ÎMANIN SIFATLARI
Ehl-i sünnet âlimleri diyor ki, îmanın sıfatları altıdır:
ÂMENTÜ BİLLÂHİ: Ben Allahü azîm-üş-şânın varlığına ve birliğine inandım, îman ettim.
Allahü azîm-üş-şân, vardır ve birdir.
Şerîki ve nazîri yoktur. (Ortağı ve benzeri yoktur).
Mekândan münezzehdir. (Bir yerde değildir).
Kemâl sıfatlariyle muttasıftır. Kemâl sıfatları vardır.
Ve noksan sıfatlardan berîdir. Onda bulunmaz.
Kemâl sıfatlar, Allahü azîm-üş-şânda bulunur. Noksan sıfatlar, bizlerde bulunur.
Bizlerde bulunan noksan sıfatlar, elsizlik ve ayaksızlık ve gözsüzlük ve hastalık ve sağlık, yimek ve içmek ve bunlara benzeyen bir çok şeylerdir.
Allahü azîm-üş-şânda bulunan sıfatlar, yer ve gökleri ve -havada, sularda, yer yüzünde ve toprak altında yaşamakta olan- türlü mahlûkatı yaratması ve aklımızın erdiği ve -aczimiz sebebiyle- birçoklarına ermediği, pek çok mahlûkları [yaratıkları] her an varlıkta durdurması ve cümle mahlûkatın rızkını vermesi ve diğer kemâl sıfatlardır. Kâdir-i mutlaktır. Her varlık, Allahü azîm-üş-şânın kemâl sıfatlarından bir eserdir.
Allahü azîm-üş-şân hakkında, bizlere bilmesi vâcib olan sıfatlar, yirmiikidir. Ve yirmiiki de, muhâl sıfatları vardır.
Vâcib, lâzım demektir. Bu sıfatlar, Allahü azîm-üş-şânda bulunur. Muhâl olanlar bulunmaz. Muhâl, vâcibin zıddıdır. Var olamaz demektir.
Allahü azîm-üş-şân hakkında bizlere bilmesi vâcib olan sıfât-ı nefsiyye birdir: Vücûd, yâni var olmaktır.
Allahü azîm-üş-şânın var olmasının, naklen delîli, Allahü teâlânın, (İnnenî enellâhü) kavl-i şerifidir. Aklen delîl ise, bu âlemleri halk eden [yoktan var eden], bir hâlık [yaratıcı], elbet mevcuttur, elbette vardır. Mevcut olmamak muhâldir.
Sıfât-ı nefsiyye demek; zat, onsuz ve O, zatsız tasavvur olunmaz, düşünülemez demektir.