ABDESTİ BOZAN ŞEYLER
ABDESTİ BOZAN ŞEYLER: Bu makamda yirmidört kadar beyan olunur:
1- Ardından çıkanlar.
2- Önünden çıkanlar.
3- Kurd ve ufak taş gibiler önden veya arkadan çıksa.
4- İhtikan ettirmek.
5- Kadınlar, doğum yerine akıttığı ilâc, geri gelse.
6- Bir kimse, kulağına akıttığı ilâc, ağzından çıksa bozar. [Kulağından veya burnundan çıksa bozmaz (Hindiyye).]
7- Bir adam, bevl yoluna tıkadığı pamuk, ıslanıp düşmüş olsa, [Pamuğun bir kısmı dışarda kalıp dış kısmı kuru ise, düşmedikçe bozmaz.]
8- Pamuk düşse ve dışarda kalan kısmı ıslanmış olsa.
9- Ağız dolusu kusmak. Balgam kusmak, çok olsa da, bozmaz. Uyuyan kimsenin ağzından gelen su, sarı da olsa temizdir.
10- Hastalık sebebi ile, gözünden yaş akmak bozar. Ağlamakla, soğan gibi şeylerin te'sîri ile akınca bozmaz.
11- Burnundan gelen kan, cerâhat, sarı su, delikten dışarı çıkmasa da bozar. Sümük necis değildir. Bozmaz.
12- Tükürdüğü tükrükte görülen kan fazla olursa.
13- Bir şeyi ısırdığında, ısırdığı yerde kan olursa ve kan, ağzına, dişine bulaşmış ise, abdesti bozulur. Bulaşmadı ise, bozulmaz.
14- Bir yerinde, kan çıkmış ve az da olsa dağılmış görmek, hanefîde bozar. Mâlikîde ve şâfi'îde bozmaz.
15- Çıplak hayvan üzerinde, dalgın uyuyup, yokuş aşağı inse.
16- Abdest aldım mı, almadım mı diye şek edip, zann-ı gâlibi, abdestsizlikte olsa.
17- Erler avreti ile çıplak iken kucaklaşsa.
18- Abdest âzalarından birini yıkamağı unutmuş, hangisini bilememiş olsa.
19- Bir yerinde bulunan kabarcıktan, kendiliğinden veya sıkınca cerâhat, kan ve sarı su dışarı çıksa.
20- Bir yerinde yarası var imiş, orta yerine sarı su, kan, cerâhat gibi necis sıvı birikmiş, sağlam yerine veya üstündeki pamuğa, sargıya bulaşmışsa bozulur. Yaradan, çıbandan çıkan renksiz su abdesti bozmaz denildi. Uyuz, çiçek [ve ekzema]lı olanların bu kavle uymaları câiz olur.
21- Bir yere dayanmış uyumuş, dayandığı şey alınsa, düşecek gibi olursa.
22- Rükû' ve sücûdü olan namazlarda, kendi ve yanındaki işitecek kadar gülmek. Eğer yalnız kendi işitecek kadar gülerse, yalnız namazı fâsid olur, abdesti bozulmaz.
23- Sar'ası tutsa, yâhut bayılsa.
24- Kulaktan, cerâhat, sarı su, kan gelse ve gusülde yıkaması lâzım gelen yere dek inerse.
Kimseye bâkî değildir, mülk-i dünya sîmü zer,
bir harap olmuş kalbi, tâmîr etmektir hüner.
Buna fânî dünya derler, durmayıp, dâim döner.
Âdem oğlu bir fenerdir, âkıbet birgün söner!