Farklı ictihad rahmettir 18082002
İbni Sebe diyor
ki: Gerek Ammar’ın ve gerekse İbni Mesud’un ilk iki halifeye hiç uymayan ters
düşünce ve ictihadları var! O zaman biz kimi tercih edeceğiz? İbn Mesud mütaya
evet diyor; Ömer ise hayır! Şimdi biz ne yapacağız!?
CEVAP: Siz mi? Siz fitne çıkarmaya devam edeceksiniz. Fakat ehli sünnet biliyor
ki İbni Mesud hazretleri de diğer sahabeler gibi mütanın caiz olduğunu
bildirmişti. Haram edildiğini işitince, diğerleri gibi, o da haram dedi. Eğer
başka farklı ictihadları varsa, her sahabinin farklı ictihadı olur. Bunun için
hiç birisi kötülenemez. Çünkü ictihad etmek de, ictihad ederken yanılmak da
günah değildir. Yanılan bile sevap alır. İbni Sebe diyor ki: Bize [Sebecilere]
göre Peygamberler için ictihad diye bir şey söz konusu değildir! Ehli sünnete
göre ise peygamberlerin de ictihadı olur.
CEVAP: Eshab-ı kiramdan birinin bir husustaki ictihadı, Peygamberimizin
ictihadından farklı olabilirdi. Fakat Resulullahın ictihadı hata üzere kalmazdı.
Çünkü, Cebrail aleyhisselam gelerek, yanlış olan ictihadlar, Allahü teâlâ
tarafından hemen düzeltilir, hak ile bâtıl birbirinden hemen ayrılırdı. Bedir’de
alınan esirler hakkında, Sahabe-i kiramın ictihadları farklı olmuştu. Hz. Ömer
ve Sad İbni Muaz esirleri öldürelim dedi. Diğer sahabiler ise, para karşılığı
bırakalım demişlerdi. Server-i alem de, serbest bırakalım ictihadını kabul
buyurup salıverdiler. Sonra, şu âyet gelerek birinci ictihadın doğru olduğu
bildirildi: (Savaşta alınan esirleri mal karşılığı olarak salıvermek, hiçbir
Peygambere yakışmaz. Yer yüzünde onların çoğunu öldürmek, zayıflamalarına sebep
olur. Siz dünya malını istiyorsunuz. Allahü teâlâ ise, sevap kazanmanızı,
Cennete ve nimetlere kavuşmanızı istiyor. Allah tarafından önceden verilmiş bir
hüküm olmasaydı, aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azap
dokunurdu.) [Enfal 67, 68]
Bu âyetler indikten sonra Resulullah buyurdu ki: (Eğer azap geri çevrilmeseydi,
Ömer ile Sad bin Muazdan başka kimse kurtulmazdı.) [Beydavi]
İbni Sebe yine yalan söyleyerek diyor ki: Ömer’in ictihadı Allahın hükmüne karşı
ictihaddır. Nas varken ictihad olmaz.
CEVAP: Nas varken ictihad eden kim? Hz. Ömer müta hakkında ictihad etmedi ki,
Nassı bildirdi, yani Resulullahın emrini açıkladı. Resulullahın mütayı yasak
ettiğine dair sayısız hadis var. Ama İbni Sebe’ye göre nakledenler de ya
hafızası bozuk, ya Şamlı veya Emevi devletinde görev almıştır. Onun bir hadisi
uydurma görmesi ile sahih bir hadis uydurma olmaz.
İbni Sebe diyor ki: Ehli sünnet “Mütada özellikle kadın açısından onur kırıcı,
aşağılayıcı bir durum vardır. Namus pazarlanıyor ve para karşılığı satılıyor. Bu
ise namussuzluktur” diyor. Müta madem namussuzluktur; o halde Allah ve Resulü
buna neden izin vermişti?
CEVAP: Kişinin kız kardeşi ile evlenmesi çok çirkin ve çok günah değil mi? Peki
hal böyle iken Allah ve resulü Hz. Âdem, bunu nasıl emretmişti? Demek ki Allah
emrettiği zaman iyi, yasakladığı zaman da kötü olur. Şimdi birisi ehli sünnet
olan bir insanın, anasına, bacısına, kızına yarım saatliğine müta teklifinde
bulunsa, buna hangi ehli sünnet rıza gösterir? İbni Sebeci için bunlar önemli
değil. Önemli olsa idi, müta zinasını [avrat kiralamayı] savunmak için koskoca
kitap yazmazdı. (Devamı var)