Şamlı ve şanlı raviler 13082002
İbni Sebe’ye
göre; mütayı haram gören her islam âlimi, ya kör, ya sağır, ya basiretsiz, ya
hafızası zayıf, ya zavallı, ya aklı başında değil, ya sarhoş, ya Hz. Ali’ye kin
güdüyor, ya Şamlı veya yobaz. Sağlam tek sünni âlim yok. İki sünni âlim için
bakın ne diyor: (Böylesine zavallı ve üzücü laflar eden El Cessas gibi, er-Razi
gibi aklı başında olduğunu sandığımız âlimlere yakıştıramıyoruz. Çünkü bunlar
gözleri perdelenmiş, basiretleri körleşmiş kimselerdir. )
CEVAP: Fahreddin Razi gibi büyük bir âlime, müfessire, zavallı, basiretsiz
diyenin mutlaka kanı bozuktur. Peki bu âlimler ne demiş de böyle kin kusuyor?
Demişler ki: (Ömer’in bu sözü, sahabe huzurunda Resulullahın haram kılıcı bir
sünneti olmadan, söylemesi düşünülemediği gibi, sahabenin de sessiz kalması
düşünülemez. Çünkü Resulullah söylemeden öyle bir şey söylemek söyleyeni küfre
düşürdüğü gibi, dinleyip de itiraz etmeyenleri küfre sokar.)
İbni Sebe bu sözler için bu iki âlime basiretsiz, zavallı, akılları başlarında
yok gibi hakaretler savuruyor. Bu iki âlim ne kadar isabetli ve ne kadar
mantıklı konuşmuşlar. Resulullahın hadisi olmadan kendi başına Hz. Ömer nasıl
böyle bir şey yapabilir ki? Allahın Kur’anı kerimde övdüğü şanlı eshab, nasıl
haksızlık karşısında dilsiz şeytan durumuna düşer ki? Hz. Ebu Bekir, (Ben
Resulullahın yolundan ayrılırsam ne yaparsınız?) diye sorduğunda, o büyük ve
şanlı kahramanlar, (Seni kılıcımızla düzeltiriz) demediler mi? Hz. Ömer yanlış
iş yapacak da, (Kendi aralarında merhametli, kâfirlere karşı şiddetli) diyen
Allahın övdüğü o aslanlar, susacak ve kılıçları ile düzeltmeyecekler, bu mümkün
mü? Peki Hz. Ali niye kılıcını çekip de Hz. Ömer’i düzeltmedi? Niye ona kızını
verdi? İbni Sebe, “O anda Hz. Ali yoktu. Sonra duydu” diyor. Diyelim ki öyle. O
zaman niye kılıcını çekip de Hz. Ömer’i düzeltmedi. Bir Yahudi Hz. Ömer’i şehid
etti de, Allahın aslanı bunu yapamaz mıydı? Demek ki Hz. Ali mütayı haram eden
hadisi şerifi bildiği için ses çıkarmadı. Zaten Hz. Ali’nin mütaya haram
dediğini kendisi de bildiriyor. Ama kansızlığından dolayı zayıftır, ravisi Şamlı
idi gibi bahanelerle bunu reddediyor. Raviler Şamlı olsa da hepsi şanlı
kimselerdir.
İbni Sebe’nin böyle itirazları bana hep İblisin itirazını hatırlatıyor. İblis,
(Ben Allaha isyan etmedim, ben Âdem’e secde etmedim) demişti. Hz. Âdem
istikametinde secde etmemekle Allaha isyan etmişti. İbni Sebe de aynı mantıkla,
aynı kafayla diyor ki: Biz Allahın resulüne değil, Ömer’e itiraz ediyoruz.
CEVAP: Hz. Ömer, Resulullahın emrini tebliğ ediyor, kendiliğinden hüküm koymuyor
ki. Dolayısıyla İbni Sebe, Resulullahın haram kıldığı mütayı kabul etmiyor. Hem
savcı hem hakim rolünü oynuyor. Önce bu zayıf ve uydurma diyor, arkasından
görüyorsun ya zayıf ve uydurma olan bir hadis senet olamaz diyor. Uydurma
olduğunu sen söylüyorsun, kararı da sen veriyorsun. İbni Sebe’ninki şu mantık
önermesine benziyor:
Memeli hayvanlar uçmaz
Yarasa da memelidir
O halde o da uçmaz.
İlk önerme yanlış olunca netice de yanlış oluyor. İbni Sebe diyor ki:
Ehli sünnet doğru söylemez
Ömer de Ehli sünnet
O halde o da doğru söylemez.
(Devamı var)