Sevap olan bir şeye hata denmez 03072003
Ehli sünnet
âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis olmaz demek, bir âlimi, hata yapmaz,
masum, beşer üstü gibi görmek ve göstermek değil midir?
CEVAP:
Asla değildir. Peygamber de beşerdir. Beşer üstü göstermek hâşâ âlimleri melek
veya ilâh olarak bildirmek demektir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Hatasız kul olmaz. Yalnız Yahya peygamber hata etmemiştir.) [İ. Asâkir]
Âlim ictihadında yanılabilir mi? Elbette yanılabilir. Resulullah efendimiz
bile ictihadında yanılmıştır. Bedir’de alınan esirlere yapılacak muamele
hakkında, Sahabe-i kiramın reyleri [ictihadları] farklı olmuştu. Ömer-ül Faruk
ve Sad bin Muaz esirleri öldürelim dedi. Diğer sahabiler ise, para karşılığı
bırakalım demişlerdi. Server-i âlem de, serbest bırakalım reyini kabul buyurup
salıverdiler. Sonra, şu âyet gelerek birinci reyin doğru olduğu bildirildi:
(Savaşta alınan esirleri mal karşılığı olarak salıvermek, hiçbir Peygambere
yakışmaz. Yer yüzünde onların çoğunu öldürmek, zayıflamalarına sebep olur. Siz
dünya malını istiyorsunuz. Allahü teâlâ ise, sevap kazanmanızı, Cennete ve
nimetlere kavuşmanızı istiyor. Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm
olmasaydı, aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.) [Enfal
67, 68]
Bu âyetlerden sonra Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Eğer azap geri çevrilmeseydi, Ömer bin Hattab ile Sad bin Muaz’dan başka
kimse kurtulmazdı.) [Beydavi, Meâlim-üt-tenzil]
Eshab-ı kiramın ictihadı Peygamberimizden farklı olabilirdi. Fakat bu ahkâm,
Peygamberimiz zamanında hatalı ve şüpheli olamazdı. Çünkü, vahy gelerek, yanlış
olan ictihadlar, Allahü teâlâ tarafından hemen düzeltilir, hak ile bâtıl
birbirinden hemen ayrılırdı. Ama âlimlerin hatalı ictihadlarının düzeltilmesine
ihtiyaç yoktur. Çünkü farklı ictihad yanlış da olsa rahmettir. Mesela hadis-i
şerifte, denizde yaşayan her hayvanın eti yenir. Ama İmam-ı a’zam hazretleri
ise, sadece balık ve balık şeklinde olanlar yenir diye ictihad etmiştir. Burada
ya üç imamınki doğrudur veya İmam-ı a’zamınki doğrudur. Bunu da ancak Allahü
teâlâ bilir. Fakat müctehid olan başka âlimler, farklı bir ictihadda
bulunabilirler. Ama İmam-ı a’zamın ictihadı yanlış demezler. Çünkü ictihad
ictihadla nakzedilemez. Sonra ictihadda yanılmak suç değildir. Hadis-i şerifte
buyuruldu ki:
(Âlim, ictihadında hata ederse bir, isabet ederse iki sevap alır.) [Buhari]
Sevap olan bir şey için hata tabirini kullanmak caiz değildir. Böyle farklı
ictihadlar da Allahü teâlânın bir rahmetidir. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Âlimlerin farklı ictihadları rahmettir.) [Beyheki]
Rahmet ve sevap olan bir ictihad için, nasıl olur da İmam-ı a’zamın veya
İmam-ı Gazali’nin hatası var diyebiliriz? İşte bunun için (Ehli sünnet
âlimlerinin kitaplarında hata yoktur, uydurma hadis olmaz) deniyor. Böyle
söylemenin hâşâ onları peygamber ve ilâh derecesine yükseltmekle ne alâkası var?
İctihadları hatalı, kitaplarında uydurma hadis var zannı ile Resulullahın
vârislerine dil uzatmak caiz olmaz.
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Önce itikadı düzeltmek yani, doğru
yolun âlimlerinin, Kur’an-ı kerim ve hadisi şeriflerden anladıklarına uygun
olarak itikat etmek lazımdır. Çünkü, Kitap ve sünnetten bizim ve sizin
anladıklarımızın hiç kıymeti yoktur. Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıklarına
uymak lazımdır. Bizim anladıklarımız, Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıklarına
uymuyor ise, hiç kıymeti olmaz. (1/157)