En iyi ve en kötü insanlar 22042003
Peygamberlerin
vârisleri olan âlimlere dil uzatan, onları âlim oldukları için kötüleyen
kimsenin imanı gider. Dinimiz ilme ve âlime büyük önem verir. Bize ilmi bildiren
âlimlerdir. Hadis-i şerifte, (Âlimler, Peygamberlerin vârisleridir) buyuruldu. (Tirmizî)
Ancak, bir de İslâm âlimi sanılan ve dinimizi içten yıkmaya çalışan dinde
reformcular vardır. Bunların ihanetlerini söylemek, kötülemek olmaz. Dinin
emrine uymak olur. Kötülerin kötülüğünü açıklamak, Müslümanları onların
zararından korumaya çalışmak farzdır. Daha doğrusu bütün insanları bunların
zararından korumaya çalışmalıdır. Çünkü, İslamiyeti doğru duymak, doğru öğrenmek
insanların hakkıdır. İslamiyeti yanlış anlatan, nakledildiği gibi değil, çürük
aklına, bozuk ilmine, iğrenç nefsine göre anlatan kötü din adamları, insanların
en kötüsüdür. Kur’an-ı kerimde, Cuma suresi 5. ayetinde, kötü din adamları,
kitap yüklü merkebe, A’râf suresi 176. ayetinde ise, dilini sarkıtıp soluyan
köpeğe benzetilmiştir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Bid’atler yayıldığı, sonra gelenler, öncekilere lânet ettiği zaman, doğruyu
bilenler herkese bildirsin! Doğruyu bilip de gücü yettiği hâlde, doğruyu
bildirmeyen kimse, Allahın Muhammed aleyhisselama indirdiği Kur’an-ı kerimi
gizlemiş olur.) [İbni Asakir]
Bunların ilme ihanetlerini açıklamak, kötülemek olmaz. Böyle kötü din adamları,
din, iman hırsızlarıdır, Allaha giden yolu kesen, Rabbine kavuşmak isteyen
insanın önünü kesen eşkıyalardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Âlimlerin kötüsü, insanların en kötüsüdür.) [Bezzar]
Vaaz etmek ve dini yazı yazmak, kitap, dergi çıkarmak, ancak Allah rızası için
olunca, mevki, mal ve şöhret kazanmak için olmayınca faydalı olur. Mezhepsizler,
dini dünyaya alet eder, dine çok zarar verirler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hak teâlâ, Âdem aleyhisselama bin çeşit sanat öğretip buyurdu ki: Çocukların ve
neslin, bu sanatlardan biri ile rızkını talep etsin! Sakın ola ki dini geçim
vasıtası yapmasın! Din ile dünyayı talep edenlere yazıklar olsun!) [Hakim]
İlmi, mala ve mevkie alet etmek uygun değildir. İlmin bunu yasakladığını bildiği
hâlde, ilme uymamak büyük vebaldir. Allahü teâlânın kıymet verdiği ve her şeyin
en şereflisi olan ilmi, mal, mevki kapmaya ve başa geçmeye vesile edenlere, bu
ilim zararlı olur. Hâlbuki, dünyaya düşkün olmak, Allahü teâlânın hiç sevmediği
bir şeydir. O hâlde, Allahü teâlânın kıymet verdiği ilmi, Onun sevmediği yolda
harcamak, çok çirkindir. İnsanların en alçağı, din kisvesi altında dünyâ
menfaati sağlayandır. İlim dini beslemek içindir, yoksa dünya nimetlerini yutmak
için değil.
Kalbinde Allah korkusu yerine dünyâ sevgisi bulunan, haramlardan sakınmayan,
âlim olduğunu söylerse şaşılır, buna inananlara daha çok şaşılır. İslam alimleri
buyuruyor ki:
Şu iki kişinin çıkardığı fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünyaya düşkün âlim ve
ilimsiz sofu!
Bir insanın etiketi ve çok şey bilmesi ölçü değildir. Doğruyu bilmesi, buna
inanması ve gereğince amel etmesi önemlidir. İblis de âlim idi. Fakat ilmi ile
amel etmedi. Kötü din adamından, canavardan, yılandan, çıyandan kaçar gibi
kaçmalıdır.