Her ihtiyaç zaruret değildir 18052003
Mecelle’de
diyor ki: Zaruretler, memnu olanı mubah kılar. Yani yasak olan şeylerin, zaruret
devam ettiği müddetçe yasaklığı kalkar. (Madde 21)
Bazı kimseler, Mecelle’nin bu maddesini gerekçe gösterip, (Her ihtiyaç
zarurettir. Zaruret karşısında da haramlar mubah olur) diyerek haramları mubah
gibi işliyorlar. Zaruret nedir, ne değildir?
Zaruret: Kendinin veya nafakasını vermesi gerekenlerin, aç, susuz, çıplak veya
sokakta kalarak hasta olması demektir. (Eşbah)
Zaruret, zor ile, başka şey yapmaya imkan olmadığı hallerde olur. (Kamus
tercümesi)
Görüldüğü gibi, insanı bir şey yapmaya zorlayan, insanın elinde olmayan semavi
sebebe zaruret denir. Kısacası, dinimizin emrettiği veya yasakladığı bir işte,
başka bir şey yapamama mecburiyeti zarurettir. Zarureti birkaç misal ile
açıklayalım:
Bir günlük yiyeceği olanın dilenmesi haramdır. Çalışmaktan aciz olup açlıktan
ölecek kimse, ödünç arar. Ödünç veren olmazsa dilenir. Dilendiği halde, kimse
bir şey vermezse, leş yiyebilir.
24 saat yemek yemeyen kimse açtır. Bu açlığı ihtiyaçtır. Çünkü ölecek bir durum
yoktur. Böyle bir kimsenin leş yemesi haram olur. Burada görüldüğü gibi,
zaruret, bütün kapıların kapanması halinde yapılacak son çaredir.
Kullanılmadığı zaman helake sebep olan yasak şeyi kullanmak zaruret olur.
Kullanılmaması sıkıntıya, meşakkate sebep olursa, ihtiyaç denir. Mesela günlerce
aç kalıp yiyecek bir şey bulamayanın ölmeyecek kadar leş yemesi zarurettir.
(Uyun-ül-Besair s.119)
Ölmeyecek kadar yemek zaruret; fakat doyuncaya kadar yemek zaruret değildir.
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:
(İhtiyaç başka, zaruret başkadır. Zaruret halinde caiz olan şey, ihtiyaç olunca
caiz olmaz. (İhtiyacı olana faiz haram olmaz) demek, Kur’an-ı kerimin emrini
değiştirmek olur. Maide suresinin 3. âyet-i kerimesinde (femenidturra fi
mahmasatin) buyuruluyor.
[Mahmasa, açlıktan ölme halidir. Muztar, sıkışık, zaruret halinde olan
çaresizliktir.]
Âyet-i kerimenin meali, (ölüme sebep olan sıkışık hâle düşen) demek olur.
Bu âyet-i kerime, zaruret halinde haramdan affolunacak özrü beyan buyurmaktadır.
Faiz ile ödünç almak için her ihtiyaç özür olsaydı, faizin haram edilmesinin
sebebi kalmazdı. Çünkü faiz ödemeyi ancak ihtiyacı olan kabul eder. İhtiyacı
olmayan, açıktan para vermek istemez. Allahü teâlânın bu yasak emri, yersiz
lüzumsuz olurdu. Allahü teâlânın kitabına böyle iftira edilemez. Helale haram,
harama helal diyen kâfir olur. Her ihtiyaç zaruret sayılırsa, faizin haram
olacağı yer kalmaz. Faizin haram edilmesi, abes, lüzumsuz bir emir olur. Hatta
oruç kefaretini, yemin kefaretini ödemek niyetiyle, fakirleri doyurmak için faiz
almak da caiz değildir.) [Müjdeci Mektublar 202]
Öldürmek için silah çekene karşı kendini korumak, meşru müdafaa olur. (Mecelle
şerhi)
Saldırıya uğrayanın, kendisini korumak için, meşru savunmaya geçip, saldırganı
zararsız hâle getirmesi caizdir. Ancak bir kimse, sırf korkutmak için (seni
öldürürüm) derse, hemen onu öldürmeye kalkması caiz olmaz.