Vakit, namazın şartıdır
Kısa gecelerde şafak
kaybolmadan fecrin tulû ettiği ülkelerde, yatsı ile vitrin vakitleri girmediği
için bu namazları kılmak gerekmez. (Nimet-i İslâm)
Halebî’de buyuruluyor ki: Vakit girmedikçe, namaz farz olmaz. Nitekim Sadrüddin
Bürhan-ül eimme, (Vakti girmediği için yatsı namazı size farz olmaz) diye fetva
vermişti. Şems-ül-eimme Hulvânî, (Vakit girmiyen yerlerde yatsı namazı kaza
olarak kılınır) diye fetva vermişti. Ancak daha sonra, bu fetvayı duyan
Harezm’de Şeyh-i Kebir Bakkâli hazretleri, (Vakit girmiyen yerlerde yatsı namazı
farz olmaz) diye fetva verdi. İmam-ı Hulvânî hazretleri bu fetva üzerine, Şeyh-i
Kebir hazretlerine, (Beş vakit namazdan birini kaldıran kimse, kâfir olmaz mı?)
diye sordurunca, Şeyh-i Kebir hazretleri de, (Dirsekleri ile birlikte elleri
veya aşık kemikleri ile birlikte ayakları olmıyan kimse için abdestin farzı
kaçtır?) dedi. Daha sonra, (İşte bir abdest uzvu noksan olana abdestin farzı,
dört değil, üç olduğu gibi, namaz vakitlerinden bazısı girmiyen yerdeki
müslümanlara, sadece vakti giren namazlar farzdır) buyurdu. Bu cevap karşısında,
İmam-ı Hulvânî, hakkı teslim edip, önceki fetvasından rücû etti. (Halebî)
Hanefî’de vakit, namazın hem şartı, hem de sebebi olduğu için, sebep
bulunmayınca, yani vakit girmeyince, o namaz farz olmaz. Vakit girmeden de
kılınmaz. Kaza etmek de gerekmez. Fakat bazı âlimlere göre, bu iki namazı kılmak
farzdır. İhtiyata riayet ederek kılmak çok iyi olur. Bu bakımdan bu iki namaz
vaktinin başlamadığı zamanlarda, vakitlerinin başladığı en son günün
vakitlerinde kılmak iyi olur.
Seferî olanın, dört mezhepte de oruç tutması farz değildir. Kutuplara
giden müslüman, seferî ise oruç tutmaz. Geriye dönünce kaza eder. Ramazan ayı
gelince, oruç tutmak farz olur.
Bu bakımdan gündüzleri çok uzun olan yerlerde ikamet eden bir müslüman,
oruca saat ile başlar, saat ile bozar. Vakitleri normal teşekkül eden en yakın
bölgelere kıyas edilir. O hâlde gündüzleri çok uzun olan yerde yaşıyan
müslümanlar, gündüzü böyle uzun olmıyan bir şehirdeki müslümanların zamanına
uyarak oruçlarını tutarlar. (R.Muhtar)
Avrupa’daki bazı Müslümanların, yatsı ve sabahın vakti girmeyen yerlerde cemaatle nafile namaz, kılarak ayrılığa sebep olduklarını işitiyoruz. Müslümanlık, birlik dinidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Şeytan, insanın kurdudur. Sürüden ayrılan koyunu kurt yakaladığı gibi, şeytan da İslâm topluluğundan ayrılanı yakalar. Sakın ayrılmayın, cami ve cemaatlerde bulunun!)