İmanı kurtarmanın çaresi 13082003
(Dinin onda
birini yapan kurtulur) anlamında bir hadis varmış. Yani on farzdan birini yapan
ve on haramdan birinden kaçan kurtulacak mıdır?
CEVAP:
O hadis-i şerifin meali şöyledir: (Ey eshabım, siz öyle bir zamandasınız ki,
dinin emir ve yasaklarının onda birine uymazsanız helak olur, Cehenneme
gidersiniz. Öyle bir zaman gelecek ki, emir ve yasakların onda birine uyabilen,
Cehennemden kurtulur.) [Tirmizi, Taberani]
Bir başka hadis-i şerif meali de şöyledir: (Siz öyle bir zamandasınız ki,
âlimleri çok, hatipleri azdır. Bugün bildiğinin onda birini terk eden helak
olur. Bir zaman gelecek ki, bilenler az konuşanlar çok olacaktır. O zamanda,
dinin emir ve yasaklarının onda birine uyan kurtulacaktır.) [İ. Ahmed]
İmam-ı Türpüşti diyor ki: Bu hadis-i şerif, emir olunanların hepsi için
değildir. Çünkü dinin aslında bildirildiği gibi öyle emirler vardır ki,
müminlerden hiçbir fert onu terk edemez. Onu ihmal etmek için özür makbul olmaz.
O farzlar muaf olamaz. Bu hadis-i şerif emr-i maruf ve nehy-i münker içindir.
Yani, siz öyle bir zamandasınız ki, emr-i maruf ve nehy-i münkerden birini terk
etseniz helak olursunuz. Çünkü din kuvvetlenmiş, hak meydana çıkmıştır. Dinin
yardımcıları çoktur. Hiçbiriniz mazur olmaz. Gevşeklik özür olmaz. Fakat, fitne
fesat zamanında, hak gizli olur. O zaman böyle değildir.
Müslümanların kimsesiz kaldığı bir zamanda. İslamiyet için, azıcık yardım etmek,
binlerce altın vermiş gibi sevap olur. Hele dinsizlerin, Müslümanlarla alay
edenlerin çoğaldığı, Müslüman evlatlarını dinden çıkaran propagandaların
yayıldığı zamanda yapılan az bir ibadete, kat kat çok sevap verilir.
Büyük bir âlimin açıklaması da şöyledir: Bu hadis-i şeriften maksat, imanı
kurtarabilmektir. İmanı kurtarabilmek yani imanla ölmek için de iki şey
lazımdır: 1- Doğru imana yani Ehl-i sünnet itikadına sahip olmak. 2- Salih
amellere sarılmak. İman, muma benzer, ibadetler mum etrafındaki fener gibidir.
Mum ile birlikte fener de, İslamiyet’tir. Olmazsa fener, mum çabuk söner.
İmansız İslam olmaz, İslam olmayınca, iman da yoktur. Bunun için Kur’an-ı
kerimde, (İman edip salih amel işleyenler) ifadesi geçmektedir. Demek ki
imanı muhafaza edebilmek için, salih ibadetlere sarılmak şarttır. Salih
ibadetlere sarılabilmek için de fıkhı iyi bilmek şarttır. Çünkü bilmeden yapılan
ibadet boşa gider. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her şeyin dayandığı bir direk vardır. Dinin temel direği, fıkıh bilgisidir.)
[Beyheki]
(Allah, iyilik etmek istediği kulunu fakih yapar.) [Buhari]
(Allah indinde en üstün kimse fakihtir.) [M. Zühdiyye] (Fakih=fıkhı bilen)
(İbadetlerin en kıymetlisi fıkhı öğrenmek ve öğretmektir.) [İbni Abdilberr]
(Her şeyin dayandığı direk vardır. Dinin temel direği, fıkıh ilmidir.) [Beyheki]
(Âlimlerin en hayırlısı fıkıh âlimleridir.) [İ. Maverdi]
(Fıkhı bilmeden ibadet etmek, gece karanlıkta bina yapıp, gündüz yıkmak
gibidir.) [Deylemi]
(Az fıkıh bilmek çok ibadetten iyidir. İhlasla ibadet edene fıkhı öğrenmek nasip
olur.) [Taberani]
Fıkıh bilmeden Allah’ın varlığını ispata çalışmakla iman kurtarılmaz. Küfre
düşürücü söz ve hareketleri bilmeyen her zaman küfre düşer. Mesela Allah düşünür
demek veya İslamiyet bir düşünce sistemidir demek, ilahi şuur demek küfürdür.
Allahü teâlâ, (İman edip salih amel işleyenler hariç herkes zarardadır)
buyurdu. (Asr suresi)