Atâ bin Meysere “kuddise sirruh” -1- 20/09/2000
Ölü gibi olmak!..
Bu zât bir sohbetinde buyurdu; (Dinde cihad,
Sıkıntılı bir iştir, onun için sabır şart.
Sabredenler kazanır, hizmette kızmak olmaz,
Eğer öfke olursa, muvaffak olunamaz.
Bunun çaresi ise “Ölü gibi” olmaktır,
Yâni bir ölü gibi, herkese davranmaktır.
Kötülük edene de, yapmalıdır iyilik,
Hakiki mü’min olan, yapamaz çünki kemlik.
Kim böyle davranırsa, bulur rahat ve huzur,
Hattâ ömrü uzayıp, bedeni sıhhat bulur.
Bunun için daima herkesi affediniz,
Hiç kimsenin aybını ifşâ eylemeyiniz.
Kim örtücü olursa, kulların günahını,
Allah da kıyamette örter onun aybını.
Nasıl davranmasını istersen Rabbin sana,
Sen dahî öyle davran, her zaman başkasına.
Merhametli olursan, merhamet olunursun,
Eğer zulüm yaparsan, sen de zulüm bulursun.
Müslüman, mütevâzı, alçak gönüllü olur,
Böyle davrandıkça da, bulur rahat ve huzur.)
Dediler; (Cehennemde sadece ateş mi var?)
Bu suale cevaben, şunları buyurdular.
“Zemherîr” diye bir yer vardır ki Cehennemde,
“Soğuk Cehennem” olup, pek şiddetlidir hem de.
Kâfirlere bir sıcak, bir soğuk, sonra sıcak,
Böylece çok şiddetli azablar yapılacak.
Zîra buyuruldu ki âyeti kerimede;
“Zemherir azabları mevcuttur Cehennemde.”
Son anda belli olur, “Kâfir” veya “Müslüman”,
Bunun için mühimdir son nefes, yâni son an.
Çok kimseler vardır ki, “Kâfir” yaşar bir ömür,
Lâkin son nefesinde, îman eder ve ölür.
Veyâhut bütün ömrü geçerse de îmanda,
Mâzallah kâfir olup, ölebilir son anda.
Lâkin son nefesteki, en son hâle bakılır,
Mahşerde, buna göre muamele yapılır.
Müslüman, büyük günah işlese de pek fazla
Üzüldüğü müddetçe, îmanı gitmez aslâ.
Günahı fütursuzca işler ise bir kimse,
Yâni buna üzülmez, aldırış etmez ise,
Ehemmiyet vermemiş olur ki o bu zaman,
Mâzallah kâfir olup, elde kalmaz o îman.
Müslüman, “Ben elbette mü’minim demelidir,
Bu hususta “İnşallah” bile dememelidir.
Gerçi son nefesteki îman söylendiğinde,
“İnşallah” kelimesi söylenebilirse de,
Bunda, şüphe mânâsı belki çıkacağından,
“Ben elbette mü’minim” demelidir her zaman.)
Atâ bin Meysere “kuddise sirruh” -2- 21/09/2000
Çetin günler...
Bu zât buyuruyor ki; (Namaz dinde direktir,
Yâni “Müslüman” demek, sanki “Namaz” demektir.
Hiç özrü olmaksızın, sırf tembellik ederek,
Beş vakit farz namazdan kazâya kalsa bir tek,
Cezâsı, af olmazsa Cehennemde yanmaktır,
Zîra Rabbin emrini, bu hafife almaktır.
Acele kazâ etmek lâzımdır o namazı,
Yoksa, zaman geçtikçe kat kat artar cezâsı.
Yâni o farz namazı kazâ edecek kadar,
Sonradan boş, müsait geçtikçe dakikalar,
Ateşte yanacağı müddet de çoğalır hep,
Öyleyse kul Rabbinden etmeli hayâ, edeb.)
Yine bir sohbetinde buyurdu; (Ey insanlar,
Bilin ki önümüzde gayet çetin günler var.
Ahirette herkese sual ve hesap vardır,
Zira Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:
“Nasıl ki sürüsünden mes’ul ise bir çoban,
Siz dahî mes’ulsünüz, çoluk çocuğunuzdan.”
Ayrıca ihlâs ile yapınki her ameli,
Mahşerde onlar size olsunlar faideli.
Rabbimiz buyurur ki; “Siz ibadetinize,
Hiç riyâ sokmazsanız, ben azab yapmam size.”
Yani “Tam ihlas” ile yaparsanız ibadet,
Niye azab edeyim ben size, etmem elbet)
Bir gün de buyurdu ki; (Dünya, amel yeridir,
Ücret alınacak yer, elbette âhirettir.
Sâlih, iyi işleri yapmaya uğraşınız,
Allah’ın beğendiği amelleri yapınız.
Bu ameller içinde, en üstünü “Namaz”dır,
Namaz, dînin direği, mü’minin mi’râcıdır.
O halde tam kılmalı Müslüman namazını,
Getirmeli yerine, edeb ve erkânını.
Yâni farzı, vâcibi, hattâ sünnet ve edeb,
Lâyık olduğu gibi hepsini yapmalı hep.
Rükû ve secdelerde, hem kavme ve celsede,
Dikkat etmek gerekir, elbet tumâninete.
Yâni bu dört mahalde, a’zâlar hareketsiz,
Kalmalı ki, buna çok dikkat eylemeliyiz.
“Tâdil-i erkân”a da dikkat eylemelidir,
Zira bunu yapanlar, kazanır büyük ecir.
Bu da, her bir a’zânın, sükûn ve tumâninet,
Bulunca, hareketsiz durmasıdır bir müddet.
Hanefî âlimleri, buna “Vâcib” demiştir,
Yapmayana azab ve tehdit bildirilmiştir.
İmâm-ı Ebû Yûsüf ve İmâm-ı Şâfii,
İse “Farz” demişlerdir, İmâm-ı Mâlik gibi.
Çok kimseler bunlara hiç dikkat etmiyorlar,
Böylece namazları elden kaçırıyorlar.)