Zevaid sünnetlerin açıklanması 16072002
Dünkü yazımızda sakal bırakmanın zevaid sünnet olduğunu bildirmiştik. Hadis-i
şerif ve fıkıh kitapları sakal bırakmanın sünnet olduğunu bildirirken, vacip
veya İbni Teymiyye gibi farz diyen, sünnete ve Cumhuru ulema’ya karşı gelmiş
olur. Kâfirlere veya kadınlara benzemek için sakalı bir tutamdan kısa yapmak
veya kazımak haramdır. Benzemek niyeti olmayıp, memleketin âdetine uymak için
olursa, mekruh olur. Kısa sakala sünnet demek bid’at olur. Sünnete önem
vermezse, kâfir olur. Sünneti bir özür ile terk etmek caizdir. Peygamber
efendimiz papaz ayakkabısı giymiştir. (R.Muhtar, Mevâhib)
Peygamber efendimiz, uzun entari giymiş, şalvar ve pantolon giymemiştir. Şalvar
giymek âdette bid’attir. Âdette bid’at olan şeyi yapmak günah değildir. Uçağa
binmek de âdette bid’attir, günah değildir. Bunun için âdet olan yerlerde,
kâfirlerden gelmiş olsa bile, kadınların çarşaf ve erkeklerin pantolon ve şalvar
giymeleri günah olmaz. Peygamber efendimiz, bazen Rum, bazen Arap elbisesi
giyerdi. Tirmizî’nin bildirdiği hadis-i şerifte, kolları dar, Rum cübbesi
giyerdi. (Mevâhib-i ledünniyye)
Bazı kimseler, nakli esas almadan, sakal kazımak kâfirlere benzeyeceği için
haramdır diyorlar. Bu yanlıştır. Çünkü (Bir kavme benzeyen onlardandır) hadis-i
şerifindeki benzemek, ibâdetlerde benzemektir. Kılık kıyafetle ilgili şeyler
âdettir. Çirkin olmayan âdetlerde kâfirlere benzemek günah olmaz. Kâfir gömleği
giymek, saç uzatmak, uçağa binmek, masada yemek yemek, çatal kaşık kullanmak
günah olmaz. Çünkü burada âdetteki sünnetlere uyulmamış olur. İbâdette kâfirlere
benzemek bazı yerlerde mekruh, bazı yerlerde haram, bazı yerlerde küfür olur.
Mesela haç takan kâfir olur.
Zevaid sünnetleri yapmamak günah olmaz ise de, bunu değiştirip, adına sünnet
demek bid’at olur. Mesela hiç sarık sarmayan, sarıkla gezmeyen kimse günah
işlemiş olmaz. Fakat sünnet diye, sarığın iki ucundan birini sağ omuza, diğer
ucunu da sol omuza veya öne sarkıtmak veya Sünnet diye çenede sakal bırakmak
yahut kısa sakal bırakmak da bid’at olur.
Evlenmek de sünnettir. Bu sünneti de terk eden günah işlemiş olmaz. (Evlenmeyen
bizden değildir) hadis-i şerifi, evlenmeyenin kâfir olacağını göstermez.
Evlenmeyen sünnete uymamış olur. Evlenmek sünnetine veya sakal sünnetine uymayan
günah işlemiş olmaz.
(Müşriklere benzememek için sakalınızı uzatın) hadisi şerifi var diye, sakal
bırakmayana, müşrik denmez. Mubah olan âdetlerde kâfirlere benzemekte mahzur
yoktur. (Hadika)
Sünneti zevaidi de beğenmeyen ve alay eden kâfir olur. Mesela bir kimse,
(Peygamberimiz, kadınlar gibi entari giyermiş) diyerek alay etse, imanı gider.
Yahut sakalı beğenmeyen veya sünnete uygun sakalı olana çember sakallı diyen
kâfir olur. Çünkü Peygamber efendimizin yaptığı işleri yani sünnetini,
beğenmemiş olur. Hâlbuki Allahü teâlânın bütün insanların en üstünü olarak
yarattığı ve âlemlere rahmet olarak gönderdiği peygamberini beğenmemek, Allah’ı
beğenmemek olur. (Niye böyle peygamber gönderdin) demek olur. Allah’ı da,
Resulünü de beğenmeyenin kâfir olacağı pek açıktır.
Ahir zamanda Müslümanların fitneye sebep olmamak için dinlerinin gereklerini
gizli olarak yapmaları emredilmiştir. Bunun için dar-ül-harbde veya zulüm
görmemek, nafakadan olmamak, emr-i maruf yapabilmek, Müslümanlara ve İslâmiyete
hizmet edebilmek, dinini, namusunu koruyabilmek için sakalını kazımak caiz,
hatta lazımdır.