Hamidullah’ın sapık görüşleri 18022003
Sadreddin Hoca,
Hamidullah’ın, Resulullah Muhammed adlı kitabı için de diyor ki:
1- Hamidullah, bu kitabında Peygamber efendimizin nübüvvetten önceki, irhasat
denilen, bin senedir yanan Mecusilerin ateşlerinin sönmesi, Kisra’nın sarayının
yıkılması gibi harikaların Peygamberimizin doğumu ile ilgisini kesmeye çalışarak
(Müstakbel kahramanın dünyaya gelmesi ile bir alâkası olup olmadığı bir tarafa)
diyor. (s.24)
2- Peygamber efendimizin, ilk vahyini anlatırken, yine samimiyetsizliğinin bariz
örneğini veriyor. Vahyi rüya olarak gösteriyor. (s.49)
Cebrail aleyhisselamın ilk gelişi, uykuda, sonrakiler uyanıkken oldu. Vahy hep
uyanıkken oldu.
3- (Allah ses ve lisandan ötedir. Kur’anın Arapça lafızları, Allahın sözünün
yerine geçer) diyor. Halbuki Kur’anın lafzı da, nazmı da Allahındır. İşte âyet-i
kerimeler: (Ta ki Allahın kelamını, dinlesin, işitsin.) [Tevbe 6], (Biz onu
Arapça bir Kur’an olarak indirdik.) [Yusüf 2]
Allahü teâlâ, ben Kur’anı Arapça olarak indirdim buyuruyor. Hamidullah ise, mana
Allahtan, lafızlar ise Peygambere ait diyor. Onun tarif ettiği kudsi hadistir. O
zaman kudsi hadis ile Kur’anın bir farkı kalmaz.
4- Mucizelerin, tabiat kanunlarına göre vuku bulduğunu söylüyor. Mesela
Peygamberden ayın ikiye ayrılması istendiği sırada, ayın iç yapısında bir
patlama meydana geliyor, sonra kendisindeki mevcut çekim kuvvetiyle tekrar
birleşiyor diyor. Böylece mucizeyi mucize olmaktan çıkartıyor. (s.228)
Ayın ikiye ayrılmasını [yani Şakk-ul kamer mucizesini] âyet ve hadisler ile
bildirildiğini yazmıyor, tarihçilerin haber verdiğini yazıyor. Böylece bir
mucizeyi daha hafife alıyor. (s.82)
Dinimizde, kitap ehli hariç, bütün kâfirlerin, putperestlerin, dinsizlerin
kestiği hayvan yenmez. Sebebi de, dinsiz oldukları için. Fakat Hamidullah,
(Müslüman, Mecusilerin kestiği hayvanı yemez. Sebebi de Mecusiler, hayvanı
keserken sağlık kaidelerine çok az yer veriyordu) diyor. (s.277)
Sağlığa riâyet etseler, kestikleri yenir mi? Dinsiz ile evlenilmez. Fakat
Hamidullah, bunda da sebep olarak dinsizliği değil, hayvan kesmedeki gibi başka
sebepleri bildiriyor. (s.277)
[Hamidullah, İsmailî mezhebinde, Ehli sünnet düşmanı olarak yetişti. İslamiyeti
sinsice bozmaya, Ehli sünnet âlimlerini lekelemeye çalışmaktadır. Sebe suresinin
28. âyetinde (Seni bütün insanlara Peygamber gönderdim) buyurulurken, yalnız
Müslümanların Peygamberi olduğunu anlatan İslam Peygamberi isimli kitabında, (Hz.
Muhammed, çocuk iken, süt kardeşinin omzunu hayat boyu iz kalacak şekilde
ısırdı) diyerek Onu diğer çocuklar gibi zannediyor. (s.40) Halbuki, O, süt
kardeşini hiç incitmediği gibi, onun haklarına hatta, sütüne bile saygı
gösterir, onun emdiği memeden hiç emmezdi. Halime Hatun diyor ki, (O emerken
kendi oğlum emmez, Ona saygı gösterirdi. Bu da süt kardeşlerinin Ondan hiç
incinmediklerini, Onu hep sevip saydıklarını bildirmektedir. O emerken, güzel
yüzüne bakmaya dayanamazdım. Konuşmaya başlayınca, ilk olarak Kelime-i tevhid
söyledi. Her şeyi tutarken Bismillah derdi. Çocukların oyunlarına karışmazdı.
(Biz oyun oynamak için yaratılmadık) der, hiç ağlamaz ve kimseyi incitmezdi.)]
(Yarın bir tenkide cevap]