MÜSLİMÂNA KÖTÜ İSM TAKMAK
35 - Müslümana kötü ism takmak veya başkasının taktığı kötü ismi söylemek câiz değildir. Hadis-i şerifte, (Kötü ismi olan, bunu güzel isme çevirsin!) buyuruldu. Meselâ, Âsıye ismini, Cemile yapmalıdır. Müslümana güzel ism takmak câizdir. Çocuğuna, övücü ism koymamalıdır. Meselâ Reşîd, Emîn ismini vermemelidir. Muhyiddîn, Nûrüddîn gibi ismler de, yalan ve bid'at olur. Fâsıkları, câhilleri, mürtedleri böyle ismlerle çağırmak mekruhtur. Çünkü, bunlar, medh edici, övücü ismlerdir. Mecâz olarak da, söylenemezler. Kendi çocuklarına, bu ismleri tefe'ül ederek, uğurlu olmak için koymak, câiz olur denilmiştir. Sâlih oldukları meşhûr olan âlimleri bu ismler ile zikretmek câiz ve faydalıdır.
[İbni Âbidîn, beşinci ciltte buyuruyor ki, çocuğa konulacak ismler arasında en eftal olanı, Abdüllah, sonra Abdürrahmân, sonra Muhammed, sonra Ahmed, daha sonra İbrâhîmdir. Allahü teâlânın ismlerinden olan Ali, Reşîd, Azîz gibi ismleri de koymak câizdir. Fakat, bu ismleri söylerken hurmet etmek lâzımdır. Bilerek hurmetsizlik eden kâfir olur. Meselâ, ismi Abdülkâdir olana, Abdülkoydur demek, Hasen yerine Hasso, İbrâhîm yerine İbo demek, bu ismlerle alay etmek olur. Bu ismlerle alay etmek niyet edilmezse, küfür olmaz ise de, küfre benziyen şeyi söylemekten sakınmak lâzımdır. Çocuk, dünyaya gelip, hemen ölse, ism koymadan defnedilmez. Abdünnebî ismi câiz ise de, koymamak ihtiyâtlı olur. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri 1362 [m. 1943] de vefât edinciye kadar, İstanbulda, Bâyezid câmiinde, Salı, Perşembe ve Cumartesi günleri, ikindi namazından sonra, yirmibeş sene vaaz ve irşâd eyledi. Bir vaazında, (Veledin, vâlideyni üzerinde üç hakkı vardır: Doğdukta müslüman ismi koymak. Âkıl oldukta, kitâbet, ilim ve sanat öğretmek. Bâlig oldukta, tezvîc etmektir) buyurdu. Avrupada, Amerikada, din, edeb düşmanı olarak yetiştirilen soysuzlara, uydurma diploma vererek, profesör ism ve etiketi ile islâm memleketlerine gönderiyorlar. Bu câhil kâfirleri liselere, üniversitelere muallim ve profesör yapıyorlar. Bunlar, tuzaklarına düşen müslüman evlatlarını dinsiz, mezhepsiz yapıyorlar. Bunlar kolayca, hâin, kâtil, oluyorlar. Kızlarını, oğullarını bu mekteplere veren ana babalar, evlatlarını kendi elleri ile Cehenneme atmaktadırlar.]