Namaz; hangi özürlerle vaktinden sonraya bırakılabilir? 15082003
Namazın önemi
çok büyük, dindeki yeri çok mühimdir.
Sevgili Peygamberimiz, hadis-i şeriflerinde buyurmuşlardır ki:
“İmandan sonra en büyük vazife, namaz kılmaktır.”
“Her peygamberin ümmetine son nefeste vasıyeti namazdır.”
“Namazın dindeki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir.” (Taberânî)
“Kılmayan perişân olur”
Namaz kılmak böyle mühim ve büyük bir ibâdet olduğu için terkedilmesi de çok
büyük günâhtır.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
“Namaz dinin direğidir, terkeden dinini yıkmış olur.” (Beyhakî)
“Namaz kılan, kıyâmette kurtulacak, kılmayan perişân olacaktır.” (Taberânî)
Namaz, çok önemli bir ibâdet olduğu için, namaz kılmayanın imanla ölmesi çok
zayıf bir ihtimaldir. Namaz kılmayanın kalbi kararır, o kişi diğer günahları
işlemekten de çekinmez.
İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:
“Namaz kılmak ve diğer ibâdetleri yapmak ancak müminlere kolay gelir. Kur’an-ı
Kerimde, meâlen “imân ve ibâdet etmenin, müşriklere güç geldiği” ve “namaz
kılmanın müminlere kolay geldiği” ifâde buyurulmaktadır. Namaz kılmamak, iman
zayıflığından ileri gelir. İmânın kuvvetli olmasının alâmeti, dinimizin
emirlerine, severek, kolaylıkla uymaktır.” [C.1, m.191, 289]
Cenneti isteyen namaz kılar
Namaz kılmamanın ne kadar büyük günah olduğunu bilen, ayakta duramayacak kadar
hasta olsa bile, mutlaka namaz kılar. Ateşin yaktığını bilen kimse, kendini
nasıl ateşe atar? Cehennemden kaçan, Cenneti isteyen namaz kılmaz mı?
Hadis-i şeriflerde, “Cenneti isteyip de, Allahın yasakladıklarından
kaçınmayan, isteğinde yalancıdır” ve “Cenneti isteyen, hayırlı işlere
koşar, Cehennemden korkan, haramlardan kaçar” buyuruluyor. (Beyhakî)
1- Namazı, dinî bir özür olmadan kazaya bırakmak, bilindiği gibi büyük
günahtır.
Namazı vaktinden sonraya bırakabilmek için, beş özür vardır:
a- Savaşta, düşman karşısında oturarak ve kıbleden başka tarafa dönerek
bile namaz kılmaya imkân yok ise, hayvan üstünde giderek de kılamazsa,
b- Misâfir, yolda hırsız, eşkıyâ, yırtıcı hayvana yakalanmamak için,
c- Annenin veya çocuğunun telef olacağı zaman ebenin ve âcil
ameliyâtlarda doktorun müdâhalesi gerektiğinde,
d- Unutmuşsa,
e- Uyuyup kalmışsa, namazı geciktirmek özür olur. Bunlara benzer bir özür
olmadan namazı kazaya bırakmak harâmdır, büyük günâhtır.
2-Sağlam bir kimsenin, gemi, tren, uçak ve otobüs gibi vâsıtalarda
farzları oturarak kılması câiz değildir. Ancak teyemmüm yapmak için gereken
özürlerle câizdir. (Halebî, Hâşiyetü Reddi’l-Muhtâr)
Zarûrî özürler şunlardır:
Malın, canın, hayvanın tehlikede olması, inince hayvanın veya hayvandaki veya
yanındaki eşyanın, malın çalınması, yırtıcı hayvan, düşman, yerde çamur olması,
yağmur olması, hastanın, inerken, binerken iyi olmasının gecikmesi veya
hastalığının artması, arkadaşlarının beklemeyip tehlikede kalması, indikten
sonra hayvana yardımcısız binememek gibi sebepler özür olur.
Böyle özürlerle, vâsıta içinde imâ ile namaz kılmak câiz olur. Namazda oturur
gibi yere veya koltuğun üzerine oturularak ve kıbleye dönülerek namaz kılınır.
Bildirilen özürler yoksa, oturarak vâsıtada namaz kılınmaz. Bilindiği gibi,
kıyâm (namazda ayakta durmak), namazın 12 farzından biridir. Şu halde namaz,
otobüslerin verdikleri molalarda kılınabilir. Yahut namazını olacak olan
müslüman, otobüsü durdurup namazını kılar. Otobüs durdurulamazsa, inilip namaz
kılındıktan sonra başka bir vâsıta ile gidilir. Aslında, otobüse binerken,
“namaz vakitlerinde yolda durursan, senin otobüsüne bineceğim” diye pazarlık
ederek binmelidir. Bu da yapılamazsa, diğer üç mezhebden biri taklid edilerek
iki namaz cem edilir.
Hanefî mezhebine göre, giden gemide farzları, şer’î bir özür yokken, oturarak
kılmak, iki imâma yani İmâm Ebû Yûsuf ve İmâm Muhammed’e göre câiz değildir. Baş
dönmesi özürdür.
Vapurda, otobüste ve trende
Deniz ortasında demirli gemi, rüzgârla çok sallanıyorsa, giden gemi gibidir. Çok
sallanmıyorsa, sâhile yanaşmışsa, farz namazları oturarak kılmak câiz olmaz.
Fıkıh kitaplarında, bütün bunlar teferruâtıyla anlatılmaktadır.
Giden gemide, namaza başlarken kıbleye karşı durmak ve gemi dönünce, kıbleye
dönmek gerekir.
Seferi olan bir müslüman, vapurda ve trende, farz namazda kıbleye karşı durup
secde yerinin yanına pusula koymalı, vapur ve tren döndükçe, kendisi kıbleye
karşı dönmelidir. Yahut başka birisi, sağa sola dön demelidir. Namazda göğsü
kıbleden ayrılırsa, namazı bozulur. Çünkü, vapur ve tren fıkhen ev gibidir;
hayvan gibi değildir. Yani hayvan üzerinde namaz kılmakla alâkalı, vapur ve
trende namaz kılmaktan farklı, başka hükümler vardır.
Otobüste, trende, dalgalı denizde kıbleye dönemeyenin, farz namazları câiz
olmaz. Bunlar, yolda seferî oldukları müddetçe, Mâlikî veya Şâfiî mezhebini
taklid ederek, iki namazı cem ederek kılabilirler.