İki namazı birleştirmek 07/09/1999

Günümüzde yolculuklar daha çok oluyor. İki namazı birleştirerek bir vakitte kılmak gerekebiliyor. Doktorun, ameliyat yüzünden namazını vaktinde kılamama ihtimali vardır. Ebe doğum yaptırırken namaz vakti çıkabilir. Yahut boğulmakta olan bir insanı kurtarmak için namaz vakti çıkabilir. İmtihana giren talebe namaz vaktini kaçırabilir. Bunun gibi ihtiyaç ve zaruret hallerinde iki namazı birleştirip bir vakitte kılmak bazı mezheplerde caizdir.
İkindiyi öğle vaktinde öğle namazı ile birlikte kılmaya takdim ile kılmak denir. Öğleyi ikindi vaktinde ikindi ile birlikte cem ederek kılmaya da tehir ile kılmak denir. Yatsıyı akşam vaktinde, akşam namazı ile birlikte kılmaya takdim ederek kılmak denir. Akşamı yatsı vaktinde, yatsı ile birlikte kılmaya da tehir ederek kılmak denir. Sabah namazı hiç bir mezhebde hiçbir namazla birleştirilemez.
Her Müslüman, kendi mezhebinin hükmüne göre amel eder. Ancak kendi mezhebinde yapılması güç olan işlerde, başka bir mezhebi, zaruret geçinceye kadar taklid eder. İhtiyaç olmadan, başka mezhep taklid ederek iki namazı cem etmek câiz değildir.

Farklılık rahmettir
Allahü teâlâ, âlimlere uymamızı emrediyor. Mezheblerin farklı oluşlarının ilahi rahmet olduğunu Peygamber efendimiz bildirmektedir. Bir müslüman, kendi mezhebinde yapılması güç olan bir işi, başka bir mezhebi taklid ederek yapar. Başka mezhebi taklid ederken, mümkün olduğu kadar o mezhebin farzlarına ve müfsidlerine riayet eder. Mesela Hanbelide gusülde ağzın içini yıkamak farzdır. Fakat dolgusu olan hanefi, zaruret olunca, ağzında dolgusu olduğu halde hanbeliyi taklid edebilir.
Hanefi mezhebinde hacılar, Arafat’ta, öğle ile ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek, Müzdelife’de ise akşam ile yatsıyı yatsı vaktinde tehir ederek kılar. Başka yerde başka zamanlarda iki namazı cem edemezler. Ancak ihtiyaç ve zaruret olunca diğer mezheplerden birini taklid ederek kılar.
Maliki mezhebinde, mübah olan kara yolculuğunda, hastalıkta, karanlıkla beraber yağmur ve çamur olunca öğle ile ikindi, akşam ile yatsı birleştirerek kılınır. Arafat’ta öğle ve ikindi, Müzdelife’de ise akşam ile yatsı birleştirerek kılınır. Deniz yolculuğunda iki namazı birleştirmek caiz olmaz.
Malikide iki namazı birleştirirken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi, niyet etmek, iki farzı ard arda kılmak gerekir. İki farz arasında abdest almanın ve kamet getirmenin zararı olmaz. Sünnet kılınırsa mekruh olur. Fakat farzlar yine sahih olur.

Şafii ve Hanbelide
Şafiî mezhebinde, mübah olan seferde iken, yukarıda bildirilen namazları, birleştirip, takdim veya tehir ederek kılmak caizdir. Yağmur yağarken de sadece takdim ederek birleştirmek caizdir. Arafat ve Müzdelife’de ise diğer mezheblerdeki gibi cem edilir. Bir kavilde de, hastalık halinde de, takdim veya tehir ederek cem etmek caizdir.
Şafiide iki namazı birleştirirken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi, niyet etmek, ikisini ard arda kılmak gerekir. İki farz arasında sünnet kılarsa cem caiz olmaz. İki farz arasında abdest almanın ve kamet getirmenin zararı olmaz.
Hanbeli mezhebinde, Arafat ve Müzdelifede diğer mezheplerde olduğu gibi cem edilir. Ayrıca seferde, hastalıkta, kadının emzikli veya özürlü olmasında, idrar ve yel kaçırmak gibi abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, âmâ olan ve yer altında çalışan insan gibi, namaz vaktini anlamakta âciz kalanın, canından, malından ve namusundan korkanın, maişetine zarar gelecek olanın iki namazı cem edip kılmaları caizdir.
Hanbelide iki namazı birleştirirken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi, niyet etmek, ikisini ard arda kılmak gerekir. Abdest almak ve ikamet okumak zarar vermez. Sünnet veya nafile kılarsa cem sahih olmaz.