Bütün mahlukatın en üstünü Muhammed aleyhisselamdır 23082002
Bilindiği gibi,
dinde inanılacak altı şeyden dördüncüsü, Allahü teâlânın Peygamberlerine
inanmaktır. İnsanları, Cenab-ı Hakk’ın beğendiği yola kavuşturmak, onlara doğru
yolu göstermek için gönderilmişlerdir. Peygamberlik; çalışmakla, açlık, sıkıntı
çekmekle ve çok ibâdet yapmakla ele geçmez. Yalnız Allahü teâlânın ihsânı,
seçmesiyle olur. İnsanların dünyâdaki ve âhiretteki işlerinin düzgün ve faydalı
olması için ve onları yanlış, zararlı işlerden koruyup, selâmete, hidâyete,
rahata ve saâdete kavuşturmak için, peygamberlerle, din gönderilmiştir.
Peygamberlere îmân...
Peygamberlere îmân etmek, aralarında peygamberlik bakımından hiçbir fark
görmeyerek, hepsinin sâdık, doğru sözlü olduğuna inanmak demektir.
Peygamberlerin her söylediği doğrudur. Onlardan birine bile inanmayan kimse,
hiçbirine inanmamış olur. Mesela son Peygamber Muhammed aleyhisselama inanmayan
bir kimse, bütün peygamberleri inkar eden kimse ile aynı durumdadır. Bütün
peygamberler, hep aynı îmânı söylemiş, hepsi ümmetlerinden aynı şeylere îmân
etmeyi istemişlerdir. Fakat ibâdet ve amelleri, yâni kalple, bedenle yapılması
ve sakınılması lâzım olan şeyleri farklıdır.
Farsça bir kelime olan “Peygamber”, lügatta, gönderilmiş zât ve haberci mânâsına
gelir. “Nebî” ve “Resûl” ise Arapçadır. Türkçede her üçü de kullanılmaktadır.
Resûl kelimesinin çoğulu Rusül, Nebi’nin çoğulu ise Enbiyâ’dır. Muhammed
aleyhisselam bütün nebilerin ve resullerin sonuncusudur.
İslâmiyette, bir terim olarak “Peygamber” demek, yaratılışı, huyu, ilmi, aklı,
zamânında bulunan bütün insanlardan üstün, kıymetli, muhterem bir zat demektir.
Hiçbir kötü huyu, beğenilmeyecek hâli yoktur. Çünkü Peygamberlerde “ismet”
sıfatı vardır. Yâni peygamber olduğu bildirilmeden önce ve bildirildikten sonra,
küçük ve büyük hiçbir günâh işlemezler. İstisnasız bütün peygamberler böyledir.
Bozuk bazı din kitaplarında yazılan yalan-yanlış ve onların şanlarına layık
olmayan şeyler onlara iftiradır. Peygamberlerin her söylediği doğrudur.
“Ülü’l-azm” peygamberler
Peygamberlik vazifelerini görmekte, peygamberlik üstünlüklerini taşımakta, bütün
peygamberler müsâvidir, eşittir. Fakat peygamberlerin, birbirleri üzerinde,
şerefleri, üstünlükleri vardır. Meselâ, ümmetlerinin çok olması, gönderildikleri
memleketlerin büyük olması, ilim ve mârifetlerinin çok yerlere yayılması,
mûcizelerinin daha çok ve devamlı olması ve kendileri için ayrı kıymetler ve
ihsânlar bulunması gibi üstünlükler bakımından, âhir zaman peygamberi Muhammed
aleyhisselâm, bütün peygamberlerden daha üstündür. “Ülü’l-azm olan peygamberler,
böyle olmayanlardan ve resûller de, nebîlerden daha üstündürler.
Peygamberlerin sayısı bizlere tam olarak bildirilmemiştir. 124.000’den çok
oldukları meşhurdur. Bunlardan 313 (veya 315) adedi “Resûl”dür. Bunların içinde
de “Ülü’l-azm” denilen altısı daha yüksektir. Ülü’l-azm peygamberler, Âdem, Nûh,
İbrâhim, Mûsâ, Îsâ ve Muhammed Mustafa hazretleridir. Bunların üstünlük sırası
şöyledir: Habîbullah Muhammed aleyhisselâm, Halîlullah İbrâhîm aleyhisselâm,
Kelîmullah Mûsâ aleyhisselâm, Rûhullah Îsâ aleyhisselâm, Safiyyullah Âdem
aleyhisselâm, Neciyyullah Nûh aleyhisselâm.
Meşhur otuzüç peygamber
Peygamberler arasında otuz üç adedi meşhurdur. Bunların adları: Âdem, İdrîs, Şît
(veya Şîs), Nûh, Hûd, Sâlih, İbrâhim, Lût, İsmâil, İshak, Yâkûb, Yûsüf, Eyyüb,
Şu’ayb, Mûsâ, Hârun, Hıdır, Yûşa’, İlyâs, Elyesâ’, Zülkifl, Şem’un, İşmoil,
Yûnus, Dâvûd, Süleyman, Lokmân, Zekeriyyâ, Yahyâ, Uzeyr, Îsâ (bin Meryem),
Zülkarneyn ve Muhammed aleyhi ve aleyhimüssalâtü vesselâmdır.
Bunlardan, yalnız yirmi sekizinin isimleri Kur’ân-ı kerîmde bildirilmiştir. Şît,
Hıdır, Yûşa, Şem’ûn ve İşmoil’in isimleri sarahaten bildirilmemiştir. Bu yirmi
sekizden Zülkarneyn, Lokmân ve Uzeyr’in peygamber olup olmadıkları kesin belli
değildir. Yani bunlar hakkında nebi diyenler olduğu gibi, veli diyenler de
vardır. Zülkifl aleyhisselâmın ikinci adı Hazkıl’dır. Bunun İlyâs veya İdrîs
yâhut Zekeriyyâ olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır.
Son peygamber
Bütün bu peygamberlerin sonuncusu, Muhammed aleyhisselâmdır. O’nun dîni bütün
dinleri nesh etmiş, yürürlükten kaldırmıştır. O’nun kitabı, geçmiş kitapların en
iyisidir. O’nun getirdiği din kıyâmete kadar bâkîdir. Kimse tarafından
değiştirilemeyecektir. Kıyametin kopmasına yakın Îsâ aleyhisselâm gökten inecek
ise de, O’nun dîniyle amel edecek, yâni O’nun ümmeti olacaktır.
Makalemizin sonunda bir defa daha belirtelim ki Peygamberler, üstünlük sırasına
göre dört makamda (derecede) bulunurlar. Bunlar aşağıdan yukarıya doğru şöyle
sıralanırlar:
1) Nebîler, 2) Resûller, 3) Ülü’l-azm peygamberler; bunlar altı tâne olup
gönderiliş sırasına göre Âdem, Nûh, İbrâhim, Mûsâ, Îsâ ve Muhammed
aleyhimüsselâmdır. 4) Hâtemü’l-enbiyâ ve’r-rusül; Peygamberlerin en üstünü ve
sonuncusu olan Muhammed aleyhisselâmdır.
Mahlûkların yaratılmasına sebep olan ve Âdemoğullarının en üstünü, en şereflisi,
en kıymetlisi bulunan Muhammed aleyhisselâm, Habîbullah’tır. Onun Habîbullah (Allahü
tealanın en çok sevdiği kimse) olduğunu, büyüklüğünü ve üstünlüğünü gösteren
şeyler sayılamıyacak kadar çoktur. İnşaallah bir başka makalemizde de onları ele
alırız.