Baba kelimesinin anlamları 03082003
Hıristiyanlar niçin Allah’a baba diyorlar. Bir de Peygamber efendimizin
dedelerinden olan Hz. İbrahim’in babasına kâfir denir mi?
CEVAP:
Kur’an-ı kerimde, Hz. Yakub’a, (Baban İbrahim, İsmail ve İshak) buyuruluyor.
(Bekara 133) Bilindiği gibi, Hz.Yakub, Hz. İshak’ın oğludur. Hz. İsmail
amcası, Hz. İbrahim ise dedesidir. Demek burada, amcaya da, dedeye de baba
denmiştir. Hz. İbrahim’in babası Taruh olduğu halde, amcası ve üvey babası Azer
için Kur’an-ı kerimde (İbrahim’in babası) ifadesi geçmektedir. (Enam 74)
Hz. Âdem’e baba dendiği gibi, Hz. Nuh’a da ikinci baba denmektedir. Hadis-i
şerifte, (Âdem ile Nuh arasında on baba vardır) buyuruldu. (Taberani)
Resulullah, amcası Ebu Talib’e baba ve bunun hanımı Fatıma binti Esed’e anne
demiştir. Bu hadis-i şeriflerle sabittir. Türkistan’da, hürmet edilen kimselere
de baba denildiği, Reşehat kitabında yazılıdır. Çeşitli milletlerde, amcaya,
üvey babaya, kayınpedere ve yardımsever zatlara baba demek âdettir. İnsanlara
iyilik eden, onları himayesine alanlara mecaz olarak, baba adam veya fakir
babası denir. Yaşlı kimselere de hürmeten baba denir. Eskiden tekke büyüğüne de
baba denirdi. Bektaşi babası gibi. Bugün çete başlarına mafya babası
denmektedir. Yaşlı kadınlara da, Ayşe ana, Fatma ana veya Hacı anne dendiği
meşhurdur. Böyle söylemekle, yani baba demekle, o kimse bizim babamız olmadığı
gibi anne dediğimiz kadın da annemiz olmaz. Bunlar hürmet için söylenir. Yine
yaşlı kimselere, bir akrabalığımız olmadığı halde, Amca, dede, yaşlı kadınlara
da, Teyze, nine deriz. Bunlar, gerçek anlamda değil, bir saygı ifadesidir.
Kayınvalideye ve kayınpedere, Ana-baba demek ise pek normaldir. Ceddimiz,
kayınvalideye ve kayınpedere, Hanım anne, Bey baba da demişlerdir. Hakiki ana
baba ile karışmamaları için böyle söylemek daha iyidir. Bazı yerlerde
kayınvalideye Cici anne de diyorlar. Bunlar mubah âdetlerdir. Günah olmayan
âdetlere uymakta mahzur yoktur. Hatta mubah olan âdete uymamak şöhrete, kalb
kırmaya sebep olursa böyle âdetlere uymak gerekir. (Hadika)
Bugün bazı Hıristiyanlar, (Hepimiz Allah’ın çocuğuyuz. Allah hepimizin
babasıdır. İncillerdeki Baba ve oğul kelimelerini böyle anlamak gerekir)
diyorlar. Hıristiyanların çoğu ise, İncillerdeki baba kelimesini yanlış
anladıkları için, hâşâ Allahü teâlâya İsa’nın babası demişlerdir. İncillerde
baba, mübarek bir varlık ve oğul da sevgili bir kul demektir. Yani maksat, üç
tanrı değildir. Baba ve oğul kelimelerinin kullanıldığı yerlerden çıkan mana
şöyledir: (Her şeyin hakimi ve maliki Allahü teâlâ, Hz. İsa gibi sevgili bir
kulunu insanlara peygamber olarak göndermiştir.)
İncillerin eski İbranice nüshalarından yanlış tercüme edildiğini söyleyenler
haklıdır. Zira İbranice’de Baba kelimesi, (Hürmete layık büyük bir şahsiyet)
manasına da gelmektedir. Bunun için Kur’an-ı kerimde, Hz. İbrahim’in amcası olan
Azer’e, (Azer denilen babası) denilmektedir. Oğul kelimesi de İbranice’de,
kendisine son derece bir sevgi ile bağlı bulunduğu bir şahsı tasvir etmek için
kullanılır. Matta İncilinin 5. babı, 9. âyetinde, (Ne mutlu barışçılara! Onlara
Allah’ın oğlu denecektir) deniliyor. Burada Oğul kelimesi, (Allah’ın sevgili
kulu) demektir. O halde, hakiki İncilde Baba, mübarek bir mevcut ve oğul da
sevgili bir kuldur.