Cemâleddin-i Aksarâyî “kuddise sirruh” -1- 06/07/1999

Bu din, ilim dinidir


Cemâleddin Aksarâyî büyük âlim, evliyâ,
Onun irşâdı ile, nurla doldu bu dünya.


Güzel ahlâk sahibi, merhametli idi pek,
Geçirmişti ömrünü, dine hizmet ederek.


Bir günkü sohbetinde, buyurdu ki; (Bu hayat,
“Hayal”den ibarettir, değil gerçek, hakikat.


Şimdiden hazırlanın, ölüm ve sonrasına,
Zira bu ömür bir gün, mutlaka erer sona.


Ahiret hayatının, ebedi olduğunu,
Ahirette işlerden, hesap sorulduğunu.


İnsan iyi anlasa, mesele kalmaz, fakat,
Anlamadan ölürse, pişman olur o heyhat!


Ölüp kabre girince, der “Eyvah, ben ne yaptım?
Niçin bu hakikati, dünyada anlamadım?”


Bilmeden bu iş olmaz, bu din “İlim” dinidir,
Dini öğrenmek ise, “Amel etmek” içindir.


Amel de, “Allah için” yapılır ihlas ile,
Kullar beğensin diye, yapılırsa nafile.


Evlenmek, bir iş kurmak, yiyip içmek ve namaz,
Allah için olmazsa, hiçbir işe yaramaz.)


Bir gün de buyurdu ki; (Bu dünya nimetleri,
Fani ve geçicidir, aldatmasın sizleri.


Ve lâkin bu nimetler, “İslama uymak” için,
Yardımcı olurlarsa, olmazlar fena, çirkin.


Yani dünya kazancı, ahiret kazancına,
Vesile olur ise, minnettir hepsi cana.


Ahirete yardımcı olmayan dünyalıklar,
Şeker ile kaplanmış, “Zehir”i andırırlar.


Dışı şeker ise de, içinde zehir vardır,
Buna, ahmak olanlar, şeker diye aldanır.


Allah’ın bildirdiği, tiryak ile bu zehre,
İlaç yapmayanlara, yazık olsun bin kere.


Yani İslâmiyetin, ahkâmına uyarak,
Bu zehrin tedavisi, yapılmalı muhakkak.


Dünya işlerinizi, yaparken aynı anda,
Riayet ederseniz, dinin ahkâmına da,


Peygamberler yolunda bulunmuş olursunuz,
Ebedi seadete, böyle kavuşursunuz.


Şunu da biliniz ki, her günkü hadiseler,
Allah’ın takdiriyle, husule gelmekteler.


Yani her gün ne ile karşılaşıyorsak biz,
“Aradığımız şeyler” olarak görmeliyiz.


Ve hattâ çok sevinip, bulmalı bundan huzur,
Zira Hak teâlâya “Kulluk” da böyle olur.


Kul isek, kul olana, böyle olmak yaraşır,
Aksi halde kulluğu reddetmek anlaşılır.


Ne gelirse insana, dünyada bela ve dert,
Allahü teâlâdan, geliyor hepsi elbet.

 

Harama yaklaşmayın 07/07/1999

Cemâleddin Aksarâyî büyük bir veli idi,
Sohbeti insanlara, pek çok faideliydi.


Hiç noksan olmaz idi, tebessümü yüzünden,
Onu gören, bir anda, kurtulurdu hüznünden.


Bir gün de buyurdu ki; (En büyük düşmanınız,
Sizin içinizdedir, onunla uğraşınız.


O düşman, “Nefis”tir ki, içinizdedir her an.
Eğer kızacaksanız, ona kızın her zaman.


Çünkü o uğraşır ki, sizi soksun günaha,
Dünyada ondan ahmak, bir mahluk yoktur daha.


“Harama yaklaşmayın” buyuruyor Rabbimiz,
O ise haramlardan zevk alıyor bilâkis.


Dünyada iki şeyin kökü Cehennemdedir,
Bunlardan biri “Öfke”, ötekisi “Şehvet”tir.


Her kim yakalanırsa, bunlardan birisine,
O çeker o insanı, Cehenmemin içine.


İhtiyaçsız olmak da, azgınlığa yol açar
Azgın da ahirette, azaba olur duçar.


Nefsin esaretinden, kurtulmadıkça insan,
Zor olur kurtulması, ahiret azabından.)


Yine bir sohbetinde buyurdu; (Ey insanlar,
Hep günah işlemekle, geçiyor çok zamanlar.


Yalvarıp ağlıyarak, gözyaşları dökerek,
Lâzımdır kırık kalple, Allah’tan af dilemek.


Dua kabul olduğu bilininceye kadar,
Buna devam etmeli, gece gün aynı karar.


Size dua etse de, dost ve sevenleriniz,
Duayı bizatihi, yapın yine kendiniz.


Dostların duaları, olsa da yine fakat,
Dertlinin yalvarması lazımdır kendi bizzat.


İlaç almak, hastanın kendisine lâzımdır,
Gayrinin yapacağı, olsa olsa yardımdır.


Sözün özü şudur ki, ne gelse “Sevgili”den,
Gülerek karşılamak, lazımdır yine hemen.


Ondan gelen her şeyi, olsa da bela ve dert,
Hep tatlı gelmelidir, “Kulluk” da budur elbet.


“Seven” böyle olmazsa, tam olmaz bu sevmesi,
Ve hatta yalan olur, “Seviyorum” demesi.)


Yine bir sohbetinde, buyurdu ki; (Bir kimse,
Günah işlediğinde, pişmanlık duyar ise.


Bu hali, onun için, bulunmaz bir nimettir,
Zira bu pişmanlığı, “Tövbe etmek” demektir.


Eğer Allah korusun, olmazsa hiç üzülmek,
Hatta tatlı gelirse, ona günah işlemek.


“Günaha ısrar”dır ki, gayet fena bir iştir,
Bu hal, o kimse için, tehlikeli gidiştir.


Küçük günaha devam, olur günah-ı ekber
Büyük günaha devam, onu küfre sürükler.)