Oruç Cenab-ı Hakkın emri olduğu için tutulur 

 

Cenab-ı Hak faydasız hiçbir şeyi emretmemiştir. Bunun için  bütün ibadetlerin bilinen veya bilinemeyen pek çok faydaları olduğu muhakkaktır.. Hak teâlânın elçileri olan peygamberler, insanlara iyi, güzel ve faydalı olan işleri emretmiş, çirkin ve zararlı olan iş ve davranışları yasaklamışlardır. Peygamberler temiz ve faydalı olan şeylerin helal ve meşru olduğunu anlatırken, pis ve zararlı olan işlerin haram ve yasak olduğunu haber vermişlerdir.

İbadet, Allahü teâlânın kullarından yapılmasını istediği işleri sırf Allah emri olduğu için yapmağa denilir. İbadet sadece ve yalnız Allah için yapılır. Başka amaçların öncelik kazandığı işler, ibadet olma niteliğini yitirir. Fakat burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir nokta, istisnasız bütün ibadetlerin insanlarca bilinen veya bilinemeyen pek çok faydaları olduğu gerçeğidir.

Dinimizin temelini teşkil eden namaz, oruç, hac ve zekat gibi dini emirler, bunları eda ve ifa gücüne sahip olanlarca sırf Allah buyruğu olduğu için yerine getirilir. Fakat bu meyanda insan maddi ve manevi sayısız yarar ve kazanç elde eder. Bedenen ve ruhen gerçekleştirdiği olumlu gelişmeler yanında kendisinin ve etrafının rahat ve huzuruna çok önemli katkılar sağlamış olur.

İbadetle meşgul olan insanların ibadetlerinin uhrevi karşılığını alabilmeleri için dikkat etmeleri ve üzerinde önem ve hassasiyetle durmaları gereken en ciddi işleri, niyetlerini ilahi rızanın dışına taşırmamaktır.

Mesela, Ramazan-ı Şerifte farz olan orucu tutarken kişinin maksat ve niyeti mutlaka Allah emrini yerine getirmek olmaktır. Orucu beslenme rejiminin bir uygulama aracı görerek dengeli beslenmeye niyetinde öncelikli bir yer vermeğe yeltenenler her ne kadar oruç tutuyor görüntüsü verseler de, gerçekte ibadet değil düzenli beslenme egzersizleri yapmış olurlar.

Ama niyetlerini Hak rızası yönünden saptırmayanlar hem uhrevi feyiz ve bereketlere, hem de sayısız dünya menfaatlerine birlikte sahip olmanın mutluluğuna ererler.