Resulullahın çok evlenmesi 19052003
Resulullah
efendimiz, önce 25 yaşında iken, 40 yaşında dul bir kadın olan Hz. Hadice ile
evlendi. 25 yıl onunla yaşadı. 55 yaşında iken, Hz. Hadice’nin vefatından uzun
bir müddet sonra, Allahü teâlânın emri ile Hz. Aişe’yi nikahladı. Diğerlerini
dini sebeplerle veya ihsan ederek nikah etti. Bunların hepsi dul ve çoğu da
yaşlı idi. Bir örnek: Eshab-ı kiramın bir kısmı Habeşistan’a hicret etmişti.
Habeş padişahı Necaşi, İsevi idi. Müslümanlara sorular sorup, aldığı cevaplara
hayran kalarak imana geldi. Ubeydullah bin Cahş, papazlara aldanıp, Hıristiyan
olmuştu. Karısı Ümm-i Habibe’yi de dinden çıkarıp zengin olmaya zorladıysa da,
o, fakirlik ve ölüme razı olacağını, ama dinden çıkmayacağını söyleyince,
sefalet içinde sürünmesi için bunu boşadı. Hz. Ümm-i Habibe, Mekke müşriklerinin
baş kumandanı Ebu Süfyan’ın kızı idi. Resulullah, o zamanlarda, onlarla, çok
çetin savaşlar yapıyordu. Resulullah, Hz. Ümm-i Habibe’nin dininin kuvvetini ve
başına gelenleri işitince, Necaşi’ye mektup yazıp, (Ümm-i Habibe ile nikahımı
yapıp buraya gönder) buyurdu. Necaşi daha önce Müslüman olduğu için mektuba çok
hürmet edip, oradaki müslümanları sarayına davet ederek, ziyafet verdi. Nikah
yapılıp, hediye ve ihsanlarda bulundu. Bu suretle, Hz. Ümm-i Habibe, imanının
mükâfatına kavuştu. Onun sayesinde, oradaki müslümanlar da rahat etti. Bu nikah,
Ebu Süfyan’ın ileride müslüman olmasını hazırlayan sebeplerden birisi oldu.
Hz. Ömer, dul kalan kızı Hz. Hafsa’yı alması için Hz. Ebu Bekir ve Hz. Osman’a
teklif etti ise de olumlu cevap alamadı. Durumu öğrenen Resulullah, çok sevdiği
üç arkadaşının üzüntülerini giderip onları sevindirmek için, (Ya Ömer, kızını,
bu ikisinden daha iyisi ile evlendireyim) buyurdu Hz. Ömer şaşırdı. Zira
onlardan daha iyisinin olmadığını biliyordu. (Ya Ömer, kızını bana ver) buyurdu.
Beni Mustalak kabilesinden alınan yüzlerce esir arasında, Cüveyriyye, kabilenin
reisi Haris’in kızı idi. Bunu satın alıp azat ederek, kendilerine nikah edince,
Eshab-ı kiramın hepsi, (Resulullahın ailesinin, annemizin akrabasını hizmetçi
olarak kullanmaktan hayâ ederiz) dedi. Hepsi, esirlerini azat etti. Bu nikah,
yüzlerce esirin azat olmasına sebep oldu.
İnsafı olana da, bu üç misal, elbette yetişir. İkinci bir husus, her bakımdan,
insanların en üstünü olduğu hâlde, sadece birkaç yıl dokuz ailesi ile yaşamıştı.
O zamanlar, zaten hep savaşlarla uğraşıyor, evinde az kalıyordu. Genç kızlarla
evlenme imkanı olduğu hâlde evlenmemişti. Savaşlarda, Ona canlarını feda eden o
aslanlar, kızlarını Ona vermezler mi idi? Ama o, istemedi.
Resulullah, halasının kızı Zeyneb’i, evlatlığı Zeyd ile evlendirdi. Epey sonra,
Hz. Zeyd, boşayacağını söyledi. (Boşama) buyurdu ise de, Allahü teâlâ, Resulünün
buna mani olmamasını istedi. Hz. Zeyd boşayınca, Allahü teâlâ, Resulüne onu
nikah eyledi. (Mevahib)
Çok evlenmesinin önemli bir sebebi de, dini bildirmek içindi. Hicab âyeti gelip,
kadınların yabancı erkeklerle oturmaları, konuşmaları yasak edilince, yabancı
kadınları kabul etmedi. Hz. Aişe’den sormalarını emretti. Soranların
çokluğundan, Hz. Aişe, hepsine cevap vermeye zaman bulamıyordu. Bu hizmeti
kolaylaştırmak ve Hz. Aişe’nin yükünü hafifletmek için, gerektiği kadar hanımı
nikah etti. Kadınlara ait yüzlerle ince bilgileri, kadınlara, mübarek hanımları
yolu ile bildirdi. Hanımı bir tek olsaydı, bütün kadınların ondan sorması güç ve
hatta imkansız olurdu.