Bid’at ehli ile dostluk kurmak 25032003
Bid’at ehli ile
arkadaşlık yapmak, oturup onunla sohbet etmek caiz değildir. İmam-ı Rabbanî
hazretleri (İyi biliniz ki, bid’at ehli ile konuşmak, kâfirle arkadaşlık
etmekten, kat kat daha fenadır. Bid’at ehlinden yılandan, canavardan kaçar gibi
kaçmak gerekir) buyurdu. (m. 260)
Bid’at ehlinden başka herkese, dosta ve düşmana, Müslümana ve kâfire, daima
güler yüz, tatlı dil göstermelidir. Bid’at ehline ve münâfıklara ve açıkça günah
işleyenlere tatlı dil ve güler yüz câiz olmadığı için, zaruret olmadıkça,
bunlarla karşılaşmamaya, görüşmemeye çalışmalı, görüşülürse, zaruret miktârını
aşmamalıdır. (Nikaye)
Bid’at ehli ile görüşmeyi yasaklayan hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
(Bid’at sahibine hürmet eden, İslamiyeti yıkmaya yardım etmiş olur) [Taberani]
(Bid’at ehline sert davran! Allah, onlara düşmandır.) [İbni Asakir]
(Onlardan kaçın! Sizi dalalete, fitneye düşürmesinler.) [Müslim]
(Hasta olurlarsa, ziyaretlerine gitmeyin!) [Ebu Dâvud]
(Karşılaşınca, onlara selam vermeyin!) [İbni Mace]
(Onlarla birlikte bulunmayın, birlikte yiyip içmeyin!) [Ukayli]
(Onların cenazelerine gitmeyin, onlarla birlikte namaz kılmayın!) [İbni Hibban]
(Onlar benden değil, ben de onlardan değilim. Onlarla cihad, kâfirlerle cihad
gibidir.) [Deylemi]
(Kim bid’at ehlinden buğz ederek yüz çevirirse, Allahü teâlâ onun kalbini
korkulardan emin kılar ve imanla doldurur. Bid’at ehline sert muamele edeni de,
en büyük korku gününde emin kılar. Bid’at ehlini hakir ve zelil göreni de,
cennette yüz derece yükseltir. Bid’at ehline selam veren veya onu sevindirici
şeyle karşılayan, Kur’an-ı kerimi küçümsemiş olur.) [Hatîb]
(Bir bid’at ehli öldüğünde İslâmda bir fetih vuku bulmuş gibi olur.) [Hatîb]
(Bir bid’at çıkaran, ölmeden önce mutlaka onun kötülüğüne maruz kalır.) [Taberânî]
(Bid’at ehlinden ilim öğrenmeye çalışmak, kıyâmet alâmetlerindendir.) [Taberânî]
(Bid’at çıkarana, bunu yapana şeytan çok ibâdet yaptırır, onu çok ağlatır.) [Mekt.
Masumiyye c. 2, m. 110]
Seyyid Abdülkadir-i Geylani hazretleri Gunye’de buyuruyor ki: Hadis-i şerifte (Bid’at
ehline, Allah için sert bakanın kalbini, Allahü teâlâ imanla doldurur ve
korkulardan emin kılar) buyurdu. Tasavvuf büyüklerinden Fudayl bin Iyad, “Bid’at
söyleyenleri ve yapanları sevenlerin ibâdetlerini, Allahü teâlâ kabul etmez ve
kalplerinden imanlarını çıkarır. Bid’at ehlini sevmeyenin ibâdeti az olsa da,
Allahü teâlânın bunu affetmesi umulur. Yolda bid’at sahibine karşı gelirsen,
yolunu değiştir” buyurdu. Süfyan bin Uyeyne de, “Bid’at ehlinin cenazesinde
bulunana cenazeden ayrılıncaya kadar, Allah gadab eder” buyurdu. (Mektubatı
Masumiyye c. 4, m. 29)
Bid’at ehlinden böyle uzak durmanın sebebi bid’atin çok kötü bir iş olduğu
içindir. Çünkü bid’at çıkaran dine ilave yapıyor, Allah adına, Resulü adına
hükümler koymuş oluyor. Allahın ve Resulünün koyduğu hükümleri beğenmemiş
oluyor. Her günahtan daha büyüğünü işlemiş oluyor.