Hiçbir âlim, musikiye mubah dememiştir 21052003
Dün musikinin,
çalgıların haram olduğunu âyet ve hadislerle bildirmiştik. Bugün de âlimlerden
örnekler veriyoruz:
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: İmam-ı Zıyaeddin-i Şami, Mültekıt
kitabında, (Hiçbir âlim, teganniye mubah dememiştir) buyurdu. (1/266)
Kur’an-ı kerimi musiki perdelerine uydurarak okumak haramdır. (Bezzâziyye)
Çalgı çalmanın haram olduğu, icma ile bildirildi. (Makamat-ı Mazheriyye)
Çalgı çalarak veya oyun arasında Kur’an okuyan kâfir olur. (Tergib-üs-salât)
Şimdiki tarikatçıların yaptıkları gibi, dönmek, dümbelek, ney, saz çalmak
haramdır. (Tahtavi şerhi)
Teganni ile okuyan bir imamın arkasında kılınan namazın iadesi gerekir. (Halebi)
Teganni haramdır. (Tıbb-ün-nebevi)
Burhaneddin-i Mergınâni buyurdu ki: Kur’an-ı kerimi teganni ile okuyan hafıza,
ne güzel okudun diyen kimsenin imanı gider. Tecdid-i iman gerekir. Kuhistâni de,
böyle yazmaktadır. (Dürr-ül-müntekâ)
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: Eğlence veya para kazanmak için başkalarına
şarkı söylemek, sözbirliği ile haramdır. Çalgı ile raks etmek büyük günahtır.
Sıkıntısını gidermek için kendi kendine şarkı söylemek günah değildir. Çalgı
olarak, yalnız kadınların düğünlerde def çalması câizdir. (R. Muhtar)
Fısk ve içki içilen yerlerde çalgı çalmak ve bunu dinlemek haramdır. Resulullah
çobanın kavalını işitince, parmakları ile mübarek kulaklarını kapadı ise de,
yanında bulunan Abdullah bin Ömer’e kulaklarını kapamasını emretmedi. Bu da,
geçerken duymanın haram olmadığını göstermektedir. Çalgıyı, içki, oyun ve kadın
bulunan yerlerde keyif için çalmak haramdır. Düğünlerde def çalmak hadis-i
şerifte emredildi. Bayramda, savaşta, hac yolunda ve askerlikte davul ve benzeri
âletleri çalmak caizdir. Sahurda, düğünlerde davul çalmak da caizdir.
[Okullarda, milli ve siyasi toplantılarda bando, mızıka, mehter marşı çalmak
câizdir.] (Hadika)
Def, tanbur ve her çeşit çalgıyı evinde, dükkanında bulundurmak, kendisi
kullanmasa bile, satmak, hediye etmek, ariyet veya kiraya vermek günahtır. (Berika)
Tasavvuf müziği diye bir şey yoktur. Müzik, nefsin gıdası, ruhun zehiridir,
kalbi karartır. (Dürr-ül mearif)
İlahileri çalgı ile, ney çalarak okumak bid’attir. Harama helal diyen ve haramı
ibadete karıştıran kâfir olur.
Resulullah efendimizin geldiği bir evde, küçük zenci kızları [cariyeler] def
çalıp şarkı söylüyorlardı. Şarkıyı bırakıp, Resulullahı övmeye başladılar.
Resulullah efendimiz, (Onu bırakın, oyun arasında beni övmeyin. Beni övmek [mevlid,
ilahi] ibadettir. Eğlence, oyun arasında ibadet caiz değildir) buyurdu. (K.
Saadet)
Her çeşit çalgı dinlemek haramdır. (Fetava-i Bezzaziyye, Hadika, Ahlâk-ı alaiyye)
Müzik bütün dinlerde büyük günahtır. (Dürr-ül-münteka)
İncil’in yasakladığı müziği, sonradan papazlar Hıristiyanlığa soktu. (Mevahib-i
ledünniye şerhi Zerkani)
Müzik kelimesi, yunanlıların büyük putları olan Zeüs’ün kızları sayılan Mousa (Müz)
denilen 9 heykelin adından hasıl olmaktadır. Bozuk dinler, kalbleri ve ruhları
besleyemediği için, müziğin, her çeşit çalgı sesinin nefslere hoş gelmesi,
nefsleri beslemesi ruhani tesir sanıldı. Bugünkü batı müziği, kilise müziğinden
doğdu. Şimdi yeryüzünü kaplayan bozuk dinlerin hemen hepsinde, müzik, ibadet
halini almıştır. Müzik ile, her çeşit çalgı ile nefsler keyiflenmekte, şehvani,
hayvani arzular kuvvetlenmektedir. Ruhun gıdası olan, kalbleri temizleyen ve
nefsleri ezip, haramlara olan arzularını yok eden, ilahi ibadetler
unutulmaktadır. Müzik, her çeşit çalgı, insanları, alkolikler ve morfinmanlar
gibi gaflet içinde, uyuşuk yaşatmaktadır. Böylece, nefsleri azdırarak, sonsuz
saadetten mahrum kalmasına sebep olmaktadır. İslam dini, insanları bu felaketten
korumuştur. (S. Ebediyye)
[Yarın bir Rus yazarının müzik hakkındaki ilginç tespitleri]