanaat ise bükülmiyen kılıçtır.

Öğüt etkisiz ise, ya dinliyenin kalbi karadır veya nasihatçi söylediğini yaşamıyordur.

Hikmetli sözler

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

İnsan öleceği zamanı bilseydi, aklı başından giderdi. İyi ki ölüm vakti gizlendi. Eğer gaflet olmasaydı, hiç kimse bir işine bakmazdı. Gaflet ve uzun emel, kötü olduğu kadar aynı zamanda iki büyük nimettir. Eğer bu ikisi olmasaydı, müslüman sokakta yürüyemez hale gelirdi.

İnsan genelde ahmak olarak yaratılmıştır. Eğer her şeyi inceden inceye düşünebilseydi, hiç kimse geçimi için çalışmazdı. Dünya, mamurluğunu, ahmakların gafletine borçludur.

Ne gariptir ki, ölüm senin peşinde, sen ise dünyalık peşindesin.

Zahitlik, kaba kumaş giymek değil, uzun emeli bırakmaktır.

Gömleği kirli bir zata, (niçin yıkamıyorsun) dediklerinde, (Daha önemli işim var) demiş.

Ölüm boyna asılı, dünya ise sırtınıza yüklenmiştir. İnsan, kılıç, boynuna vurulacak gibi ölüme hazır olmalıdır.

Hergün ölüme yaklaşmaktasın. Ecelin geldi denilmeden ölüme öyle hazırlıklı ol ki, Azrail aleyhisselam gelince, (Az izin ver de, bende hakkı olanlarla helallaşıyım, oğluma telefon edeyim, şu işimi şöyle yapsın, kiminde borcum var, kiminde alacağım var. Bu işlerimi bir halledeyim) demek ihtiyacını hissetmemek gerekir. Vasiyeti her zaman hazır bulundurmalıdır.

Hikmetli sözler

Sabır, tökezlemiyen binek, kanaat ise bükülmiyen kılıçtır.

Üzülmek istemiyorsan, kaybedince seni üzecek bir şeyi kazanmaya çalışma.

Her musibetin geçici olduğunu bilen, belâya maruz kalınca kendisini tesellide başarılı olur.

Musibete sabırsızlık göstermek, ondan da büyük musibettir.

Belâya sabredilmezse, musibet iki olur.

Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki: İnsana gelen elemler, belalar takdir-i ilahi ile gelmektedir. Razı olmak gerekir. İbadetlere devam, belalara sabretmelidir. Allahü teâlânın kereminden afiyet beklemelidir! İnsanlardan birşey beklememeli, herşeyin Hak teâlâdan geldiğini bilmelidir! Dertlerden, belalardan kurtulmak için duâ ve istigfar etmelidir! Onun takdiri, iradesi olmadıkça, kimse kimseye zarar veremez. Bununla beraber, sebeplere yapışmak, Peygamberlerin yoludur. Sebeplerin tesirini de Allahü teâlâdan talep etmelidir!