Mütada talak ve miras yoktur 08082002
İbni Sebe,
mütada talak, miras yok diyen Ehli sünneti demagoji yapmakla itham ediyor.
Müslümanla evlenen gayri müslim kadın da miras alamaz diyerek mütaya meşruluk
arıyor.
CEVAP: Dinimiz, kitap ehli kadınla evlenmeye izin veriyor, ama miras alamaz
diyor. Bu ayrı bir hüküm, istisnai bir durumdur. Müslüman kadının namaz kılma
zorunluluğu vardır, içki içemez. Ama Müslüman erkekle evli Hıristiyan kadın,
namaz kılmaz, içki de içer, domuz da yer, kiliseye de gider. Bunlar ayrı bir
hükümdür. Gayri müslim kadın miras alamaz ama, bu adamdan olan çocuğu miras
alır. Müta caiz iken bile, mütacıdan doğan çocuğu da miras alamazdı.
Mütada nikâh olmadığı için boşama da yok, kiralama var. Kira süresi sona erince
kendiliğinden ayrılırlar. Halbuki nikâhta boşama vardır. İşte bir âyeti kerime
meali:
(Kadınları boşayacağınızda, onları, iddetlerini gözeterek boşayın.) [Talak 1]
Boşama olmayınca nikâh da yoktur, iddet yoktur. Çünkü müta meşru değildir.
İbni Sebe diyor ki: Hz. Aişe’nin mütanın caiz olmadığını söyleyip, ardından,
Müminun suresinin (Müminler, zevcelerinden ve cariyelerinden başka olan
kadınlardan sakınırlar) mealindeki 6. âyeti okuduğu rivayeti de suludur. Böylece
onu Allaha ve Resulüne iftiracı veya ne dediğini bilmez konumuna iteceksiniz.
Yahut bu rivayetin uydurma olduğunu söyleyip duvara çarpacaksınız.
CEVAP: Görüldüğü gibi, mütacı, Ehli sünnet âlimlerinin nakillerine “sulu”
tabirini kullanıyor, duvara çarpılacak rivayet diyor. Bütün Ehli sünnet âlimleri
yalan, iftira, uydurma nakiller yapıyor, sadece İbni Sebeciler doğru söylüyor!
Yazıklar olsun hakkı inkâr edenlere.
Nisa suresinin, (Ananız, bacınız, kızınız ...... size haramdır) mealindeki 23.
âyeti geldikten sonra, müta haram edildi. (Taberani, Beyheki)
Müminun suresinin (Müminler, zevcelerinden ve cariyelerinden başka olan
kadınlardan sakınırlar) mealindeki 6. âyeti, tevile imkân bırakmayacak şekilde
mütanın haram edildiğini bildiriyor. Çünkü, bu âyette yalnız zevcelerin ve
cariyelerin helal olup, başkalarının haram olduğu bildiriliyor. Kendisine zevce
de, cariye de denilemeyen, mütacı [kiralık] bir kadınla buluşmanın helal
olduğunu iddia etmek, Kur’an-ı kerimin açık olan emrine karşı durmak olur.
Mütacı kadın bir erkeğe varis olmaz. Bu kadının, bu erkekten olan çocuğu da, bu
adama varis olmaz. Öyle ise, bu kadın zevce değil, cariye de değildir. Bu âyetle
de müta haramdır. (Hucec-i kat’iyye)
İbni Sebe, Cabir bin Abdullah’tan, Resulullahın, (Müta kıyamete kadar haramdır)
dediğini yazıyor. Birçok ehli sünnet âliminden naklen Resulullahın mütayı
yasakladığını bildiriyor. Birisi şöyledir:
Ebra bin Mabed el Cüheni, Mekke’nin fethinde, bir süre için izin verdi, sonra da
buyurdu ki:
(Ey insanlar, mütaya izin vermiştim, artık Allah bunu kıyamete kadar haram
kıldı.) [İ. Ahmed, Müslim, Darimi, İbni Mace, Beyheki]
Dikkat edin, beş tane hadis âlimi bunu naklediyor, mütacının kılı bile
kıpırdamıyor. Çünkü ona göre, bütün hadis âlimleri, bütün fıkıh âlimleri de
nakletse hiç önemi yok, “çal duvara, at çamura” diyor. Gerçekte de Ehli sünnet
olan bütün hadis âlimleri, fıkıh âlimleri, kelam âlimleri, tefsir âlimleri
mütanın haram olduğunda birleşmişlerdir. (Devamı var)