Abdullah bin Sebe kimdir? 22082002
Müslümanlar
arasında Eshab-ı kiram düşmanlığını ilk aşılayan Yahudi dönmesi Abdullah bin
Sebedir, “Sebeiyye” denilen sapık yolun kurucusudur.
Hz. Osman’ın halifeliği zamanında Yemen’den Medine’ye geldi. Ben müslüman oldum
dedi. Halifenin gözüne giremeyince, her yerde halifeyi kötülemeye başladı. Fitne
ve fesat çıkaracağı anlaşılarak Medine dışına çıkartıldı. O da gittiği Basra,
Şam ve Kufe’de de Halife Osman’ın aleyhindeki faaliyetlere devam etti. Eshab-ı
kiramın büyüklerine uygunsuz sözler söyleyerek bozgunculuk yaptıysa da fazla
taraftar bulamadı. Mısır’a gelerek cahilleri etrafına topladı. “Hz. İsa’nın
döneceğine inanıp da Hz. Muhammed’in döneceğine inanmayana şaşarım” dedi.
“Halifelik Hz. Ali’nin hakkıydı, Osman onun hakkına tecavüz ederek zalimlik
yaptı” dedi. Hatta Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer’in hilafete geçmeye hakları
olmadığını söyledi. Etrafına topladığı cahilleri isyana teşvik etti. İbni Sebe
ve taraftarlarının yaptığı fitnenin etkisinde kalarak Mısır ve Irak’tan
Medine’ye gelen isyancılar Hz. Osman’ı şehid ettiler. Hz. Ali zamanında da fitne
ateşini körüklemeye çalışan ibni Sebe, Kufe’ye giderek Hz. Ali’ye yaranmaya
çalıştı. Hz. Ali’ye “sen tanrısın” diyerek ona secde etti. Hz. Ali, onu Medayin
şehrine sürdü. Sebeiyye fırkası, Cemel ve Sıffin olayının hazırlayıcılarıdır. Hz.
Ali’yi de şehid ettiler. Hz.Ali şehid olunca; “O ölmedi, bulutlara yerleşti,
şimşek, yıldırım onun emri ile olmaktadır” derdi. Daha nice düzmece sözleri ile
cahilleri aldatıp Müslümanları içeriden yıkmaya çalıştı. (Rehber ansiklopedisi)
Yahudi İbni Sebe, 654’te Mısır’dan Medine’ye gelmiştir. (Müncid)
İbni Sebe Mısır’da isyana sebep oldu, ona inanan çapulcular, Osman’ı şehid etti.
(Kamusül alam)
Yahudiler Resulullahı zehirledikleri halde, öldüremeyince bu sefer müslümanların
arasında fitne çıkarmaya başladılar. İbni Sebe, her peygambere Allah tarafından
vasi verildiği ve Hz. Muhammed’in vasisinin Hz. Ali olduğu hakkında propagandaya
girişti. Mısır’dan Medine’ye gelmiştir. Hz. Ali’ye secde etmiştir. Hz. Ali de
onu Medayin şehrine sürmüştür. (İslam Ansiklopedisi)
Cemel Savaşını hazırlayan ibni Sebe’nin müslümanlığa karşı kazandığı zaferin bu
ikincisi idi. Daha önce Hz. Osman’a karşı hazırladığı isyanı kazanmıştı. (Kısası
Enbiyâ, Mir’atül’iber)
Hz. Osman halife iken, Abdullah bin Sebe isminde Yemenli bir Yahudi, Medine’ye
geldi. Halifeden yüz bulamayınca, Hz. Osmanı kötüledi. Halife de, bunu
Medine’den çıkardı. Bu da, Mısır’a gidip, halifeyi kötülemeye başladı. Çok
bilgili olduğundan, cahilleri etrafına topladı. (Her Peygamberin bir veziri var
idi. Peygamberimizin veziri de Ali’dir. Hilafet, onun hakkı idi. Osman, onun
hakkını elinden aldı) diye her yerde konuşmaya başladı. (Tarih-i Taberi)
Eshabı kiramı kötüleyenlerin ilki, Abdullah bin Sebe’dir. (İbni Mülcem Hz.
Ali’yi öldürmedi. Şeytan Ali’nin şekline girmişti. Şeytanı öldürdü. Ali,
bulutlar içindedir. Gök gürlemesi, onun sesidir. Şimşek, kamçısıdır) derdi. İbni
Sebe Yahudisinin sözlerine aldanan (Sebeciler), gök gürültüsü işitince, (Ey
emirel-müminin! Sana selam olsun) derler. (Reddi revafıd)
Sebeiyye sapık inanışını kuran, Abdullah bin Sebe adında Yemenli bir Yahudidir.
“Sen tanrısın” dediği için Hz. Ali bunu Medayin’e sürdü. (Tuhfe-i isna aşeriyye):
Eshabı kiramın hepsini sevenlere Ehl-i sünnet denir. Bir kısmını sevmeyenlere
Şii denir. Tamamına düşman olanlara Rafizi denir. Rafiziler, ibni Sebenin
yolundadır. (Cennet yolu ilmihali)