Âlimleri taklit nimeti 20082002
İbni Sebe, müta
zinasına haram diyen âlimler için, taklitçi Hanefi âlimleri tabirini kullanıyor.
CEVAP: Kötüyü, yanlışı ve batılı taklit, ne kadar zararlı ise, iyiyi, doğruyu ve
hakkı taklit de o kadar faydalıdır. Eshab-ı kiramın hepsi mutlak müctehid olduğu
hâlde, Peygamber efendimizi görüp taklit ettikleri için, peygamberlerden sonra
en yüksek makama kavuşmuşlardır. Tabiin, Eshab-ı kirama tabi oldukları, onları
taklit ettikleri için yüksek şerefe kavuşmuştur. Onlardan sonra gelenler de
onlara tabi oldukları, onları taklit ettikleri için Tebe-i tabiin şerefine nail
olmuştur. Peygamber efendimiz de, (Âlimler rehberdir, âlimlere tabi olun)
buyurdu. O hâlde âlimleri taklit etmek gerekir. (Berika)
Ehli sünnet için YOBAZ tabirini kullanıyor. CEVAP: Bugün herkes biliyor ki,
ateistler, zina yapmayanlara, içki içmeyenlere, gerici, yobaz diyorlar.
Mütacının kimlerle aynı fikirde olduğu böylece meydana çıkmış oluyor. Avrat
kiralamayı kabul etmedikleri için Ehli sünnete yobaz diyor müta sarhoşu. Ayrıca,
Ehli sünnet âlimlerinin ictihadları için kaçamak ictihadlar tabiri kullanıyor.
CEVAP: Kaçamak yapmak tabiri, ara sıra zina etmek anlamındadır. Kaçamak ictihad
tabiri de, zina yapmak için Ehli sünnet ictihad bulmuş demek istiyor. Kendi
yaptığı müta zinasını örtmek için böyle tabirler buluyor. Hiçbir fıkıh kitabında
kaçamak ictihad diye bir şey yoktur. En önemlisi de, kendisi de tasvip ettiği (İctihad
ictihadla nakzedilmez) kuralını çiğnemeye çalışıyor. Ehli sünnetin ictihadlarını,
Sebeci ictihadları ile nakzetmeye gayret ediyor, kırk dereden su getiriyor, bir
bardak suda fırtınalar koparıyor. Delil bulamayınca da Şamlı diyor, yobaz diyor,
Emevilerde görev aldı diyor. Ehli sünnetin kaçamak ictihadı şudur diyor: (Belli
bir ücret karşılığı zina için kiralanan kadına zina haddi (cezası) tatbik
edilmez.)
CEVAP: Peki ictihadın devamı ne? Bu ifadeye bakanlar sanki kiralanan kadına hiç
ceza verilmediğini anlar. Ehli sünnette zina cezası ikiye ayrılır:
1- Had vurulan zinalar, 2- Had vurulmayıp başka ceza verilen zinalar.
Had vurmak öldürmek demektir. Bu namuslu kadınlara uygulanan bir cezadır. Fahişe
veya kiralanan kadınlarda zaten namus perdesi yırtılmış olduğu için dinimiz
onlara had vurdurmuyor, başka cezalar veriyor, belli bir sopa vurmak, hapsetmek,
sürgün etmek gibi cezalar veriyor. Müta da, ikinci sınıfa girdiği için had
vurdurulmuyor. Kadın zaten kiralık, bunda namus denen şey kalmamış ki niye
namussuzluk yapıyorsun diye had vurulup öldürülsün! Ancak müta zinasına fahişeye
verilen ceza veriliyor. İbni Sebe sanki had vurulmaz deyince Ehli sünnet zinaya
izin verdi gibi göstermeye çalışıyor.
Diyelim ki müta caiz olsa idi, bir kadın ayda 30-40 erkekle birlikte olacaktı.
Böyle bir kadında artık namus mefhumu kalır mıydı? Resulullah efendimiz bunu
boşuna mı yasakladı? İbni Abbas’ın buyurduğu gibi, içki içmeyi mubah kılan bir
özür gibi, zaruret halinde buna izin verilmiş, lüzum kalmayınca kaldırılmış.
Başka zaman yine ihtiyaç olunca yine izin verilmiş, sonra yine kaldırılmış.
Üçüncüde ise ebediyen haram kılınmıştır.
(Devamı var)