Hadis uydurmanın cezası büyüktür 18032003
Resulullah
efendimiz, hadis uyduran ve uydurma hadisi nakleden için ağır tehditlerde
bulunmuştur. Mesela (Hadis uyduran cehennemdeki yerine hazırlansın) hadis-i
şerifi din kitaplarında var. Böyle bir hadis-i şerif olmasa bile, hangi İslâm
âlimi kitabına uydurma hadis alır? Mezhepsizler, (Uydurma hadisi kitabına almak,
ya ihmallik, ya gafillik ya cahillik veya hainlikten ileri gelir) diyorlar.
Gâyet doğrudur. Peki Kütüb-i sittede, diğer hadis ve tefsir kitaplarında veya
İhya’da uydurma hadis var denirse, bu büyük zatlar ihmallik, gâfillik, cahillik
veya hainlikle suçlanmış olmuyor mu? O mübarek zatlara bunlar nasıl
yakıştırılabilir? Bir İslam âlimi uydurma hadisi kitabına alır mı hiç? Cahillik
denirse hâşâ İslam âlimi cahil olursa kim âlim olur ki? Gafillik de öyle. Onlar
gafil ise biz nasıl müteyakkız [uyanık] oluruz? Müctehid, bir hadis için uydurma
diyebilir, bu da ancak kendisi için geçerlidir. Bir muhaddis, İhya’da uydurma
hadis var dedi diye bizim de var dememiz caiz olmaz, bu haddini bilmemekten,
cahillikten, hatta hainlikten ileri gelen bir söz olur. Kur’an-ı kerimde,
(Âlimlere sorun) buyuruluyor. Hadis-i şerifte ise, (Âlimler, peygamberlerin
varisleridir), (Âlim, Allahın güvendiği kimsedir) buyuruluyor. Allahın güvendiği
ve kendilerine sorun dediği âlimler kimdir? Kütüb-i sitte sahipleri veya
Hüccetül İslam İmam-ı Gazali hazretleri bu âlimlere dahil değil mi? Resulullah
efendimizin (Varislerim) dediği âlimler bunlar değil ise kimlerdir? Abduh mu?
Şevkani mi? Sehavi mi, Kardavi mi? Acluni mi? Mezhep imamları veya bir İmam-ı
Gazali, bir İmam-ı Rabbani eğer Resulullahın varisi değil ise, başka bir tane
varis gösterilemez. Mısırlı Suriyeli mezhepsizler çıkıp, (Ehl-i sünnet
âlimlerinin kitaplarında uydurma hadis çoktur) diyorlar. Mezhepsizlerin sözleri
delil oluyor da, mezhep imamlarının, İmam-ı Gazalinin, İmam-ı Rabbaninin sözü
neden delil olmuyor? Mezhepsizlerin anladığı din oluyor da, bu büyüklerin
anladığı neden din olmuyor? Onlardan öğrendiğimiz bilgilerle, onları mı sorgu
suale çekeceğiz? Bu nasıl mantık, bu nasıl ilim, bu nasıl edep böyle? Din
düşmanlarına alet olanlara, onların tuzaklarına düşenlere yazıklar olsun.
Allahın güvendiği, peygamberin vârisi olan âlimlere güvenmeyen, hâşâ onların
yalan söyleyeceğini veya Kur’an-ı kerime aykırı uydurma hadis nakledebileceğini
sanmak ne kadar yanlıştır.
Biz, İmam-ı Gazalî hazretlerinin kitabından bir hadis-i şerif alıyoruz.
Mezhepsizler, (Bunun Kur’ana uygun olup olmadığına bak) diyorlar. Hâşâ İmam-ı
Gazalî hazretleri bir hadisin Kur’an-ı kerime aykırı olduğunu bilemiyorsa, o
kadar cahil ise, biz nasıl bilelim? Yahut O, (Bu hadis Kur’an-ı kerime uygundur)
diyorsa, biz nasıl o hadisin zıt olabileceğini düşünelim? İslâm âlimlerinin
kitaplarında uydurma hadis olabileceğini düşünen cahillere ve sapıklara yazıklar
olsun!
Acluni veya benzeri birisi, bir hadise uydurma demişse, mezhepsizlere göre artık
o hadis uydurmadır. Bir yazar da, İbni Mace’deki bir hadis-i şerif için, (Hintli
Muhammed Abdürreşid en-Numânî, hadis imamlarının görüşünü bildiriyor, bu hadisin
uydurma olduğunu söylüyor) diyor. (İlim Çin’de ise de alınız) hadis-i şerifi
için, istisnasız bütün mezhepsizler uydurma diyor. Halbuki hadis âlimlerinden
İmam-ı Deylemî, İmam-ı Taberânî, İmam-ı Beyhekî, İmam-ı İbni Adiy, İmam-ı İbni
Abdilber gibi hadis âlimleri ve hüccetül islam ünvanı ile meşhur olan imam-ı
Gazali hazretleri sahih olduğunu bildirmektedir. Bu büyük imamların naklettiği
bu hadis-i şerife uydurma diyenin dili kurur. Peki imam-ı Süyuti, imam-ı Buhari
gibi bir âlim bir hadise uydurma dese, bu hadis uydurma olur mu? Ancak o
muhaddise göre uydurma olur, fakat öteki âlimlere göre yine sahihtir. (Devamı
var)