KURBAN VE ADAK

Kurban kesmek vaciptir

Sual: Kurban kesmek vacip midir?

CEVAP

Mukîm olan, âkıl-bâlig, hür ve müslüman erkek ve kadının ihtiyâç eşyasından fazla nisâb miktarı, malı veya parası varsa, Kurban bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kesmeleri vâcib olur.

Kurban, davar [koyun, keçi], sığır [manda, inek, dana, öküz, boğa ] veya deveyi, Kurban bayramının ilk üç gününde, kurban niyeti ile kesmek demektir. Kurban, dünyada vacip vazifesini yerine getirmiş olmak ve ahiretteki sevabına nail olmak için kesilir. (Gıyâsiyye)

Yalnız, Peygamber efendimize mahsus farzlar ve haramlar vardır. Mesela şiir söylemek, ona haram ve kurban kesmek farz idi. (Mevahib-i Ledünniyye)

Kurban nisâbı nedir?

Sual: Kurban kesmede zenginliğin ölçüsü nedir?

CEVAP

İhtiyâcı olan eşyâdan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisâbı kadar malı veya parası bulunan müslümanın kurban kesmesi vâcibdir.

Kurban nisâbı hesâbına katılacak malın, ticâret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da lâzım değildir.

İhtiyâç eşyâları kurban nisâbına dahil edilmez. Yanî sadece aşağıda bildireceğimiz şeyleri bulunan kişinin kurban kesmesi vâcib olmaz. Bunlar, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl üç kat elbise, evde kullanılan eşyâ ve âletler, binecek vâsıtası, meslek kitapları ve ödenecek borçlardır. Ticâret için olmıyan, ihtiyacından artan eşyâ, kirâdaki evler, evindeki kullanılmayan fazla ev eşyâsı, sanat ve ticâret âletleri, ihtiyâç eşyâsı sayılmaz. Yanî, bunlar, kurban nisâbına dahil edilir. Hepsi hesaplanınca 96 gr altın değerinde olursa, böyle kimsenin kurban kesmesi vâcib olur. Kadınların incisi ve her çeşit süs, zînet eşyâsı kurban nisâbına katılır. Evde kullanılan tabanca, teypler, kasetler, kıymetli dînî levhalar, avizeler kurban nisâbına dâhil edilmez. Bunlar kullanılan eşyâdır.

Kurban kesmenin vacip olmasında, bayramın üçüncü gününe itibar olunur. Bayramın ilk günü, zengin-fakir, mukim-misafir, akıllı-deli, baygın-ayık olmaya bakılmaz. Bayramın üçüncü günü yukarıdaki şartlar mevcutsa, kurban kesmek vacip olur. (R. Muhtâr, Bedâyi, Kâdîhân)

Çeyiz ve kurban

Sual: Nisâbın üstünde çeyizi olanın kurban kesmesi gerekir mi?

CEVAP

Evde kullanılmıyan eşyâlar nisâbın üzerinde olursa, kurban kesmek vâcib olur. Çeyiz olarak alınan eşyâlar, kimin ise, o kurban keser. Baba, çeyiz olarak aldığı hâlde, kızına hediye etmemişse, çeyiz hâlâ babanın malıdır. Babanın kurban kesmesi gerekir. Hediye etmişse, kızının kesmesi gerekir. (Hindiyye)

Kullanılmıyan eşyalar

Sual: Evlenince kullanmak üzere buzdolabı, dikiş makinası, halı gibi ev eşyâları aldım. Şimdi kullanmıyorum. Değerleri nisâbın üstündedir. Borcum da yoktur. Kurban kesmem vâcib midir?

CEVAP

Evet zengin sayılıyorsunuz, kurban kesmeniz vâcib olur. (R. Muhtâr)

Ev eşyâsı ve kurban

Sual: Evimizde birçok giymediğimiz eski elbise vardır. Kullanmadığımız kapkacak, dolap gibi eski ev eşyâları da var. Bunları kurban nisâbına dahil edecek miyiz?

CEVAP

Her yıl 3 kat elbise ihtiyâç eşyâsıdır. Fazlası eski de olsa nisâba dahil edilir. Kullanılmıyan eski ev eşyâları, kapkacak da, kurban nisâbına dahil edilir. (R.Muhtâr)

Üç kat elbise

Sual: Kurban nisâbına 3 kat elbise katılmıyor. Onun dışındakilerle kullanılmamış eşyalar katılmaktadır. Üç kat elbiseden maksat nedir?

CEVAP

Üç kat elbise demek, üç ceket, üç pantalon, bir palto, üç gömlek, üç atlet, üç don ve bir kazak demektir. Bundan fazla olanlar kurban nisâbına katılır.

Serilmiyen halılar

Sual: İhtiyâç eşyâsından fazla olarak serili olmayan halı ve kullanmadığım ev eşyâlarının değeri nisâbın üzerindedir. Fakat param yoktur. Kurban kesmem lâzım mıdır?

CEVAP

Bahsettiğiniz eşyâlar, zekâtta nisâba katılmaz, fakat kurbanda katılır. Bu bakımdan ödünç para bulup kurban kesmek gerekir. (Gurer)

Zengin kimse, elinde parası olmasa da, ödünç alarak veya herhangi bir malını satarak kurban kesip büyük sevaba kavuşmalıdır. (Hindiyye) 

Evi olan kadın

Sual: Bir kadının bir evi olsa, kendisi o evde kocası ile otursa veya oturmasa, o kadının kurban kesmesi gerekir mi?

CEVAP

Bir evi olan kadın, zengin sayılır, içinde otursa da, oturmasa da, kurban kesmesi gerekir. Bir evi olan erkek zengin sayılmaz. Biri yazlık, diğeri kışlık iki evi olanın kurban kesmesi gerekir. (R. Muhtâr)

Dinen zengin

Sual: Dinen kime zengin denir? Miras malı nisaba katılır mı? 

CEVAP

Fıtra ve kurban nisâbına malik olana zengin denir. Bunun fıtra vermesi vacip olur. Mükellef ise, yani âkıl, bâlig ve mukim ise, yalnız kendisi için kurban kesmek de vacip olur. Bunun zekât alması haram olur ve fakir olan kadın mahrem akrabasına ve çalışamıyan fakir erkek akrabasına yardım etmesi vacip olur.

Miras ve mehir malları, nisâb hesabına katılır. Nisâb miktarı malı teslim aldıktan bir yıl sonra yalnız o yılın zekâtı verilir. (Hindiyye) 

İlim kitapları

Sual: Borç ve alacağım çoktur, nasıl hesap edeyim? İlim kitapları nisaba dahil edilir mi?

CEVAP

Borçlar alacaklardan ve mevcut maldan çıkarılır. Kalan alacaklar, zekâtta olduğu gibi, kurban nisâbına, dahil edilir. (Cevhere)

Nisâb değerinde Mushafı, hadis, fıkıh ve diğer ilim kitapları bulunan kişi, bunları okuyorsa, nisâba dahil etmez. Okumuyorsa, okumayı bilmiyorsa, dahil eder. (Hindiyye) 

Altın ve gümüş ile

Sual: Kurban nisabı ve eşyaların kıymeti ne ile tesbit edilir?

CEVAP

Kurban nisâbı ve eşyanın kıymeti, altın ve gümüş ile tesbit edilir. (Keşf-i rümûz) 

İhtiyaç eşyası

Sual: İhtiyaç eşyası ne demektir?

CEVAP

İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl 3 kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve aletler, hizmetçiler, binecek vasıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlarıdır. Bu eşyanın mevcut olması şart değildir. Eğer mevcut iseler, zekât, fıtra ve kurban için nisâb hesabına katılmazlar.

Ticaret için olmıyan, ihtiyacından artan eşya, kiradakı evler, evindeki süs eşyası, yere serili olmıyan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, sanat ve ticaret aletleri, burada ihtiyaç eşyası sayılmaz. Bunlar fıtra ve kurban için, nisâb hesabına katılır. Oturduğu ev büyük olsa, ihtiyacından fazla, kullanılmayan odaları olsa, nisâba katılmaz. (R. Muhtâr)

Çocuğun malından kurban

Sual: Babanın çocuğunun malından da kurban kesmesi gerekir mi? Bunak'ın hükmü nedir?

CEVAP

İmam-ı Muhammed’e göre, babanın, çocuğu için, çocuğun malından da kurban kesmesi gerekmez. Deli ile bunak, çocuk hükmündedir. Büyük çocuk ve hanımdan izinsiz, onlar adına kurban kesilmez. (Kâdîhân) 

Güç geçinen zengin

Soru: Evin, dükkânın bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamıyan kimse zengin sayılır mı, kurban kesmesi lazım mı?

CEVAP

Tarlasından aldığı mahsûl veya tarlanın, evin, dükkânın [atelyenin, kamyonun] bir senelik kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve kul borcunu karşılamıyan kimse, imam-ı Muhammed’e göre fakirdir. Fetva da böyledir. Şeyhayn’e [İmam-ı a’zamla imam-ı Ebu Yusuf’a] göre zengin sayılır. Çünkü, mülkü olan tarlanın ve bu demirbaş malların değeri, ihtiyacını karşılar ve nisâb kadar da artar. Bunun kirayı her alışta, bir miktar ayırıp, biriktirerek fıtra vermesi ve kurban keserek büyük sevaba kavuşması gerekir. Böyle bir kimse, fıtra vermez ve kurban kesmezse, imam-ı Muhammed’e göre, günahtan kurtulur. Tarlasından hiç mahsûl almıyan, kiraya da veremiyen kimse ve ihtiyacından fazla malı olup da, parası bulunmayan kimse, imam-ı Muhammed’in ictihadına uyarak, fıtra vermez ve kurban kesmez. Verir ve keserse, ikinci ictihada göre, fıtra ve kurban sevabına kavuşur.
           Aldığı kira ile güç geçinen kişi, nisâba malik ise, para biriktirip, fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından biriktirip gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece, fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Aile efradı çok olup güç geçinenin, kurbanın etini evinde bırakması müstehabdır. (Hülâsa)

Sefere çıkmak

Sual: Kurban nisâbına mâlikim. Fakat durumum müsâit değildir. Kurban kesmem, maddî yönden sıkıntıya düşmeme sebep olacaktır. Bu bakımdan, kurban kesme mükellefiyetinden kurtulmak için bayramdan önce sefere çıksam, kurban kesme mecburiyetinden kurtulur muyum?

CEVAP

Evet kurtulmuş olursunuz. Fakat kurban kesmek çok sevâb olduğu için, mecbur kalmadıkça, bahsettiğiniz yola girmemelidir. (Mevkűfât)

Bayramın 3. günü

Sual: Bayramın ilk günü, Ankara’ya gideceğim. Orada seferî iken kurban keseceğim. 3. günü İstanbul’a gelip mukîm olacağım. Tekrar kurban kesmem vâcib olur mu?

CEVAP

Üçüncü günü mukîm olunca, tekrar kesmek vâcib olur. (R.Muhtâr)

Bayramda seferî olmak

Sual: Bir zengin, bayramın birinci günü kurban kesmeden sefere çıksa günâha girer mi? Kesip çıkarsa vâcib sevâbı alır mı?

CEVAP

Hayır girmez. Bayramın birinci veya ikinci günü kurban kesip, sefere çıkarsa vâcib sevâbı alır. (M. Enhür)

Bir zengin, kurban kesmek niyetiyle bir koyun satın aldıktan sonra, sefere çıksa ve bayramın üçüncü günü seferî olursa, o koyunu kurban etmesi gerekmez. Fakir ise, sefere gitse bile, [bir kavle göre] o koyunu kurban olarak kesmesi gerekir. (Bedâyi)

Bu bakımdan zengin olan kimse, sevaptan mahrum kalmamak için seferî de olsa kurban kesmelidir. Kendi kesemezse, kesen birine vekâlet verip kestirmelidir. Zengin, bayramın birinci veya ikinci günü, kurbanını kesmeden sefere çıkarsa, bayramın üçüncü günü seferde olduğu için günaha girmiş olmaz.

Bayramın birinci veya ikinci günü kurbanını kesip sefere çıkarsa, vacip sevabı alır ve üçüncü günü seferden dönse, artık kendisine tekrar kurban kesmek gerekmez. Eğer kesmeden çıkarsa, seferde kesmiş olsa bile, üçüncü günü mukim olunca, kesmesi gerekir. (M. Enhür)

Seferdeki vekil

Sual: Mukîm bir zengin, seferdeki bir vekile kurban kestirse, vâcib sevâbı alır mı?

CEVAP

Evet vâcib sevâbı alır.

Sefere çıkarken

Sual: Zenginim. Sefere çıkarken kurbanımı kesmek için birini vekil ettim. Gittiğim yerde mukîm olsam, vekilin, ben mukîm iken kestiği hayvan vâcib kurban olur mu?

CEVAP

Evet. Sefere çıkarken kurbanını kesmek için birini vekil eden zengin, gittiği yerde mukim olsa, vekilin kestiği hayvan, vacip kurban olur. Çünkü zengin mukimdir ve vekâletle istediği şehirde kestirebilir.

Hacca giderek, orada 15 günden fazla kalan kimsenin, mukim olduğundan dolayı, kendisine kurban kesmesi vacip olacağı için, bayram kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye’deki bir yakınına vekâlet verip kestirebilir. Fakat şükür kurbanını Harem’de kesmesi gerekir, vekâletle Türkiye’de kestiremez. (R. Muhtâr) 

Seferde iken kurban

Sual: İstanbul’a temelli yerleştik. Bayramda memleketim olan Sivas’a gidip orada kurban kesmemde mahzûr var mıdır?

CEVAP

Hiç mahzûru yoktur. İstanbul’a temelli yerleşmekle Sivas, vatan-ı aslî olmaktan çıkar. 15 günden az kalmak üzere Sivas’a gidince orada seferî olursunuz. Seferde, zengine, kurban kesmek gerekmez, keserse çok sevâb alır. Bu kurban da Sırat üstünde binek olur.    

Fakir bir kimse

Sual:  Fakir bir kimse, bayramın birinci veya ikinci günü, bir kurban kesse, bayramın üçüncü günü zengin olsa, bir kurban daha kesmesi mi lazım?

CEVAP

Evet. Bir kurban daha keser. (Bedâyi, Hindiyye)

Bezzaziyye gibi muteber eserlerde, sonradan gelen âlimler, “Fakir, bayramın birinci günü kurban kesse, üçüncü günü zengin olsa, tekrar kurban kesmesi gerekmez” demişlerdir. (İbni Abidin)  

3.gün büluğa erse

Sual: Bayramın 3.günü bir çocuk büluğa erse kurban keser mi?

CEVAP

Bir çocuk, bayramın üçüncü günü bülûğa erse, diğer şartlar da varsa, onun kurban kesmesi vacip olur.  

3.gün ölse

Sual: Bir kimse, bayramın üçüncü günü ölse, ona kurban vacip olup, kurban borcu ile ölmüş olur muydu?

CEVAP

Hayır. Ona kurban vacip olmaz, kurban borcu ile ölmüş olmaz. 

3.gün ayılsa

Sual: Baygın iken, bayramın 3.günü ayılan kurban keser mi?

CEVAP

Baygın iken, bayramın üçüncü günü ayılanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacip olur. Bayramın üçüncü günü bayılıp, güneş battıktan sonra ayılan zenginin kurban kesmesi vacip olmaz. Yani borç üzerinden düşer. 

3.gün zengin olsa

Sual: Bayramın 3.günü zengin olan kurban keser mi?

CEVAP

Önceleri fakir iken, üçüncü günü zengin olanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacip olur. Fakir bir kimse, bayramın üçüncü günü ikindiden sonra da zengin olsa, kurban kesmesi gerekir. 

3.gün mukim olan

Sual: Bayramın 3.günü mukim olan kurban keser mi?

CEVAP

Seferî iken, bayramın üçüncü günü mukim olanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacip olur.  

3.gün sefere çıkan

Sual: Bayramın 3.günü sefere çıkan kurban keser mi?

CEVAP

Mukim iken, bayramın üçüncü günü sefere çıkanın, kurban kesmesi vacip olmaz. Daha önce kesmişse, vacip sevabı alır. Kesmemişse, sefere çıktığı için borç üzerinden düşer. 

3.gün hür olan

Sual: Bayramın 3.günü hür olan kurban keser mi?

CEVAP

Esir iken, üçüncü günü hür olanın, diğer şartlar da varsa, kurban kesmesi vacip olur. Hür iken, bayramın üçüncü günü esir olup, güneş batana kadar esir kalanın kurban kesmesi vacip olmaz. 

Terviye ve Arefe günleri

Sual: Terviye ve Arefe gününün önemi nedir?

CEVAP

Terviye, Arefe gününden bir önceki güne denir. O gün oruç tutmak iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Terviye günü oruç tutan ve günah söz söylemiyen Müslüman kimse, cennete girer.) [Râműz]

(Terviye günü oruç tutmak, bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve cihâd için gönderilen bin ata bedeldir.) [Ebülberekât]

Kıymetli geceye kendinden sonra gelen günün ismi verilir. Fakat Arefe ve Kurban bayramının üç gecesi böyle değildir. Bu dört gece, bugünleri takip eden gecelerdir.

Arefe, yalnız Zilhiccenin 9. günüdür. Başka güne Arefe denmez.

Arefe günü yapılacak iş

1- Arefe günü sabah namazından, Kurban bayramının dördüncü günü ikindi namazına kadar, erkek-kadın herkesin, cemaatle kılsın, yalnız kılsın, 23 vakit farz namazda selam verir vermez, (Allahümme entesselam...) demeden önce, bir kere, vacip olan teşrik tekbirini söylemeli, yani, (Allahü ekber, Allahü ekber. Lâ ilâhe illallah. Vallahü ekber, Allahü ekber ve lillahil-hamd) demelidir. Camiden çıktıktan veya konuştuktan sonra, artık okumak gerekmez. (Halebî)

2- Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir. Ayrıca geçmiş ve gelecek yılda yapılan tevbelerin kabul olmasına da sebep olur. Oruç tutmak her zaman iyidir. Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselamdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.) [R. Nâsihîn]

(Oruç tutan kimsenin uykusu ibadet, sükutu tesbih, duâsı makbul ve günahı affolmuştur. Ameline de kat kat sevap verilir.) [Taberânî]

(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberânî]

(Aşure günü orucu bir yıllık, Arefe günü orucu da, iki yıllık [nafile] oruca bedeldir.) [T. Gâfilîn]

(Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir.) [T. Gâfilîn]

(Arefe günü [Besmele ile] bin İhlâs okuyan kimsenin günahları affedilir ve duâsı kabul olur.) [Ebûşşeyh]

(Arefe günü tutulan oruç, biri geçmiş, biri de, gelecek yılın günahlarına kefaret olur.) [Müslim]

[Bu oruç, geçmiş ve gelecek yılda yapılan tevbelerin kabul olmasına yarar.]

(Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allahın kıymet verdiği bir gündür.) [Deylemî]

(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan mağfiret olur.) [Taberânî]

(Şeytan, Arefe gününden başka bir günde daha zelil, rezil, hakir ve kinli görülmez.) [I. Mâlik]

(Allahü teâlâ, Arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olan kimseyi affeder.) [Gunye]

(Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan duâ, reddolmaz. Fıtr ve Kurban bayramının birinci gecesi, Berât ve Arefe gecesi.) [İsfehânî]

3- Bugünü fırsat bilip duâ etmeli! Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Duânın faziletlisi, Arefe günü yapılanıdır.) [Beyhekî]

4- Çok değerli bir gün olduğu için, Arefe gününü ibadetle, zikir ve fikirle geçirmeye, insanlara iyilik etmeye çalışmalıdır! Peygamber efendimiz, (Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allahü teâlânın kıymet verdiği bir gündür) buyurdu. (Deylemî)

Hürmet etmek, günah işlememekle olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Arefe günü, kulağına, gözüne ve diline sahip olan magfiret olur.) [Taberânî]

Kulağına sahip olmak, gıybet, müzik gibi haram olan şeyleri dinlememek demektir. Eğer biz istemeden kulağımıza gelmişse, bize günah olmaz.

Gözüne sahip olmak da, haram olan şeylere bakmamak ve mubah olarak baktığı şeylerden ibret almak demektir.

Diline sahip olmak ise, yalan söylememek, gıybet etmemek, kötü söz söylememek, hatta boş şey konuşmamak, kimseyi dili ile incitmemek demektir. Bunlara riayet eden Arefe gününü değerlendirmiş olur.

Arefe gecesini de değerlendirmelidir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

(Arefe gecesi ibadet eden, cehennemden azat olur.) [S. Ebediyye] 

Kurbanın önemi

Sual: Kurban kesmenin önemi nedir?

CEVAP

Kurban nisâbına mâlik olan kimsenin kurban kesmesi vâcibdir. Zarûretsiz kurban kesmemek günâh olur.Kurban kesmesi vâcib iken, içindekilerin kurban kesmediği ev, inliyerek, sâhibine bedduâ edip, “Kurban kesmediğin gibi Cenâb-ı Allah sana iyilik yapmayı nasîb etmesin!” der. O ev, o yıl belâlara düçâr kalır. Kurban kesenin evi ise, memnun olur, sâhibine hayır duâ eder. Bu bakımdan kurban kesmeyi bir nimet bilmelidir! Kurban kesen, kendini cehennemden azat etmiş olur.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Cimrilerin en kötüsü kurban kesmiyendir.) [S.Ebediyye]

(Hâli vakti yerinde olup da kurban kesmiyen, namaz kıldığımız yere gelmesin!) [Hâkim]

(Kurbanın postunun her kılına ve her parçasına bir sevâb vardır.) [Hâkim]

(Kurbanlarınız, semiz olsun. Onlar, Sırâtta bineklerinizdir.) [Zâd-ül mukvîn]

(Kurbanın derisindeki her tüy sayısınca size sevâb vardır. Kanının her damlası kadar mükâfat vardır. O sizin mîzânınıza konacaktır. Müjdeler olsun!) [İbni Mâce]

(Kurbanlarınızı gönül hoşluğu ile kesin! Çünkü hiç bir müslüman yoktur ki, kurbanını kıbleye döndürüp kessin de, bunun kanı, boynuzu, yünü, her şeyi kıyâmette kendi mîzânına konan sevâbı olmasın!) [Deylemî]

(Sevâb umarak kurban kesen, Cehennemden korunur.) [Taberânî]

(Kurban bayramında yapılan amellerden Allahü teâlâ katında kurban kesmekten daha kıymetlisi yoktur. Daha kanı yere düşmeden Allahü teâlâ , onu muhâfaza eder. Onunla nefsinizi tezkiye edin, onu seve seve kesin!) [Tirmizî]

(Kurbanların en hayırlısı boynuzlu koçtur.) [İbni Mâce]

(Akrâba ziyâreti hâriç, kurban bayramında, kurban kesmekten daha iyi amel yapılamaz.) [Taberânî]

(Yâ Fâtıma, kurbanının yanına git! Kesilirken orada bulun! Yere akacak ilk kan damlası ile, geçmiş günâhların affedilir.) [İbni Hibbân]

(Kesilen kurban, Kıyâmette, etiyle, kanıyla 70 kat büyüyerek mîzâna konur.) [İsfehânî]

Resulullah için kurban

Sual: Peygamber efendimiz için kurban kesmek olur mu, nasıl niyet edilir?

CEVAP

Resulullah için de kurban kesmek müstehabdır ve çok sevaptır

Resulullah iki kurban keserdi. Biri kendisi için, biri de ümmeti için idi. Kestiği iki kurban için, (Biri kendim ve evlatlarım için, biri de kurban kesemiyen ümmetim için) buyurdu. (İbni Âbidîn)

Resulullah efendimiz, Veda haccına giderken yüz kurbanlık deve götürdü. altmışüçünü kendi kesti. Sonra bıçağı Hz. Ali’ye verdi. Geri kalanı o kesti. Böylece 63 yıl yaşayacağına işaret etmiş oldu. (Cevhere, Ruh-ul-beyân)

Bir kimse, biri adak, biri akika, biri vacip olan bayram kurbani, biri nafile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için kurban kesmek istese, bir inek alıp kesebilir.

Peygamber efendimiz için kurban keserken, “Allah rızâsı için kurban kesmeye ve sevâbını Resûlullah efendimize hediye etmeye” diye niyet edilir. (Bedâyî)

Kurbanlık hayvanlar

Sual: Hangi hayvanlardan kurban olur, hangilerinden olmaz?

CEVAP

Davar, sığır ve deveden kurban olur. Başka hayvanlardan kurban olmaz. Davar denince koyun, keçi; sığır denince inek, boğa, manda, dana anlaşılır. Dişi hayvan da, erkek hayvan da kurban edilebilir.

Koyunun erkeği ve beyazı siyahından çok olanı, keçinin dişisi daha sevâbdır. Boynuzu kırık veya boynuzsuz, uyuz, burulmuş olan kurban câizdir. Koyunun, keçinin, bir yaşını, sığırın iki, devenin beş yaşını geçmiş olması lâzımdır. Altı ayı geçmiş kuzu, iri ve semiz ise câiz olur.

Bir gözü görmiyen, topal olup yürüyemiyen, dişlerinin yarısı yok olan, gözünün, kulağının veya kuyruğunun çoğu olmıyan, bir ayağı kesilmiş olan, çok zayıf olan hayvan kurban olmaz. (Mevkûfât) 

Kurban ortakları

Sual: On kişi 10 ineğe ortak olup, kurban kesebilir mi?

CEVAP

Bir ineği, ancak 7 kişi kesebilir. Yediden fazla kişi, bir veya daha fazla, meselâ 10 ineğe ortak olamaz. Çünkü hiçbirinin hissesi yedidebirden az olamaz. Her ortağın her hayvanda hissesi vardır. 10 kişinin 15 ineği, kurban etmek için, ortak satın almaları câiz olmaz. Çünkü 10 kişi, 15 ineğin her birine ondabir oranında ortak olmuş olur. Ondabir, yedidebirden azdır.

Bunun gibi, 3 kişinin 9 koyunu ortak satın almaları da câiz olmaz. Çünkü 3 kişi, 9 koyunun her birine üçtebir nisbetinde ortaktır. Bir koyunu ise ancak bir kişi kesebilir. İki kişi bir koyunu ortak alıp, kurban olarak kesemez. (R.Muhtâr)  

Kurbanlığa ortaklık

Sual: Bir zengin, kurban etmek üzere bir inek alsa, sonradan birkaç kişi, “Biz de ortak olalım” deseler, ortak olmalari câiz mi?

CEVAP

Kerâhaten câizdir. Fakat bir kimse, kurbanlık bir inek alırken, 6 kişiyi daha buna ortak edeceğini niyet ederse, bu hayvana sonradan ortak olmakta mahzûr yoktur. (Hidâye)

Kurbana mâni olan kusurlar

Sual: Kurbana mani olan kusurlar nelerdir?

CEVAP

Bir gözü görmiyen, topal olup yürüyemiyen, dişlerinin yarısı yok olan, gözünün, kulağının veya kuyruğunun çoğu, bir ayağı kesilmiş olan, çok zayıf olan, ölmek üzere olan hasta hayvan kurban olmaz.

Burnu veya dili kesik veya ekserisi yok olan hayvan kurban olmaz.

Davarın memesinden biri, sığırda ikisi kesik olsa, kurban olmaz, fakat yavrusunu emzirebiliyorsa, olur.

İki kulağı kesik, biri kökten kesik, kuyruğu kesik; doğuştan kulağının biri veya ikisi olmayan hayvan kurban olmaz. (Hindiyye)

Bir hayvanın dizkapakları gibi bir yeri, kemik başına kadar kırılmışsa, o hayvan kurban olmaz. (Bedâyi)

Kurban satın alırken

Sual: Kurban satın alırken nasıl niyet edilir, ayrıca nelere dikkat etmeli?

CEVAP

Kurban satın alınırken, (Bayram günü kesmesi vacip olan kurbanı almaya) niyet etmelidir. Bunu keserken, tekrar niyet etmesi şart değildir. Bu aldığı hayvanı kurban etmesi de şart değildir. Fakat, keseceğinin kıymeti bundan az olmamalıdır. Satın alırken, hiç niyet etmese de olur. Fakat, bunu keserken veya kesecek olanı vekil ederken niyet etmelidir.

Üç ortak, farklı para verip 98 milyona bir inek alsa, ortağın ikisi 42’şer milyon, üçüncü ortak da 14 milyon verse, üçüncüye düşen para, yedide birden az olmadığı için câiz olur.

Eşit para verip 3 kişi, 3 koyun alsa, kesmeden önce, (Şu koyun senin, şu onun, şu da benim) diyerek paylaşmak câizdir.

Kurban pahalı ise, gaben-i fâhiş ile pahalı olarak almak gerekmez. (Münye)

Bazı yerlerde kurbanlık hayvan alırken, satıcı, (Hayvanı kesip et hâline getirdikten sonra kilosunu şu fiyattan veriyorum. Sen hayvanı seç, bayramda gelirsin, eti kaç kilo gelirse, parasını verirsin) diyor. Canlı olarak tartıp satanlar da vardır. Bu şekilde kurbanlık almak sahih olmaz. Canlı olarak tartıp, (Bu hayvana şu kadar para vereceksin) denirse, sahih olur. (Mevkûfât)

Kurbanlar karışırsa

Sual: İki arkadaşın aldığı kurbanlar karışırsa nasıl olacak?

CEVAP

İki kişinin kurbanı karışırsa, her birinin kendinin sanarak kestiği, kendi kurbanı olur. Yedikten sonra helalleşirlerse, yine sahih olur. Emanet olarak bulunan hayvanı kurban etmek câiz değildir. 

Hayvanın eti temiz olsun diye

Soru: Hayvanın eti temiz olsun diye kaç gün hapsedelir?

CEVAP

Necaset yiyen hayvanın etinin temiz olması için, deve 40, sığır 20, davar 10, tavuk 3, serçe 1 gün hapsedilir. Bir başka kavil ise, deve ile sığır 10, koyun 4, tavuk 3 gün hapsedilir.  

Kurban için vekalet

Sual: Kurban için vekâlet nasıl verilir?     

CEVAP

Kurban kesmesini bilmiyenin, başkasına kestirirken, (Allah rızası için bayram kurbanımı kesmeye seni vekil ettim) demesi ve kalben de niyet etmesi gerekir. Eğer kurbanı da başkasına aldıracaksa, kurbanı alacak kimse de, kesmeyi bilmediği için başkasına kestirecekse, (Allah rızası için bayram kurbanımı almaya, aldırmaya, kesmeye ve kestirmeye seni umumî vekil ettim) der. (Bedâyî)

Bir kimse, birine, kurban işimi hallet dese, vekâlet vermiş olur. Vekil de bir hayvan alıp kesebilir. Biri, benim için bir kurban al, kes dese, o kimse de, kendi parası ile alıp kesse, kurban sahih olur. (Tahtâvî) 

Vekâleten kurban

Sual: Vekâleten kurban kesiyoruz. Kiminin verdiği para çok, kimininki az geliyor. Kimi hiç para vermeden, (beni de bir hisseye katın) diyor. Ne yapmak gerekir?

CEVAP

Para verilmesi şart değildir. Vekil asîl gibidir. Vekil, onun adına kurban kesebilir. Daha sonra vekil, ondan para ister veya istemez. İki kurbana yetecek para veren için de iki kurban alır veya iki hisseye girer. Yahut iyisinden bir kurban alır. Çünkü umumî vekil, tam yetkilidir.

Temel için kurban

Sual: Yeni araba alınca arabanın tekerleği yanında veya temel atılırken temelin içinde kurban kesmek uygun mudur?

CEVAP

Yolcusu veya sevip saydığı kimse gelince, o insan için saygı hayvanı veya şükr hayvanı kesmek caiz değildir.

Yolcu gelmeden veya gelince adak edilir ve adak olarak, yani Allahü teâlâ için kesilir ve etleri fakirlere yedirilirse caiz olur.

Allahü teâlânın rızası için olmayıp, yalnız hacdan gelen için ve gelen reisi karşılamak için kesilen hayvan leş olur. Kesmesi ve yemesi haram olur. Gelene ziyafet için kesmekte ise hiç mahzur yoktur.

Bir araba alınca, temel atılırken veya hasta iyi olunca, Allah için hayvan kesmeyi adayıp, etini fakirlere sadaka vermek caizdir.

Bir kimse, kestiği hayvanı Allah için kesiyorsa, ister arabanın tekerleği yanında, ister arabanın üstünde kessin mahzuru olmaz. Adak edilen hayvan yalnız Allah rızası için kesilmelidir. İnsan için, put için kesilenler yenmez. (R.Muhtar) 

Kurban keserken

Sual: Biri adak, biri akîka, biri vâcib olan bayram kurbanı, biri nâfile, biri ölü için, biri de Peygamber efendimiz için kurban kesmek istese, bir inek kesebilirler mi?

CEVAP

Evet kesebilirler. Yedi kişiye kadar ortak olmak câizdir.

Kurban kesilmezse

Sual: Bu yılki vâcib kurbanı kesemiyen, gelecek yıl kesse câiz olur mu?

CEVAP

Gelecek yıl kesilmez. Kurbanı, bayramın üçüncü günü akşamına kadar kesemiyen, kurbanı satın almışsa, canlı olarak bunu, satın almamışsa, orta derecede bir kurban değerini altın olarak bir fakîre verir. Böylece cezâdan kurtulursa da, kurban sevâbına kavuşamaz.

Eti taksim etmeden

Sual: Yedi kişi, kurbanlık ineği bana teslim edip, (Kesmeye, kestirmeye, etini dilediğin gibi sarfetmeye, seni umumî vekil ettik) dediler. Bölüşmeden etin azını veya tamamını kendim alabilir miyim veya ortağın birine verebilir miyim?

CEVAP

Evet umûmî vekil istediğini yapar. 

Şâfiîler de kurban kesmeli

Sual: Şâfiîler niçin umumiyetle kurban kesmiyorlar?

CEVAP

Şâfiîde kurban kesmek sünnet-i müekkededir, yanî kuvvetli sünnettir. Hanefîde farzdan sonra vâcib gelir, Şâfiîde ise sünnet gelir. Farzdan sonra gelen bir emri, gücü yeterken yapmamak doğru olmaz. Peygamber efendimiz, (Kurban kesmiyen mescidimize gelmesin), (Cimrilerin en kötüsü kurban kesmiyendir) ve (Sünnetimi terkedene şefâ’atim harâm oldu) buyuruyor. Bunu sadece Hanefîler için değil, bütün müslümanlar için söylüyor. Gücü yeten Şâfiîler, Resulullah efendimizin bu emirlerini düşünerek kuvvetli sünnet olan kurban kesmeyi ihmâl etmemelidir.

Şâfiîlerin bir kısmındaki, yanlış bir kanâat ise, kazâsı olanın, sünnet kılması harâm olduğu için, farz namazlardan sonra hiçbir namaz kılmamalarıdır.

Evet Şâfiîde kazâsı olanın, sünnet kılması harâmdır. Fakat kendisinin ve bakmakla mükellef olduğu kimselerin geçimini temîn etmek için çalışmak zorunda olduğu vaktin dışında kazâ namazı kılmaları gerekir.

Şâfiîde, kurban kesmek gibi, Akîka kesmek de sünnettir. Akîka, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek için hayvan kesmektir. Akîka, çocukları belâlardan, hastalıklardan korur. Yaşlı kimse, kendisi için de kesebilir. Peygamber efendimiz de, kendisi için akîka kesmiştir. Şâfiîler bayramda akîka da kesebilirler.

Ortaklarda aranan şart

Sual: Kurbana ortak olacaklarda ne gibi şartlar aranır? Ortaklar neye dikkat etmeliler?

CEVAP

Ortakların Müslüman olmaları, kurban ve ibadete niyet etmeleri ve hisselerinin yedide birden az olmaması şarttır. Sırf eti için ortak olan varsa ve biliniyorsa, hiçbirinin kurbanı sahih olmaz. (Mevkûfat)

Ortakların bir kısmı ölmüş olsa, yahut bunak olsa, zararı olmaz. (Kâdîhân)

Ortaklardan biri mutlak nezir için giremez. Yani şu koyunu keseceğim diye adayan, bunun yerine başkasını kesemez. (Hülâsa)

Ortaklardan biri geçen sene kesmediği kurbanı niyet eylese câiz olmaz.
Bir sığıra 3,5,7 gibi tek ortak şartı yoktur. 2,4,6 gibi çift de olur. Fakat her işte teke riâyet iyidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Allah tektir, teke riâyet edeni sever. Ey Kur’an ehli, teke riâyet edin!) [Tirmizî]

Eti tartarak, eşit olarak paylaşmak gerekir. Tartmadan bölüşüp helallaşmak câiz olmaz, faiz olur. Altı kişiden dördüne et ile birlikte bir bacak, beşinciye et ile birlikte derisi, altıncıya et ile birlikte başı verilirse, tartmadan paylaşmak câiz olur. Yedinciye bir şey koymak gerekmez. Yağ, sakatat ve yenilen her şey paylaşılır. (Kâdîhân)

Kurbanın etini eşit olarak tarttıktan sonra, paylaşmak için kura çekmek iyidir. Bir malı, ortaklar arasında taksim etmek için, kur’a çekmek câiz ve sünnettir. (R. Muhtâr)

Taksim etmeden pişirip, ortaklar müşterek yeseler câizdir. (Vahdetî)

Yedi kişi, kurbanlık ineği birisine teslim edip, (Kesmeye, kestirmeye, etini dilediğin gibi sarfetmeye, seni umumî vekil ettik) deseler, umumî vekil olan bu kimse, bölüştürmeden etin tamamını da kendisi alabilir veya herhangi bir kimseye verebilir.

Ortaklardan birisi kurban kesmeden ölse, hissesi mirasçılarına verilir. (Hidâye)

Mutfakları bir olan baba-oğul da, kestikleri kurbanı, tartıp paylaşırlar. Yahut yukarıda bildirildiği gibi, her birine, et ile birlikte bacak veya derisi veya başı verilirse, tartmadan paylaşmak câiz olur. (Dürer)

Başkasının hayvanını izinsiz

Sual: Başkasının hayvanının ondan izinsiz kurban etmek uygun mu?

CEVAP

Başkasının hayvanını ondan habersiz, onun için kurban etmek câizdir. Başkasının hayvanını, ondan izinsiz, kendi için kurban eden, sonra kıymetini öderse, câiz olur. Sahibi kıymetini kabul etmeyip, kesilmiş hayvanı alırsa, sahibi için kurban edilmiş olur.  

Vacip değilken vacip dense

Sual: Kurban vacip olmasa da, vekil vacip diye kesse bir mahzuru var mı?

CEVAP

Bir kimse, kendisine kurban kesmesi vacip olmasa da, vekil vacip diye kesse, kurban yine sahih olur. Adak hayvanı yanlışlıkla vacip diye kesilse mahzuru olmaz. Nafile kurban da vacip diye kesilse mahzuru olmaz. 

Başkasının koyununu çalan

Sual: Başkasının koyununu gasp eden bedelini öderse kurban edebilir mi? Borcu olmayan fakir kurban keserse nafile mi olur?

CEVAP

Başkasının koyununu gasp eden veya çalan, kıymetini sonradan öderse, kurban etmesi veya satması câiz olur. Çünkü, kıymeti ödenince, gasp ettiği zaman mülkü olur. Gasbetmek günahına ayrıca tövbe gerekir.

Borcu olmayan fakir, kurban keserse, çok sevap olur. Borcu varsa, önce borcunu vermelidir. Çünkü borç ödemek farzdır.

Kurban nisâbına malik olmayan fakir, kendi malı olan hayvanını kurban etmeyi niyet ederse veya kurban niyeti olmayarak, hayvanı bayramda satın alıp, sonra kurban etmeyi niyet ederse, yahut kurban niyeti ile bayramdan önce satın alırsa, bunları kesmesi vacip olmaz. Keserse, nafile olur ve etinden yiyebilir ve fakirlere verdiği et sadaka olur.

Ücret yerine deri

Sual: Kurban kesene ücret olarak kurbanın eti ve derisi verilir mi?

CEVAP

Kurban kesene ücret olarak kurbanın eti ve derisi verilmez. (Mevküfât)
Derisini, evde dağarcık, mest, sofra, seccade gibi şeyler yapıp kendisi de kullanır. Derisi, eti satılırsa, parası fakire sadaka verilir.
 

Ne zamana kadar kurban kesilir

Sual: Kurban ne zamana kadar kesilebilir?

CEVAP

Kurban, bayramın üçüncü günü, güneş batıncaya kadar kesilebilir.

Cuma kılınmıyan mezra denilen küçük köylerde, fecirden sonra, bayram namazından önce de kesilebilir. Gece kurban kesmek câiz ise de mekruhtur. (Cevhere)

Şâfiî’de, bayramın dördüncü günü de, kesmek câizdir. (Dürr-ül Muhtâr)

Üzerinde birçok kimsenin vekâleti bulunan kimse, herhangi bir mazeretle bayramın üçüncü günü de kesememişse, Şâfiî’yi taklid edip, dördüncü günü de kesebilir.

Nafile, hediye ve adak hayvanı, zaman ve mekâna mahsus olmayıp her zaman ve her yerde kesilir. Fakat bayram günü kesilmesi daha iyidir. (Tahtâvî)

Saç tırnak kesilmesi

Sual: Kurban kesecek kimse saçını ve tırnağını kesmesin deniyor. Doğrusu nedir ?

CEVAP

(Kurban kesecek kimse, Zilhicce girince, saçını kesmesin ve tırnak kesmesin) hadis-i şerifi emir değildir. Bunları, kurban kesinceye kadar geciktirmek müstehaptır. Fakat daha fazla geciktirmek ve hele 40 gün uzatmak günah olur. (R. Muhtâr) 

Kurban kaybolmuş ise

Sual: Alınan kurban ölse veya kaybolsa ne yapmak lazım?

CEVAP

Kurban ölse, kaybolsa, çalınsa veya kurban etmeye mâni olan bir hâl çıksa, zengin bir tane daha alır. Fakir olanın alması gerekmez. Fakirin kurbanındaki kusur, almadan önce de olsa yine onu keser. Kaybolunca bir tane daha alınsa ve kaybolan bulunsa, zengin olan yalnız birisini, fakir olan ikisini de keser. Fakat fakir, sonra aldığını öncekine bedel olmak için niyet etse ikisinden dilediğini keser.

Zengin kimsenin satın aldığı kurban kaybolsa, kaybolması ile malı nisâbdan düşerse, fakir olacağı için kurban kesmesi gerekmez. (Bedâyi)

Malı, kendi ortağının elinde kaybolup da, gücü yeten kimsenin bir kurban daha alması gerekir. (Hindiyye)

Adak olan kurban kusurlu olursa, zengin de, fakir de onu keser. Adak ölürse, başka almaları gerekmez. 

Kurban nasıl kesilir

Sual: Kurban nasıl kesilir? Kimin kestiği yenir?

CEVAP

Önce diz boyu çukur kazılır. Kurbanın gözleri tülbent ile bağlanır. Kıbleye dönük olarak sol yanı üzerine yatırılır. Boğazı çukurun kenarına getirilir. İki ön ve bir arka ayakları, uçlarından bir araya bağlanır. Üç kere bayram tekbiri okunur. Sonra (Bismillahi Allahü ekber) diyerek, deveden başka hayvanın boğazının herhangi bir yerinden kesilir. (Bismillahi) derken, (h)yi belli etmek gerekir. Belli edince, Allahü teâlânın ismi olduğunu düşünmek lazım olmaz. (h)yi açıkça belli etmezse, Allahü teâlânın ismini söylediğini düşünmek gerekir. Bunu da düşünmezse, hayvan leş olur. Yenmesi helal olmaz.

Sadece Bismillahi veya Bismillahirrahmânirrahîm, yahut Lâ ilâhe illallahü demek de câizdir. Fakat evlâ olanı, (Bismillahi Allahü ekber) demektir. (Cevhere)

Hayvanın boğazında (Merî) denilen yemek borusu, (Hulkum) denilen hava borusu ve (Evdâc) denilen iki yanda birer kan damarı vardır. Bu dört damardan üçü bir anda kesilmelidir.

Kurt, koyunun bu 3 damarını koparsa, o koyun bıçakla kesilse de yenmez. (Vecîz)

Koyunun karnını yarıp, yavrusunu çıkardıktan sonra, o yaradan ölürken kesilse de yenmez. (Hindiyye)

Hayvanı ensesinden kesmek harâmdır. Kurbanı gece kesmek mekrûhtur.

Şâfiîde ise yemek borusu ile nefes borusu kesilirse kâfidir. Ancak gırtlak düğümü baş tarafta kalmalıdır! Gırtlak düğümünün tamamı vücut tarafında kalırsa, kesilen hayvan yenmez. Bilhassa bu husûsa dikkat etmek lâzımdır. (T.Kulûb)

Erkek ve kadın Müslümanın, sarhoşun ve cünübün kestiği yenir. Delinin, bunağın, çocuğun ve sarhoşun Besmele ile kestiği de yenir. Ehl-i kitabın [Gerçek Hıristiyan veya Yahûdinin] kestiği de yenir. Fakat ehl-i kitaba kurban kestirmek mekruhtur. Dilsiz ve sünnetsizin hayvan kesmesi de mekruhtur. Solak bir kimsenin sol eli ile kurban kesmesinde mahzur yoktur. (Dürr-ül-muhtâr, Mebsût)

Besmele çekmek

Besmele çekilince hemen kesmek şarttır. Besmele çektikten sonra, bıçağı bilerse Besmeleyi tekrar etmesi gerekir. Besmele çektikten sonra, hayvan yerinden kalkarsa, yatırdığı zaman tekrar Besmele çekmesi gerekir. Fakat bir kelime söylemek, bir lokma yemek ve bir yudum su içmek gibi az bir ara vermenin zararı yoktur. (Hülâsa, Bezzâziyye, Kadihân)

Besmele çektikten sonra, elindeki bıçağı bırakıp, başka bir bıçak alsa, Besmeleyi tekrar çekmesi gerekmez. Fakat bir hayvan için Besmele çektikten sonra, onu bırakıp başka bir hayvan kesecek olsa, Besmele’yi tekrar çekmesi gerekir. (Hidâye)

Arka arkaya birkaç hayvanı boğazlayacak kişinin, hepsi için ayrı ayrı Besmele çekmesi gerekir. Fakat hayvanları, üst üste yatırıp kesecek olsa, bir Besmele kâfîdir. Bir hayvanı iki kişi kesse, ikisinin de Besmele çekmesi gerekir. (D. Muhtâr)

Besmele unutulursa zararı olmaz. Kasten Besmelesiz kesmek haramdır. (Redd-ül Muhtâr) 

Kurban ve namaz

Sual: Kurban kestikten sonra namaz kılmak lâzım mıdır?

CEVAP

Kurban kesildikten sonra, dünya kelâmı konuşmadan iki rekat nâfile namaz kılmak iyi olur. Namazdan sonra, kurban kesilirken okunan duâyı okumalı ve, (Yâ Rabbî, İbrâhim aleyhisselâmın kurbanını kabûl ettiğin gibi, benim kurbanımı da kabûl eyle) demelidir!

Kurban keserken okunacak duâ şöyledir:

(Bismillâhi vallahü ekber, lâ ilâhe illallâhü vallahü ekber, Allahümme hâzâ minke, inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi Rabbil’âlemîn, lâ şerîke lehü, bizâlike ümirtü ve ene evvelül müslimîn.)

Sonra da dileğini ister. Bu durumda istenen şeye kavuşulacağını Fahr-i âlem efendimiz bildirmiştir. (Ziyâ) 

Hayvanı şoklamak

Sual: Avrupa’da güya hayvana eziyet olmasın diye, hayvanı şoklıyarak bayılttıktan sonra kesiyorlar. Etini yemekte mahzur var mıdır?

CEVAP

Böyle kesmek, hayvana eziyet ise de, ölmeden önce kesildiği için etini yemekte mahzur yoktur.

Bir makina imâl edilince, buna nasıl bakım yapılacağı, bunu yapan tarafından açıklanır. Allahü teâlâ da, bütün mahlûkatı yaratmış, nasıl hareket etmeleri gerektiğini de bildirmiştir. Canlı cansız her şeyi insanların istifâdesi için yaratmıştır. Hayvanların kesilmesini ve nasıl kesileceğini Allahü teâlâ bildirmiştir. Eğer hayvanı dinimizin bildirdiği şekilde kesmek zulüm olsaydı, elbette Allah bunu emretmezdi. Çünkü Allah hiçbir mahlûka zulmetmez. (Nahl 33)

Bir kimse, birine iyilik etmek için çok yorulsa, yorulmasından şikayet etmez, aksine hizmet ettim, iyilik ettim diye zevk alır. Parasını kaybeden kimse, üzülür. Fakat bunu istiyerek bir hayır kuruluşuna, bir fakire veren kimse ise buna sevinir.

İşte bunlar gibi, kurban da, bir Müslümana faydam oldu diye sevinir. O acı ona zevk verir. Ölüm acısı, dünya acılarının hepsinden daha acıdır. Bir kimse uyku hapı içerek veya narkozla her tarafı uyuşturulduktan sonra da ölse, çok şiddetli olan ölüm acısını duyar. Fakat bazı müminler, kurşun yağmuruna tutulsa, bu acıyı duymaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Şehit ölüm acısını duymaz.) [Beyhekî]

Bunlara acı duyurmıyan Allahü teâlâ, günahsız olan hayvanların acı çekmesini emreder mi? Hayvanları kesin buyurur mu? Allahın yarattığına, Allahtan daha merhametli kimse olamaz. 

Mekruh olan işler

Sual: Hayvan kesilirken neleri yapmamaya dikkat etmelidir?

CEVAP

Kurbanı, kesilecek yere sürükleyerek çekmek, sebepsiz incitmek, bıçakları hayvanı yatırdıktan sonra bilemek ve birini ötekinin gözü önünde kesmek, soğumaya başlamadan, yani çırpınması durmadan ensesini de kesmek mekruhtur. Yalnız ensesinden kesmek haramdır.

Hayvan tamamen ölüp çırpınması durmadan, omuriliğini keserek başını koparmak ve derisini yüzmeye başlamak da mekruhtur. Bıçaktan başka kamış, taş gibi keskin şeyler ile kesmek, kör bıçakla kesmek, kör bıçakla birkaç defa sürmek de mekruhtur. (Dürr-ül-muhtar)

Doğurması yakın olan hayvanı kesmek, ve gasbedilmiş bıçakla kesmek de mekruhtur. (Hâdimî)

Kurban kesilmeden önce, yününden, sütünden istifade câiz değildir. Kurbana binmek, çift sürmek, zaruretsiz kırkılmış koyunu kurban etmek ve kurban için almak mekruhtur. (Dürr-ül-muhtâr)

Kurbanın ve her hayvan etinin yedi yerini yemek haramdır. Bunlar, akan kan, bevl aleti [zekeri], koç yumurtası denilen hayaları, bezleri [guddeleri], safra kesesi, dişi hayvanın önü ve bevl kesesi [mesane]dir.

Canlı hayvanın her parçası haramdır. Kesildikten sonra, kendine zarar vermiyen kimsenin pişirmeden yemesi câizdir. [Çiğ köfte, sucuk ve pastırma yemekte de mahzur yoktur.] (Eşbâh)

Canlı olup olmadığı kesin olarak bilinmiyen hayvan, kesildikten sonra, kan çıkarsa ve hareket ederse, eti yenir. Bunların ikisi de yoksa, yenmez. (Mülteka)

Makam sahibine saygı için kesilen hayvan leş olur. Misafire yedirmek için hayvan kesmek câiz ve sevaptır. (Eşbâh) 

Kurban etini dağıtmak

Sual: Kurban etinin dağıtımı nasıl olmalı, fakir hiç dağıtmasa da olur mu?

CEVAP

Kurban etini, kesen kimse de yiyebilir. Fakir olsun, zengin olsun, herkese ve zimmî kâfire de verebilir. Etin üçte birini evine, üçte birini komşulara, gerisini fakirlere vermek müstehabdır. Hepsini fakirlere sadaka vermek veya kendi evine bırakmak da câiz olur. (Behcet-ül-fetâvâ)

Kurban etini, evinde 3 günden fazla bırakabilir. Kurban sahibi zengin değilse, çoluk çocuğunun et ihtiyacını karşılamak için hepsini evinde bırakabilir. (Bedâyi)

Hayvan kesildikten sonra eti telef olsa [mesela yansa, köpekler yese], vacip sâkıt olur. Tekrar kesmek gerekmez. Kan akıtmakla vacip yerine gelmiştir. (Hindiyye)

Kurbanın hiçbir yeri satılmaz. Eğer bir kısmı satılırsa, satılan kadarının bedelini tasadduk etmek gerekir. Fakat kurbanın eti ile yenecek birşey alınıp yense, o miktarı tasadduk gerekmez. (Hindiyye, İ. Âbidîn)

Dört mezhepte de, gayrimüslime zekât verilmez, fakat herhangi bir fayda umularak zimmî gayrimüslime sadaka verilebilir. Hanefî’de zimmî gayrimüslime kurban eti de verilebilir, Şâfiî mezhebinde ise verilmez.

Aslında her türlü sadakayı salihlere, iyilere vermek elbette faziletlidir. Herhangi bir sebeple, mesela, İslâmiyeti sevdirmek için fâsıklara, kâfirlere de vermek câizdir. 

Kurbanın bedelini vermek

Sual: Diri kurbanı veya parasını sadaka vermek câiz midir?

CEVAP

Değildir. Sadaka ederse, üçüncü günün akşamına kadar, ikincisini keser. Satın aldığı bayram kurbanını üçüncü günün akşamına kadar kesemiyen kimse, canlı olarak kendini veya kıymetini [gümüş veya altın olarak] fakirlere verir. Bayramdan sonra keser ise, etinden kendi yiyemez. Hepsini fakirlere dağıtır. Etinin kıymeti canlı kıymetinden az ise, değer farkını da sadaka verir. Satın almamış ise, orta derece bir kurban değerini fakirlere verir. Böylece, cezadan kurtulur ise de, kurban kesmek sevabını kazanamaz. 

Hayır kurumu ve kurban

Sual: Kurbanlık hayvanı bir hayır kurumuna diri olarak verince kurban olmaz mı? Hayır kurumuna vermek için ne yapmalı?

CEVAP

Kurbanlık hayvanları, fakirlere veya hayır kurumlarına diri olarak sadaka vermek kurban olmaz. Kesmek vaciptir. Kurbanı satın alması, kesmesi, etini dağıtması ve bunları dilediğine de yaptırması için birini vekil etmek câizdir. Diri hayvanı da kestirmek için birini vekil etmek câizdir. Sahibinin, kurbanı kesilirken, başında durması şart değildir.

Kurbanını bir hayır kurumuna hediye etmek istiyen kimse, kurbanını veya parasını götürüp, bu işle vazifeli memura teslim ederken, (Allah rızası için, bayram kurbanımı satın almaya ve aldırmaya, kesmeye ve dilediğine kestirmeye, etini ve derisini dilediğine vermeye seni umumî vekil ettim) demelidir.

Memur, gelen veya kendi satın alacağı kurbana bir numara bağlar. Bu numarayı ve kurban sahibinin ismini deftere yazar. Kesilirken, sahiplerinin ismini söyliyerek kasapları vekil eder. Etleri dilediği kimselere ve derileri bir fakir vazifeliye verir.

Bu fakir, derilerin kıymeti ile, nisâb miktarına malik olmadan önce, elindekileri toptan, dilediğine hediye eder. Bu da satar. Paraları arzu edilen yere verilir. Fakirin, kendisine verilen derileri satması veya hediye etmesi câizdir.

Kurbanın karnından çıkan yavru

Sual: Kurbanı kesince karnından yavru çıkınca ne yapılır?

CEVAP

Kurbanı kesince, hayvandan çıkan yavru diri ise, yenmesi için, ayrıca kesmek gerekir. Fakat kurban sahibi yavrunun etinden yemez, yerse kıymetini fakire sadaka olarak vermesi gerekir. Yavruyu diri olarak tasadduk etmek müstehabdır. Kurbanın karnından çıkan yavru, ölü ise yenmez. (Dürr-ül-muhtâr) 

Bayram günü yanlış tesbit edilse

Sual: Bayram olduğu hükmolunup ve bayram namazı kılınıp, kurban kestikten sonra, Arefe olduğu anlaşılırsa, namaz ve kurban ne olur?

CEVAP

Şahitler ile, meşru olarak bayram olduğu hükmolunup ve bayram namazı kılınıp, kurban kestikten sonra, Arefe olduğu anlaşılırsa, namaz ve kurban kabul olur. (Zeylaî)

Ramazan ve Kurban bayramının şahitlerle meşru olarak anlaşılmadığı, hilalin gözetilmediği yerlerde, çeşitli hesap usûlleri vardır. Bu usûller ile Zilhicce ayının ilk günü ve buradan da onuncu günü, yani Kurban bayramının ilk günü hesap edilir. Bayramın birinci günü, hesap ile bulunan gündür. Yahut, bir gün sonradır. Bir gün önce olamaz. Çünkü, gökte, ay, doğmadan önce görülemez.

İhtiyatlı hareket etmiş olmak için, böyle yerlerde, kurbanları, hesap ile bulunan bayramın ikinci günü kesmelidir. Sevabı ölülere gönderilecek olanı ise, hesap ile bulunan ilk gün kesmelidir. Çünkü, ölüler için, Arefe veya yılın her gününde kesilebilir. 

Ölü için kurban kesmek

Sual: Ölü için kurban nasıl kesilir?

CEVAP

Kurban, ölü için değil, yalnız Allah rızası için kesilir. Kesilen kurbanın sevabı ölüye ve ölülere gönderilebilir. Farz olsun, nafile olsun, herhangi bir ibadeti yaparken veya yaptıktan sonra, sevabı, ölü, diri herkese hediye edilebilir.

Namaz, oruç, hac, umre, sadaka, Kur’an-ı kerim okumak, evliyanın kabrini ziyaret, kurban, zikr gibi ibadetlerin sevapları başkasına hediye edilebilir. Hediye edenin kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erişir. Yani sevap, hediye edilen kimselere, taksim edilmeden, her birine bütünü kadar erişir.

Her ibadetin sevabı, Resulullah efendimizin mübarek ruhuna da gönderilebilir. İbni Ömer hazretleri, Peygamber efendimiz için umre yapmıştır.

İbn-is Serrâc, Resulullah efendimiz için onbin hatim okumuş, mübarek ruhu için kurban kesmişti. (Hidâye)

Şu hâlde, her mümin yaptığı ibadetlerin sevaplarını, başta Resulullah olmak üzere, ana-babasına ve bütün Müslümanlara hediye etmelidir! Sevabı hepsine de gider. Kendi sevabından da bir şey eksilmez.

Kurban kesemiyen Müslüman, ölürken, bıraktığı maldan kendi için kurban kesilmesini, vârisine vasiyet ederse, vasiyet edilen kurban, bayram günleri kesilir. Bunun etinden, kesen kimse, fakir olsa da yiyemez. Etinin hepsini fakirlere vermesi gerekir. Vasiyet etmemiş ölü için, vârisi veya başkaları, her zaman kendi malından hayvan kesip, sevabını o kimseye hediye edebilir. Sevabı, kesenin olur. Ölüye de hediye edilir. Bunların etinden, kesen de yiyebilir. (İ. Âbidîn) 

Bayram günü

Sual: Bayram günleri, sünnete uygun olarak ne yapmak gerekir?

CEVAP

Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek sünnettir.

Bayram günü yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek, İslâmiyete doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir.

Bayram gecelerini ihya edenin büyük saadete kavuşacağı bildirilmiştir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Ramazan ve Kurban bayramı gecelerini ihya edenin kalbi, kalblerin öldüğü günde ölmez.) [Taberânî]

Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, yani mümin, herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusurundan dolayı kimseye darılmamak gerekir.

Bayramda küs durulmaz

Dargınlık olsa bile üç günden fazla sürmemelidir. Şayet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allahın kulları kardeş olun! Bir müslümanın diğer kardeşine darılarak 3 günden çok uzaklaşması helal değildir.) [Buhârî]

(Müslümana 3 günden fazla dargın duran, cehenneme gider.) [Nesâî]

(Birbirine dargın iki kimseden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, bu selamı melekler alır. Selam almıyan kimseye de şeytan, sevinerek iltifatta bulunur.) [İbni Ebî Şeybe] 

Bayramda el öpmek

Sual: Bayramda herkesin eli öpülür mü?

CEVAP

Herkesin eli öpülmez. Ana-babanın, bir de âdet olduğu için yaşlı akrabâların elini öpmek câizdir. Arkadaşın elini öpmek harâmdır. Kadın, kendine nâmahrem, olan, yanî yabancı erkeğin, erkek de yabancı kadının, zarûret olmadıkça, elini öpmemelidir. 

Bire yediyüz almak

Sual: Yapılan iyilik ve ibadetlere, en çok ne kadar sevap verilir?

CEVAP

Allah rızası için yapılan iyiliklerin, sadakanın, zekâtın karşılığı verenin ihlas derecesine göre, bire ondan bire yediyüze, hatta daha fazla olur. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Mallarını Allah yolunda harcayan kimselerin hâli, yedi başak bitiren ve her başağında yüz tane bulunan bir tohuma benzer. Allahü teâlâ, dilediğine daha fazla da verir. O vâsi ve âlimdir.) [Bekara 260]

[Vâsi, tâkat ve kudret sahibidir, ihsân ettiği şeyler Ona darlık vermez.

Âlim, her şeyi, hâliyle, hakikat ve özüyle bilicidir. İnfak edenin niyetini, ihlaslı olup olmadığını ve infak kudretini bilir.

İnfak, harcama, ihtiyaç karşılamadır.]

Hadis-i şeriflerde ise buyuruldu ki:

(Bir iyiliğe on mislinden 700 misline kadar sevap verilir. Allahü teâlâ, Ancak oruç hariç, onun mükâfatını ben [hesapsız] veririm buyurdu.) [İbni Huzeyme]

(Rabbiniz, rahîmdir. Bir iyilik yapmak isteyip de yapamıyana, bir sevap verir. On mislinden 700 misline kadar veya daha fazla sevap yazar. Kötülük yapmak isteyip de yapmayana bir sevap, yaparsa bir günah yazar.) [Taberânî]

(Zilhicce ayının ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini değerlendirmek de kadir gecesini değerlendirmek gibidir.) [İbni Mâce]

(Zilhiccenin ilk on gününden daha fazîletli gün yoktur. Bir amele yediyüz misline kadar sevap verilir.) [Tergîb]

(Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr’a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır.) [R. Nâsihîn]

(Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise, on bin güne eşittir.) [Beyhekî]

(Aşüre günü, zerre kadar sadaka verene, Uhud dağı kadar sevap verilir.) [Şir’a]

Allahü teâlânın rahmeti, ihsanı boldur. Zerre kadar bir iyiliğe dağ kadar sevap verir. Mülk Onundur, dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Kimse Ondan hesap soramaz.

Sevap-günah miktarını, göklerin büyüklüğünü, uzaklıkları ve ahiretteki zamanları ve dünyanın yaratılışını ve mahlûkların sayısını bildiren rakamlar, miktar sayısını göstermek için değil, miktarın çokluğunu anlatmak içindir. (Ma’rifetnâme) 

Kurbanı yüzerken

Sual: Almanya’da kurbanları müslüman kesiyor, gayrı müslim yüzüyor. Böyle yüzülmüş kurban etini yemek câiz midir?

CEVAP

Yenmesinde mahzûr yoktur. İmâm-ı Rabbânî hazretleri, gayrı müslim, bir şeye elini sürünce, o şeyin pislenmiyeceğini bildiriyor. Kitâb ehli olan gayrı müslimlerin, Besmele ile kestiklerini yemenin de câiz olduğunu açıklıyor. Fakat zarûretsiz yememek iyi olur.

Kaçan kurbanlık boğa

Sual: Geçen yıl kurbanlık bir boğa, kesilirken kaçıp sokakta birçok şeye zarar verdiği için kurşunlanmıştı. Ölmeden önce kesilmişti. Bunun eti yenir mi ve kurban sahîh olur mu?

CEVAP

Ölmeden önce kesildiği için eti yenir ve kurban da sahîh olur.

Bayram cuma ise

Sual: Bayram Cum’a gününe gelirse, kurbanı Cum’a namazı kıldıktan sonra kesmek gerekir diyenler var. Doğru mudur?

CEVAP

Böyle bir şeyin aslı yoktur. Bayram namazı kılındıktan sonra kesilir. 

Ortak ölse

Sual: Kurban ortaklarından biri ölse, ne yapmak lâzımdır?

CEVAP

Ölen kimsenin hissesi vârislerine verilir. (Hindiyye)

Para ve kurban

Sual: Dînen zenginim. Fakat kurban kesecek kadar param yoktur. Beyime “Benim vâcib

olan bayram kurbanımı kes” dedim. Beyim de bir kurbanlık alıp kesti. “Ne kadar borcum var” dedim. “Hediyemdir” dedi. Kestiğim kurban sahîh oldu mu?

CEVAP

Evet, bayram kurbanınız sahîh olmuştur. (Mevkûfât) 

Fakîr ve kurban

Sual: Fakîr bir kimse, bayramda kurban kesse, etinden yiyebilir mi?

CEVAP

Borcu olmıyan fakîr, kurban keserse, çok sevâb olur. Borcu varsa, önce borcunu vermelidir. Çünkü borç ödemek farzdır. Bu bakımdan fakîrin borç alarak kurban kesmesi doğru değildir.

Bir kimse, aşağıdaki yollardan birini tercîh ederek kurban kesebilir:

1- Bir kimsenin evindeki süs eşyâlarının, yere serili olmıyan halılarının, kullanmadığı fazla ev eşyâlarının değeri 96 gr altının kıymetini bulursa, kurban kesmesi vâcib olur. Sanat ve ticâret âletlerinin değeri 96 gr altının kıymetini bulursa, bu kimse zengin sayılır. Kurban kesmesi vâcib olur. Oturduğu evden başka kirâda evi olan da zengin sayılır. Kurban kesmesi gerekir.

2- Çocuklarından biri için akîka kesmeye niyet ederek hayvan kesebilir. Akîka kesmek çocukları kazâdan belâdan korur. Böylece bayram günü bir hayvan kesilmiş olur.

3- Fakîrin kendi hayvanı varsa, bunu bayram günü kurban edebilir.

4- Tarlanın, evin, dükkânın, atelyenin, kamyonun bir yıllık kirâsı, bir yıllık ev ihtiyâcını, aylık geliri aylık ihtiyâcını karşılamıyorsa, bu kimse İmâm-ı Muhammed hazretlerine göre fakîrdir. Zekât vermez, kurban kesmesi vâcib olmaz. Keserse çok sevâb olur. İmâm-ı a’zâm hazretleri ile İmâm-ı Ebû Yûsüf hazretlerine göre zengindir. Çünkü tarlanın ve diğer demirbaş malların değeri ihtiyâcını karşılar ve nisâb kadar da artar.

İmâm-ı Muhammed hazretlerinin yukarıdaki kavline göre fakîr sayılan kimse, kurban kesmezse günâha girmez.

İmâm-ı a’zam hazretlerinin kavline göre, zengin sayılan kimse, kurban keserse vâcib sevâbı alır. (R.Muhtâr)

Kurban için ödünç

Sual: Kurban nisâbına mâlik birinin nakit parası olmadığı için, kurban kesmemesi günâh olur mu?

CEVAP

Nisâba mâlik olan kimse, zengindir. Zengin kimse, elinde parası olmasa da, ödünç alarak veya herhangi bir malını satarak kurban kesip büyük sevâba kavuşmalıdır. (Hindiyye)

İki ev ve kurban

Sual: Biri yazlık, diğeri kışlık iki evim var. Kurban kesmem gerekir mi?

CEVAP

Biri ihtiyâç eşyâsıdır. Kurban kesmek lâzımdır. (Dürer)

Bir kurban al

Sual: Bir kişi, “Benim için bir kurban al, kes” dese, kendi paramla alıp kessem sahîh olur mu?

CEVAP

Sahîh olur. (Tahtâvî)

Kurbanın yavrusu

Sual: Kurbanlığın bayramdan önce yavrusu olsa, bunu ne yapmak lâzımdır?

CEVAP

Kurbanın sütü, yünü gibi yavrusu da fakîrlere sadaka olarak verilir. (Hidâye)

Alacaklar

Sual: Alacaklar, zekâtta olduğu gibi, kurban nisâbına da, dahil edilir mi?

CEVAP

Edilir. (Cevhere)

Canlı olarak tartıp satmak

Sual: Kurbanlık hayvan alırken, satıcı, (hayvanı kesip et hâline getirdikten sonra kilosunu 500 bin liraya satıyorum. Sen hayvanı seç, bayramda gelirsin, eti kaç kilo gelirse parasını verirsin) diyor. Canlı olarak tartıp satanlar da vardır. Bu şekilde kurbanlık almak sahîh olur mu?

CEVAP

Bu alış-verişler sahîh olmaz. Kurbanlık hayvanı canlı olarak tartıp satmak sahîh olmaz. Fakat canlı olarak tartıp, (bu hayvana şu kadar para vereceksin) denirse, sahîh olur. (Mevkûfât) 

Akika kurbanı

Sual: Akika kurbanı nedir?

CEVAP

Hanefî mezhebinde olduğu gibi, Şâfii mezhebinde de, akika kurbanı, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek için hayvan kesmektir. Akika, çocukları belalardan, hastalıklardan korur. Yaşlı kimse, kendisi için de kesebilir. Peygamber efendimiz de, kendisi için akika kesmiştir. Bunun için hangi mezhepten olursa olsun, herkesin akika kesmesi çok iyi olur.

Doğan çocuklar için akika kesmek iyi olur. Erkek çocuk için iki, kız çocuk için bir koyun kesilir. Akikayı kesmeyip bedelini fakire tasadduk etmek, akika yerine geçmez. Akikanın veya ölüler için kesilecek kurbanın bedelini ilim neşri ile meşgul bir vakfa vermek câizdir. Çünkü akika müstehabdır. 

Ölü için kurban

Sual: Bazıları ölü için kurban sadece Arefe günü kesilir, başka gün kesilmez, diyorlar. Ölü için bayram günü de kurban kesilemez mi, ölü için kesilen adak mı oluyor?

CEVAP

Kurban demek, bayramın ilk üç gününde zengin için vâcib, fakîr için ise nâfile olarak kesilen koyun, keçi, sığır veya deve demektir. Kurban adayan kimse, bayramın ilk üç günü içinde keser. Bundan sonraya kalırsa, mevcûd ise, diri olarak sadaka verir.

Adak kurbanının, belli üç günde kesilmesi lâzımdır. Bu günler gelmeden önce kesilirse, kurban olmaz ve adak yerine getirilmiş olmaz. Adak kurbanı, belli üç günde kesilemedi ise, altın, gümüş olarak değeri veya diri olarak kendisi fakîrlere verilir. Belli üç günden sonra kesilip de, eti fakîrlere dağıtılırsa, etin değeri, diri kurban değerinden az olmamalıdır. Az olursa, aradaki fark kadar para da dağıtılır. Kurban denmeden adanırsa, meselâ bir koyun keseceğim denirse, gün ve yer belli etse bile, kurban bayramı günleri dahil, istediği zaman ve istediği yerde kesebilir.

Sevâbını ölüye göndermek için kesilecek kurban da, her kurban gibi, yalnız Allah rızâsı için kesilir. Kesilen kurbanın sevâbı bütün ölülere gönderilebilir. Ölü için, vârisi veya başkaları, her zaman kendi malından hayvan kesip, sevâbını o ölüye hediye edebilir. Bunların etinden, kesen de yiyebilir. Çünkü adak değildir.

Ölüler için kesilecek kurban nafiledir. İlim neşri ise farzdır. Farzın yanında, müstehab ve nafile ibadetler, denizde damla bile değildir. Bu bakımdan farzı tercih etmelidir!

Kurban kesmiyen müslüman, ölürken, bıraktığı maldan kendi için kurban kesilmesini, vârisine vasıyet etmişse, vasıyet edilen kurban, bayram günleri kesilir. Adak olduğu için bunun etinden, kesen kimse, fakîr olsa da yiyemez. Etinin hepsini fakîrlere vermesi lâzımdır. (R. Muhtâr)

Hayat nimetine şükür

Sual: Zenginin, hayatının nimetine şükür olarak kesmeyi niyet ettiği hayvanı kesmesi vacip olur mu?

CEVAP

Evet, vacip olur.(Bedâyi) 

Adak hakkında

Sual: Adak hakkında bilgi verir misiniz?

CEVAP

Bir şeyi adamak iki türlü olur: Mutlak adak, şarta bağlı adak.

1- Mutlak adak: (Allah için, bir yıl oruç tutacağım) demek gibidir. Bir şarta bağlı değildir. Bunu söylerken, kastetmese de, söz arasında dilinden çıkmış ise de, yapması vacip olur. Çünkü, adakta niyetsiz, düşünmeden söylemek, ciddi, istiyerek söylemek gibidir. Hatta, (Allah için, bir gün oruç tutmak üzerime borç olsun) diyeceği yerde, (bir ay oruç tutmak) diye ağzından çıksa, bir ay tutması gerekir.
Adak, yemine benzer. Bir kimse (Adağım olsun) dese, neyi adadığını söylemese ve niyet etmese, yemin kefareti vermesi gerekir. Bir kimse, Allah rızası için oruç tutayım dese, kaç gün olduğunu söylemese ve birşey niyet etmese veya yalnız adak için niyet etse, bu orucu adak olur ve üç gün oruç tutar. Bunu söylerken, adak olmayıp, yemin olmasını niyet etse, yemin olur. Orucu bozarsa, yemin kefareti gerekir. Hem adak, hem yemin olmasını niyet ederse, bu oruç, hem yemin, hem de adak olur. Bu orucu bozarsa, hem kaza, hem de yemin kefareti gerekir.

İbadet olması gerekir

Adak edilen şeyin, farz veya vacip olan bir ibadete benzemesi ve başlı başına bir ibadet olması gerekir. Mesela, abdest almak, ölü kefenlemek başlı başına ibadet olmadıklarından adak olamaz. Hasta ziyaret etmek, cenaze taşımak, gusletmek, cami içine girmek, Kur’an-ı kerimi tutmak, ezan okumak, cami bina etmek de ibadet ise de, başlı başına ibadet değildir.

Şarta bağlı olmıyan adağı, fakir olsa da, hemen yapması gerekir.

2- Şarta bağlı olan adak: Murat edilen şart hâsıl olunca, adağı yerine getirmesi gerekir. Yerine getirmeyip, yemin kefareti yapmak câizdir. (Fetâvâ-yi Hayriyye)

Adak yapmak, istenilen birşeyin hâsıl olmasına bağlanırsa, şart ettiği şey hâsıl olunca, adak ettiği şeyi yapmak gerekir. Hâsıl olmasını istemediği birşeyi şart ederse, istemediği şey hâsıl olunca, hac, oruç, sadaka, nafile namaz gibi adaklarını, isterse yapar. İstemezse, yapmayıp, yemin kefareti verir. Mesela, Ali ile konuşursam, Allah için yüz lira sadaka adağım olsun deyip, Ali ile konuşursa, isterse, sadakayı verir, isterse vermeyip, yemin kefareti verir. Şarta bağlı olan adağı, şart hâsıl olmadan önce yapmak câiz değildir. Mesela, hastam iyi olursa, Allah için şu kadar sadaka vermek ve sevabını seyyid Ahmed Bedevî hazretlerine bağışlamak adağım olsun deyip, hasta iyi olmadan önce adağını yapması câiz olmaz. Hasta iyi olduktan sonra yapması gerekir. Şarta bağlı olan adağı yaparken de yeri, fakirin şahsını ve fakirlerin sayılarını ve paranın cinsini de söylediği gibi yapmak gerekmez. (Tahtâvî)

Kurban demek, bayramın ilk üç gününde zengin için vacip, fakir için ise nafile olarak kesilen davar, sığır veya deve demektir. Bu bakımdan adak yapılırken, kurban denilmişse, Kurban bayramında kesilir. Kurban denmeden, mesela bir koyun keseceğim denirse, gün ve yer belli etse bile, Kurban bayramı günleri dahil, istediği zaman ve istediği yerde kesebilir.

Adağı yerine getirmeli

Adağı yerine getirmek lazım olduğu, Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şerifte bildirilmiş ve icmâ-i ümmet hâsıl olmuştur. Hac suresi, 29. ayet-i kerimesinde mealen, (Adaklarını yerine getirsinler) buyurulmuştur. Bunun için, adağı yerine getirmek vaciptir. Farz diyen âlimler de olmuştur. 

Adak ile adak kurbanı ayrıdır

Sual: Adak ile adak kurbanı aynı mıdır?

CEVAP

Kurbanlık hayvanlar deve, sığır ve davardır. Bu hayvanlardan başkası kurban olarak adanmaz. Bunun için horozdan kurban adamak câiz değildir.

Adak ile adak kurbanı ayrıdır. (Hastam iyi olursa, Allah rızası için bir horoz kesip etini fakire tasadduk edeceğim) diyen, horozu, keser ve etini bir fakire verir. Fakire tasadduk edeceğim demese de, adak edilen şey, fakirlere verileceği için sahih olur. (Horoz kesmek nezrim olsun) dese de adak sahih olur.

Fakir olsun, zengin olsun, adak eden, adak edilerek kesilen hayvanın etinden yiyemez ve zekât alması câiz olmıyanlara yediremez. Ana-babasına, evlatlarına, karı-koca birbirine, fakir olsalar da yediremezler. Yerse veya bunlara yedirirse, yenilen etin kıymetini, fakirlere sadaka verir.

Adarken, sığır, deve, koyun, keçi diye birşey belirtmiyen kimsenin, bir koyun kesmesi gerekir. (Vecîz)

Koyun kesmeyi adayan kimsenin deve veya sığır kesmesi câizdir. (Sırâciyye)

Bir hayvan kesmeyi adayan kimse, kurban mı, hayvan mı dediğini hatırlamasa, halk arasındaki teamüle bakılır. Buna göre kurban demiş kabul edilir. Kurban bayramında kesmek gerekir. Hayvan da denilse, yine bayramda kesmekte mahzur yoktur.

Kurban adayan, bayramın ilk üç günü içinde keser. Bundan sonraya kalırsa, mevcut ise, diri olarak sadaka verir.

 Adak ve şartları

Sual: Yerine getirmek için adağın şartlara uygun olması gerekir deniyor, örneklerle açıklar mısınız?

CEVAP

Adanan şeyin yapılmasının lazım olması için, adağın şartlara uygun olması gerekir:

1- Bir farz-ı ayn veya vacip cinsinden olması gerekir. Mesela oruç, namaz, sadaka gibi. (Şu işim olursa, yüz metre koşacağım) şeklinde bir adak sahih olmaz.

2- Başlıbaşına bir ibadet olması gerekir. Abdest almak başlıbaşına bir ibadet olmadığı için adak olmaz.

3- Kendisi günah olmamalıdır. Haram bir şeyi adamak yemin olur. Bunu yapması günah olur. Mesela birini öldürmeyi adayan, onu öldürmez, yemin kefareti verir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Günah işlemek için adak olmaz. Kefareti de yemin kefaretidir.) [Nesâî]

Bayram günü oruç tutmak haramdır. Fakat orucun kendisi haram olmadığı için Kurban bayramı günü oruç adamak câiz olur. Başka gün tutması gerekir. [Bunun gibi nafile namazı cemaatle kılmayı adayan kimse, mekruh işlememek için, bu namazı yalnız başına kılar. (Tesbih namazını cemaatle kılanları görürsem, mekruh işledikleri için dövmek nezrim olsun) diye adakta bulunsa, dediğini yapmaz. Yemin kefareti verir.]

Kendine farz olmamalı

4- Yapması kendine zaten farz olan bir şeyi adamak sahih olmaz. Mesela bu seneki Ramazan orucumu tutacağım demek adak olmaz.

5- Adanan şeyin mal olması, mülkünden çok olmaması ve başkasının malı olmaması gerekir. Mesela bir kimsenin, gözünü falanca kimseye vermek için adaması sahih olmaz. Bir milyon lirası olan, bir milyar lira sadaka vermek için adakta bulunsa, bir milyonu verir. (Oğlum iyileşirse, onun maaşından bir hayvan keseceğim) diye adakta bulunmak sahih olmaz. Kendi malından adaması gerekir. (R. Muhtâr)
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

(Allaha masiyet olan veya malik olmadığı şeyde adak olmaz.) [Müslim]

Adak kurbanının, belli üç günde kesilmesi gerekir. Bu günler gelmeden önce kesilirse, kurban olmaz ve adak yerine getirilmiş olmaz. Adak kurbanı belli üç günde kesilemedi ise, altın veya gümüş olarak değeri veya diri olarak kendisi fakirlere verilir. Belli üç günden sonra kesilip de, eti fakirlere dağıtılırsa, etin değeri, diri kurban değerinden az olmamalıdır.

Adak kurbanını kesmeyip, bedelini tasadduk etmek câiz değildir. Çünkü adağı yerine getirmek vacip olduğu için, bedeli verilmez. Eğer Kurban bayramında kesilememişse, bedeli tasadduk edilir. Kurban denilmemişse, adak hayvanı her zaman kesilebilir. Gecikse de, yine bedeli verilmez, kesmek gerekir.

Kurban denmeden adanırsa, mesela bir koyun keseceğim denirse, gün ve yer belli etse bile, Kurban bayramı günleri dahil, istediği zaman ve istediği yerde kesebilir.

Sevabını ölüye göndermek için kesilecek kurban da, her kurban gibi, yalnız Allah rızası için kesilir. Kesilen kurbanın sevabı bütün ölülere gönderilebilir. Ölü için, vârisi veya başkaları, her zaman kendi malından hayvan kesip, sevabını o ölüye hediye edebilir. Bunların etinden, kesen de yiyebilir. Çünkü adak değildir.

Adak kurbanını, Kurban bayramında kesemiyen, bedelini altın olarak fakire verirken, “Bu kurban adağımın bedeli” demesi gerekmez. “Hediye” dense de câizdir. (Hindiyye)

Kurban adayan, bayramdan önce kesse, sonra da bayramda kesileceğini öğrense, bayramda da keseceği için, bunun etinden kendisi yiyebilir.

Bir kimse, kestiği hayvanı Allah için kesiyorsa, ister arabanın tekerleği yanında, ister arabanın üstünde kessin mahzuru olmaz. Adak edilen hayvan, yalnız Allah rızası için kesilmelidir. İnsan için, put için kesilenler yenmez. (R. Muhtâr)

Evliyaya Adak

Sual: Hastanın iyi olması için evliyaya adak yapmak caiz mi, caiz ise nasıl yapılır?

CEVAP

Şarta bağlı olarak evliyaya adak yapmak, kendini, günahı çok, duâ etmeye yüzü yok bilerek, mübarek birini vesile edip, Allahü teâlâya yalvarmak demektir. Mesela (Hastam iyi olursa veya şu işim hasıl olursa, sevabı (Seyyidet Nefise) hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasin okumak veya bir koyun kesmek nezrim olsun.) deyince, bu dileğin kabul olduğu çok tecrübe edilmiştir. Burada, Allahü teâlâ için Kur'an-ı kerim okunup veya koyun kesip, sevabı Seyyidet Nefise hazretlerine bağışlamakta, onun şefaati ile, Allahü teâlâ, hastaya şifa vermekte, kazayı, belâyı gideriyor.

Koyunu mezar başında kesmek haramdır. Hiçbir mezarın yanında kesmemelidir. Puta tapanların, put yanında kesmelerine benzememelidir! Türbenin avlusu genişse, bir kenarda kesilebilir.

İbni Abidin hazretleri, (Bir dilek için adak edilen bir ibâdet, o dileği hasıl etmez. Bu ibâdet, o dileğin hasıl olması için yapılmaz. Allahü teâlâ, o ibâdetten dolayı veya sevdiği bir kuluna yapılan bir iyilikten dolayı, merhamet ederek, o dileği kabul ve ihsan etmektedir.) buyuruyor. (R. Muhtar)

Görüldüğü gibi, hayvan evliya için değil Allah rızası için kesilmekte, sevabı evliyaya bağışlanmaktadır. Allahtan başkası için kurban kesilmez. 

Adak etini kim yiyemez?

Sual: Adak etinden kimler yiyemez?

CEVAP

Fakîr veya zengin, adakta bulunursa, adak hayvanın etinden yiyemez ve zekât verilmesi câiz olmayan anasına, babasına, dedesine, evlâdına, torununa, kocasına veya karısına, fakîr olsalar da, yediremez. Yerse veya bunlara yedirirse, yenilen etin kıymetini, fakîrlere sadaka verir. Yeniden hayvan kesmek gerekmez.Akrabasından ve evinde bulunanlardan, zekâtını vermesi câiz olan büyük, küçük herkes yiyebilir. Kardeş, kayınvâlide, kayınpeder, gelin, üvey anne, üvey baba, üvey evlât, süt anne, süt baba ve süt kardeş de yiyebilir. Bunların içinde zengin olanlar yiyemez. Yerlerse, adak sahibi, bunların yediklerinin kıymetini fakîrlere verir. (Hindiyye) 

Adak eti yenmişse

Sual: Adak etinden yemememiz gerekiyormuş ama yedik, şimdi ne yapmamız gerekiyor?

CEVAP

Adak eti yenmişse yenilenin değerini bir fakire sadaka olarak vermeniz gerekir. 

Adak bedeli

Sual: Fakîre adak bedelini verirken bunun adak bedeli olduğunu söylemek gerekir mi?

CEVAP

Hayır, söylemek gerekmez. “Hediye” dense de câizdir.

Zengin ve adak

Sual: Fakîr hanım, aldığı adak etini zengin kocasına yedirebilir mi?

CEVAP

Evet yedirebilir. Çünkü kendi mülkü olmuştur.

Sual: Adak etini alan fakîr, zengin misâfirine adak etinden verebilir mi?

CEVAP

Evet, verebilir.

Vekil ve adak

Sual: Adak etini dağıtmak için vekil olan fakîr, bu etten yiyebilir mi?

CEVAP

Yiyebilir. 

Adakta yanlışlık

Sual: Kurban adayan, bayramdan önce kesse, sonra da, kurbanın bayramda kesileceğini öğrense, bayramda da, yeniden keseceği için bunu kendisi yiyebilir mi?

CEVAP

Evet, yiyebilir. 

Sual: (İşe girersem koyun kesip eş dostla yerim demek) adak olur mu?

CEVAP

Adak olur. Etten kendisi, hanımı, çocukları, ana-babası ve zengin olan eş dost yiyemez.

İki kişinin adağı

Sual: İki kişinin bir koyunu adaması câiz midir?

CEVAP

Hayır.

Kurban adarken

Sual: Hastam iyileşirse bir hayvan adamıştım. Kurban mı, hayvan mı dediğimi unuttum. Ne yapmalıyım?

CEVAP

Halk arasındaki teâmüle göre kurban demektir. Kurban bayramında kesmek gerekir. Hayvan denmiş olsa da, yine bayramda kesmekte mahzûr yoktur.

Adak adarken

Sual: Bir işim olursa, bir koyun kesmeyi adamıştım. Fakat koyun alacak param yoktur. Bunun yerine kırk Yâsin okusam olur mu?

CEVAP

Koyun kesmeyi adadığınız zaman, hayvan alacak paranız var idiyse, adağınız sahihtir. İşiniz olduğu zaman elinize para geçince kesersiniz. Yerine Yâsîn-i şerîf okumakla adaktan kurtulmuş olamazsınız. Eğer koyun kesmeyi adadığınız zaman, hayvan alacak paranız yok idiyse, adağınız sahih olmamıştır. Bir şey kesmeniz gerekmez. Şimdi kırk Yâsîn adayıp okumanızda mahzur olmaz.

Kalben Adak Olmaz

Sual: Kalbimden "Annem hastalıktan kurtulursa Allah rızası için bir koyun keseceğim" dedim. Böyle söylemek adak olur mu?

CEVAP

Kalben söylemekle adak olmaz. Dil ile söylemek gerekir. (R. Muhtar) 

Adak Parası

Sual: Adağımızı kesmeyip, parasını ablamın oğluna verebilir miyiz?

CEVAP

Adağı kesmek şarttır. Yeğeniniz zengin değilse, etini ona verebilirsiniz. 

Akîka ve adak

Sual: Adak kurbanını kesmeyip, bedelini tasadduk etmek câiz midir?

CEVAP

Adağı yerine getirmek vâcib olduğu için, bedeli verilmez. Eğer Kurban Bayramında kesilememişse, bedeli tasadduk edilir. Kurban denilmemişse, adak hayvanı her zaman kesilebilir. Gecikse de, yine bedeli verilmez, kesmek gerekir.

Sual: Akîkayı kesmeyip bedelini fakîre tasadduk etmek, akîka yerine geçer mi?

CEVAP

Geçmez.

Sual: Akîkanın veya ölüler için kesilecek kurbanın bedelini ilim neşri ile meşgul bir vakfa vermek câiz midir?

CEVAP

Akîka müstehabdır. Ölüler için kesilecek kurban nâfiledir. İlim neşri ise farzdır. Farzın yanında, müstehab ve nâfile ibâdetler, denizde damla bile değildir. Bu bakımdan farzı tercih etmelidir!

İlim tahsili yapılan yerlere, gerek zekât, fıtra, adak ve akika, gerekse sadaka şeklinde yapılan yardım, insanı kazalardan, belalardan korur. Dünyada, sıhhat ve afiyet içinde bir ömür sürmeye sebep olur. Ayrıca farz olan ilim yayma sevabına kavuşulur. Böylece yardım yapan kişi, hem dünyada, hem de ahirette çok büyük nimetlere kavuşmuş olur. İlim yaymanın sevabını Peygamber efendimiz şöyle ifade buyuruyor: (Bütün ibadetlere verilen sevap, Allah yolunda savaşa verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Savaş sevabı da, emr-i mâruf ve nehy-i anilmünker sevabı [dinin emir ve yasaklarını yayma] yanında, denize nispetle bir damla su gibidir.)

Hayır kurumu ve ilim yuvası İhlas Vakfı

İhlâs Vakfı, Öğrenci Yurtlarında binlerce üniversiteli fakîr öğrenciyi ve bilhassa Türk dünyasından gelen muhtaç öğrencileri barındırmaktadır. Onların her türlü ihtiyâçları, hayırsever müslümanların yardımları ile sağlanmaktadır. Gerçek manâda, dîne hizmet eden İhlâs Vakfına her ne şekilde olursa olsun yardım eden, hadîs-i şerîflerde bildirilen sevâba kavuşmuş olur. Hayır hasenat yapılan yer, ne kadar çok faydalı hizmet yapıyorsa, yardım yapanın sevâbı o kadar artar. İhlâs Vakfı senelerdir, hayırsever vatandaşlarımızın yaptıkları yardımları, en iyi şekilde değerlendirmektedir.

İhlâs Vakfının hizmetlerinden bazıları:

1- Türk Dünyasından Gelen Öğrencilere Yardım: Anadolu'dan ve Türk dünyasından yüksek tahsîl için gelen onbinlerce genç yavrumuzun, en güzel şekilde yetiştirilmesi için, yurt, iskân ve iâşeleri temîn edilmekte ve her gün üç öğün yemek verilmektedir.

2- Yurt Hizmetleri: Türkiye'nin her yerine yurt açma çalışmaları devam etmektedir. Şimdilik açılan yurt sayısı 45'tir.

3- Burs: Türk dünyasından gelen 500 öğrenciye her ay, karşılıksız burs verilmektedir. Sayıları 15 bin civârında olan bu fakîr ve muhtâç öğrencilerin tamamına, her ay 1 milyon lira burs verilebilmesi için, ayda 15 milyar liraya ihtiyâç olmaktadır. Bu sebeple İhlâs Vakfı tarafından Vakıflar Bankası Nuruosmaniye Şubesinde 20007042 nolu Türk Dünyası Öğrencilerine Yardım Hesâbı açılmıştır. Hayırseverlerin bu konuda yardımcı olması beklenmektedir.

4- Muhtâçlara Gıdâ Yardımı: Her ay, bir âilenin temel ihtiyâcı olan gıdâ paketleri, yüzlerce muhtâç âileye dağıtılmaktadır.

5- Kitap Hizmetleri: Muteber eserlerden alınarak hazırlanan Türkçe kitaplar; İngilizce, Fransızca, Almanca, Arnavutça, Rusça, Arapça, Farsça ve Urdu dillerine de tercüme edilerek, dünyanın her tarafındaki üniversitelere, kültür teşekküllerine, kütüphanelere, araştırmacılara ve İslâmiyeti öğrenmek isteyen herkese, ücretsiz olarak gönderilmektedir. Bu eserleri okuyan yüzlerce kişinin İslâmiyetle şereflendiği sevinçle müşâhede edilmektedir.

Böyle hayır kurumlarını ve ilim yuvalarını bütün hayırseverlerin her türlü imkan ile desteklemesi ve yardım etmesi, önemli bir görevdir. Dünya tarihinde vakıf medeniyetini kuran dedelerimizin torunu olarak, vakıfları ve hayır kurumlarını desteklemek, bilgili, kültürlü öğrencilerin yetişmesinde kurban vekaleti vererek katkıda bulunmak gerekir.

Kurban vekaleti vermek isteyen hayırseverler, kendilerine en yakın İhlas vakfı öğrenci yurduna giderek veya telefon ederek, kurban vekaleti verebilirler. İhlas vakfı ile irtibat için: (0 212) 513 99 00 numaralı telefona, veya (0 212) 513 68 57 numaralı faksa başvurabilirler.

 

 geri    bugünküsohbet    ileri