Paris’te yaşayıp USA’da ölen Hintli 16022003
Bu Hintli,
Fransızlarca profesörlükle taltif edilen Hamidullah’tır. (Kel ölür sırma saçlı,
kör ölür, badem gözlü olur) atasözüne uygun olarak, Resulullah efendimize
çeşitli şekilde saldıran ve ilim ehli tarafından küfrü açıklanan Hamidullahı
öyle övdüler, öyle şişirdiler ki, muhakkak Arş titremiştir! Çünkü, bir fâsık
bile övülünce Arş titrer. “Hindistan’ın yetiştirdiği ünlü büyük islam âlimi,
özgün fikirlerin sahibi üstad, islamın temel kaynaklarına inerek anlatan bilgin,
eşsiz eserler bırakan bilim adamı...” gibi yaldızlı sözlerle mösyöyü
övmüşlerdir. Bir mezhepsiz de dedi ki: Efgani, Abduh, Mevdudi gibi Hamidullah’ı
da kara listeye alıp haksız bir düşmanlık besleyen sofî çevreler, eminim ki,
Hamidullah’ın hiçbir eserini okumamışlar ve Hamidullah’ın talebesi olma
makamındaki Necip Fazıl’a, Hamidullah için “Baidullah” bile dedirtmişlerdi.
CEVAP: Bu bir cümledeki azim hatalar için mübalağasız bir kitap yazılır. Mason
Efgani ve mason Abduh’un küfrünü bilmeyen ilim adamı yoktur. Keza Mevdudi’nin de
mezhepsiz olduğu herkesçe malumdur. Bu üç reformistin rezaletleri hakkında
yazılan kitaplar çoktur. İkincisi ise, bu mezhepsiz yazar, tasavvuf düşmanıdır.
Çünkü sofi çevreler tabirini kullanarak, onları kötülüyor. Hamidullah’ın
kitaplarını okumadıkları iftirasını yapıyor. Kitaplarını okuyan insaf ehli
herkes bilir ki, bid’at ve dalaletleri çoktur. Diğer bir husus ise, üstad Necip
Fazıl’ı kötülemesidir. Necip Fazıl’a Baidullah dedirttiler diyor. Yani sofi
çevreler, para ile Necip Fazıl’ı satın alıp, kendisi onun talebesi bile
olamazken, ona baidullah dedirtmişler diyor. Baidullah, Allahtan uzak demektir.
Hamidullah’ın çirkin yazıları, kendisinin baidullah olduğunu ispat etmektedir.
“Mirac anlayışım ruhen ve manen bir seyahattir” diyen Hamidullah, Erzurum’da
Mirac ile ilgili verdiği seminerde şimdi Prof. olan, Dr. Zeki Çıkman ile
tartışmasında, akli ve nakli delilleri karşısında, miracı inkâr eden görüşü için
“Bu benim şahsi düşüncemdir” demek zorunda kalmıştır. Davudoğlu hoca, Zeki
Çıkman’ın (Mirac ve Hamidullah) isimli kitabına yazdığı takrizde diyor ki: (Hamidullah
paslı silsilenin (din tahripçilerinin) son halkasından biridir. Onun Resulullah
hakkında yazdığı kitaplarında Kur’anın Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla
indirildiğine, yani vahiy mahsulü olduğuna dair bir işaret bulunmaz. Mısır’da
çok reformcu gördüğüm için Hamidullah’a şaşmam, ama onu bir din yetkilisi gibi
kabul edip fesat tohumu ekmesine ses çıkarmayanlara şaşarım.)
Üstad Necip Fazıl da, dalalet kumkuması dediği Hamidullah için şöyle söylüyor:
Müsteşrik Dr. Duzi ağzıyla konuşan, İslamın, orta seviyeli bir din olduğu
hissini sinsice veren, (s.14), Çocukluğunda puta bir koyun kurban ettiğini
söyleyen, (s.47), Vahy anındaki esrarlı tecellileri şüpheli gösteren, (s.66),
Buda’yı Peygamber sayan, (s.69), Şakk-ül kamer vesilesiyle mucizeyi bıyık
altından alaya alan, (s.82), Miracı ruhi kabul eden ve bedenle gittiğini inkâr
eden, Miracı Allaha mekan tayin etmiş olmak gibi gösteren, (s.92), İslamdan önce
Kudüs’te mescit yoktu diyerek, Kur’anı yalanlamaya kadar giden, (s.93) Dinden,
imandan ve her idrak fakültesinden yoksun bir bedbahttır. Din simsarları bu
kitapları basa dursun. (Türkiye’nin manzarası) [Devamı var]