Ahmaklığın çaresi var mıdır? 28082002
Önce İslam
âlimlerinin ahmaklık hakkındaki sözlerinden bazılarını bildirelim: İnsanların en
ahmağı zekasına en çok güvenendir. İnsanların en akıllısı da, suçu kendinde
arayan ve bilmediklerini âlimlere soran kimsedir.
Salih amel işlemeden yani cehennem tohumu ekip, cennet beklemek ahmaklıktır.
Fen bilgilerini iyi öğrenen, aklı başında bir kimse, yalnız düşünmekle, Allahın
var olduğunu anlar. İmana kavuşur. Eseri görerek müessirin, yani eseri yapanın
varlığını anlamamak, ahmaklık olur.
İyiye ihanet edince, kötüye iyilik edince, akıllıyı sıkıntıya sokunca, ahmağa
acıyınca, şerlerinden sakın!
Soyu ile övünmek ve kibirlenmek, cahillik ve ahmaklıktır. Kabil, Âdem
aleyhisselamın, Kenan ise, Nuh aleyhisselamın oğlu idi, fakat kâfir idiler.
Babalarının Peygamber olması, bunları küfürden kurtarmadı. İnsanın övündüğü
soyu, bir avuç toprak oldu. Toprak ile övünmek akla uygun olur mu? Onların salih
olmaları ile övünmek yerine, onlar gibi salih olmaya, onların yolunda bulunmaya
çalışmalıdır.
Kadınların çoğu, güzellikleri ile kibirlenirler. Halbuki güzellik, insanda
kalıcı değildir, çabuk gider. İnsana mülk olmaz. Âriyet, emanet olan şeyle
kibirlenmek, ahmaklıktır.
Nefsine de ki: Ey nefsim, akıllı olduğunu iddia ediyor ve sana ahmak diyenlere
kızıyorsun. Halbuki, senden daha ahmak kim var ki, ömrünü boş şeylerle, gülüp
eğlenmekle geçiriyorsun. Senin halin, şu katile benzer ki, polislerin, kendisini
aradıklarını ve yakalayınca, cezalanacağını bildiği halde, tedbirsiz
dolaşıyorsun. Bu ahmaklık değil mi?
Üstünde akrep olan bir kimse, o akrebi üstünden atmaya, onu öldürmeye çalışmayıp
da, başkasının yüzüne konan sinekleri kovalamaya çalışması ahmaklıktır.
Bir ahmaklık hikâyesi şöyledir: Ormanda bir ayının ayağı, kütük arasına
sıkışmış, kurtaramıyormuş. Birisi bunu görüp, ayının ayağını kütüğün arasından
çıkarmış. Ayı da kendisine iyilik eden bu adama, ormandaki arıların yaptığı
petekleri alıp getirmiş. Adam balı yiyince orada uyumaya başlamış. Fakat
sinekler, adamın yüzüne konarak rahatsız ediyormuş. Ayı ise, adam rahat uyusun
diye sinekleri kovuyormuş. Bakmış kovmakla gitmiyor, sinekleri öldüreyim bari
diye, kocaman bir taş alıp, adamın yüzüne konan sineklere vurmuş. Sonucu tahmin
ediyoruz. Ayı ahmak olduğu için, sinekleri öldürmek için vurduğu taşın adama
zarar vereceğini düşünememiş. Ahmak olmamak lazım.
Kendisini ebedi tehlikeye atan akıllı olamaz, ahmaktır. Kur’an-ı kerimde,
(Düşünmüyor musunuz) ikazı çok geçer. Hadis-i şerifte, (Aklı olmayanın dini de
yoktur) buyuruldu. (Tirmizî)
Ahmaklığın tek kelime ile tarifi, akılsızlıktır. Akılsızlık ise doğuştandır.
Kaza kader konusudur. Bir hadisi şerif meali şöyledir: (Her şey Allahın takdiri
iledir. Akıl ve ahmaklık bile.) [Buhârî]
Hz. İsa, (Körleri iyileştirmek, ölüleri diriltmek zor gelmedi. Ama ahmağa, doğru
sözü anlatamadım) buyurdu. Ahmaklıkta cahillik de vardır. Cahilliğin ilacı ise
ilimdir. Ahmak, hak ile batılı ayıramaz ve daha başka zararlar yapar. O halde
hak ile batılı ayıran ve faydalı şeyleri bildiren Ehli sünnet âlimlerine tâbi
olan ahmaklığın zararından kurtulur. Ahmaklar, bir adada mahzur kalmış insanlara
benzer. Bunlar kendi imkanları ile sahile çıkamaz. Tecrübeli bir kaptanın
gemisine binerlerse sahile kavuşurlar. Binmeyen sahile çıkamaz. Onun için
âlimlere uyan kurtulur. Hadis-i şerifte de, (Âlimler rehberdir, âlimlere uyun)
buyuruldu.