Dinimiz zahire göre karar verir 21082002
İbni Sebe diyor
ki: Ehli sünnet, (Bir kimse, geçici bir süreyle evlendiğini içinde gizleyerek
(örneğin bir ay sonra boşamak kasdıyla) bir kadınla nikâhlansa; bu nikâh caiz ve
sahihtir) diyor. Bu nikâhın mütadan ne farkı var? Diliyle açıktan söylediğinde
yasak sayılıyor da, içinden aynı şeye niyetlendiğinde neden caizdir deniyor?! Bu
da bir cins müta değil mi?
CEVAP: Asla müta değildir. Bunun mütadan çok farkı var. Dinimiz zahire hükmeder,
kalplerdekine göre hüküm verilmez. Müslümanım diyen müslümandır. Dinimizde bazen
söze, bazen niyete veya işe itibar edilir. Niyetin geçersiz, sözün geçerli
olduğu yerlerden bazıları şunlardır:
Nikâhta: Bir kimse, şakadan veya rol icabı, iki şahit yanında evlense, gerçekten
evlenmiş olur.
Boşamakta: Bir kimse, şaka ile, alay olsun diye veya hanımını korkutmak
niyetiyle “seni boşadım” dese, hanımı boş olur. Hadis-i şerifte, (Bir kadınla
nikâhlanan veya hanımını boşayan kimse, “ben şakadan yaptım” dese, nikâhı da
boşaması da geçerli olur.) buyuruldu. (Taberânî)
Vazgeçmek: Bir kimse, hanımına “seni boşadım” dese, sonra, şakadan boşamaktan
vazgeçtiğini bildirse, boşamaktan vazgeçmiş olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üç şeyin şakası da, ciddisi gibi sahihtir. Nikâh, boşamak, boşamaktan
vazgeçmek.) [Tirmizi]
Adakta: Adak yaparken hiç niyet etmese de, söz arasında dilinden çıksa da,
adağını yapması vacip olur. Çünkü, adakta niyetsiz, düşünmeden söylemek, ciddi,
isteyerek söylemek gibidir. Hatta, “Allah için, bir gün oruç tutmak üzerime borç
olsun” diyeceği yerde, “bir ay oruç tutmak” diye ağzından çıksa, bir ay oruç
tutması gerekir. Söz geçerli, niyet geçersizdir. (Dürer)
Alış verişte: Alış veriş yapıldıktan sonra, alıcı veya satıcıdan birisi, ben
şaka yapmıştım, bu alış verişten vazgeçtim dese de itibar edilmez. Alış verişte
de söze bakılır, niyete bakılmaz.
Hediyede: Alacağı olduğu bir parayı borçlusuna veya başkasına hediye eden,
şakadan söylemiştim dese de, hediyesinden vazgeçemez. Niyet geçersiz, söz
geçerlidir.
Yeminde: Kalbden yemin geçerli olmaz, söz geçerlidir.
Küfürde: Bir kimse şakadan ben Hıristiyanım dese kâfir olur.
Nikâh kıyılırken: Bir kimsenin niyeti bir kadını nikâhlayıp kimsenin görmediği
yerde öldürmek veya başka yere bırakıp sonra boşamak olsa bile, niyeti
evliliğine mani olmaz.
Yukarıdaki örnekler, niyete değil, söze itibar edildiğini göstermektedir. İbni
Sebe’nin bu iddiasının da geçerli olmadığı böylece ispat edilmiş oldu. İbni Sebe
diyor ki: Müta yapmanın cezası Ehli sünnet mezheplerine göre şöyledir:
Hanefîler’de müta yapana had vurulmaz, ta’zîr cezası verilir. Şafîî ve
Hanbelîler’de hanefiler gibi had vurulmaz. Malikîler’de iki görüş var: Zina
haddi uygulanır, ta’zîr olunur.
CEVAP: İbni Sebe’nin de söylediği gibi, Ehli sünnetin dört mezhebinde de müta
zinasına fahişelere uygulanan ceza veriliyor. Ama namuslu kadınlar zina yaparsa
onlara had tatbik ediliyor.
Mütanın haramlığına dair bildirilen icma, tamamen kuru bir iddiadır diyor.
CEVAP: Bu da tamamen sulu bir iddiadır. Çünkü bizzat kendisi Ehli sünnetin
tamamı mütaya ceza verdiğini bildiriyor. Bu icma değil de nedir? Buna itiraz
eden bir tek sünni mezhep, hatta sünni bir âlim var mıdır? Açıkça icma vardır.
Sebecilerin meşru sayması icmaya mani olamaz.