Secde-i tilavet

 

  Sual: Tilavet secdesi nedir, ne zaman ve nasıl yapılır?
       CEVAP

  Bu konuyu kolay anlaşılması için maddeler hâlinde bildirelim:

  1- Tilavet, Kur’an-ı kerim okumak demektir. Secde ayeti okununca yapılan secdeye tilavet secdesi denir.
       2- Namaz kılması farz olan bir kimse, Kur’an-ı kerimde bulunan 14 yerdeki, secde ayetinden birini okusa veya işitse, manasını anlamasa da,  bir secde yapması vaciptir.
       3- Tilavet secdesi yapmak için, önce tilavet secdesi yapmaya niyet edilir. Niyet şarttır. Niyetsiz sahih olmaz.
       Abdestli olarak, kıbleye karşı ayakta durup, ellerini kulaklara kaldırmadan, Allahü ekber der ve secdeye gider. Secdede üç defa Sübhâne rabbiyel-a’lâ der. Sonra, Allahü ekber der ve ayağa kalkar. Böylece secde-i tilavet tamam olur.
       4- Secde ayetini işiten cünüp veya abdestsiz kimse, temizlendikten sonra tilavet secdesi yapar. Fakat hayızlıya
ve nifâslıya [lohusaya]  temizlendikten sonra da tilavet secdesi gerekmez.
       5- Bir oturumda, bir secde ayetini birkaç defa okuyan veya işiten, hepsi için bir secde eder.
       6- Bir oturumda ne kadar secde ayeti okunmuşsa, o kadar tilavet secdesi gerekir. Mesela üç secde ayeti okunursa, üç secde gerekir.
       7- Namaz kılarken, dışardan, birinin okuduğu secde ayetini işiten, namazı bitirdikten sonra tilavet secdesi yapar.
       8- Namazda okuyunca, hemen ayrıca rükü veya bir secde yapıp ayağa kalkar. Okumasına devam eder. Secde ayetini okuduktan iki üç ayet sonra namazın rüküuna eğilirse ve tilavet secdesine niyet ederse, namazın rükü veya secdeleri, tilavet secdesi yerine geçer.
       9- Secde-i tilavetin kazası, acele değildir. Gecikirse günah olmaz. Fakat sebepsiz, zaruretsiz tehir etmek tenzihen mekruhtur.
     10- Secde ayetini mubah vakitte okuyup, namaz kılmak mekruh olan üç vakitte tilavet secdesi yapmak caiz değildir. Secde ayeti mekruh vakitte okunursa, bu vakitte secde etmek caiz ise de, efdal olanı, mekruh olmıyan vakte tehir etmektir. (Hindiyye)
     11- Kur’an-ı kerim okunan yerde bulunduğu hâlde, işitmiyen kimse, secde etmez.
     12- Secde ayetini yazan, heceliyen, secde yapmaz.
     13- Birkaç kişiden herbiri, secde ayetinden birer kelime okusalar, bunu işitenlere tilavet secdesi yapmak gerekmez. Çünkü, secde ayetini bir kişi okuyunca, bunu işitenlerin secde yapması vacip olur.
      Çeşitli kimselerin okudukları kelimeler toplanarak, bir kişi bütün ayeti okumuş gibi yapılamaz. Çünkü, Kur’an-ı kerim okumak için, kimse başkası yerine vekil yapılamaz. (Dürr-ül-muhtar)
      14- Secde ayetinin tercümesini okuyan veya işiten, bunun secde ayeti olduğunu anlarsa, secde yapar.
      15- Çocuk, yaptığını anlıyacak yaşta ise, okuması ile, işitenlerin secde etmesi gerekir. Daha küçük yaşta ise gerekmez.
      16- Bir kimse, ara sıra deliriyorsa, deli iken secde ayetini okuduğu zaman, secde gerekmez. Aklı başında iken okursa, secde gerekir.
      17- Dağdan, çölden ve bir yerden aksedip, yansıyıp geri gelen sedayı işiten ve kuştan işiten secde etmez. İnsan sesi olması gerekir. (Dürr-ül-münteka)
      18- Radyodan işitilen ses, hafızın sesine benziyen, cansız alet sesidir. Bunun için, fonografta [gramofonda, teypte, radyoda. tv’de
ve benzeri vâsıtalarda] okunan secde ayeti işiten, tilavet secdesi yapmaz. (Mezahib-i erbea) Elmalılı Hamdi Yazır, A’râf sûresinin 204. âyetinin tefsîrinde diyor ki: Kırâet, bir ihtiyârî iştir ki, akıllı ve konuşan bir insanın ağzından çıkanı anlamaya ve anlatmaya yönelik bir maksat taşıyan sesli olarak okumak demektir. Akıllı olmıyandan ve cansız varlıklardan çıkan seslere kırâet denilemeyeceği gibi, aks-i sadâdan, sesin yankılanmasından meydana gelen şeye de kırâet denilemez. Bunun içindir ki, fakîhler bir kırâetin yankılanmasından hâsıl olan yankıya kırâet ve tilâvet hükmü terettüp etmiyeceğini ve meselâ tilâvet secdesi lâzım gelmeyeceğini beyân etmişlerdir. Bir kitabı sessiz olarak okumaya kırâet denilemiyeceği gibi, çalan veya çınlayan, yankı yapan bir sesi dinlemek de kırâet değildir, bir çınlamayı dinlemektir. Kur’ân okuyanın sesini aksettiren gramofondan veya radyodan gelen sese de kırâet denilemez. Bu gibi sesler bir kırâet değil, bir kırâetin yankısı ve yansımasıdır, bunlara dinleme ve susma emrinin hükmü terettüp etmez. (s.2361)
      19- Kâfirin okuduğunu işiten müslümanların secde etmesi vacip olur.
      20- İmam-ı Nesefi Kâfi kitabında buyuruyor ki:
      Bir kimse, sıkıntıdan kurtulmak için, Allahü teâlâya kalbinden yalvararak, 14 secde ayetini [ezberden, ayakta] okuyup, herbirinden sonra, hemen yatıp secde ederse, Allahü teâlâ, o kimseyi o dert ve beladan korur. (Dürr-ül-muhtar, Nur-ül-izah)
      Son secdeden kalkınca, ayakta ellerini uzatıp, kendinin ve bütün müslümanların dünya ve dinlerine gelen beladan, sıkıntıdan kurtulmaları, korunmaları için duâ eder.
      21- Namaz kılması mekrûh olan üç vakitte secde-i tilâvet yapmak câiz değildir. Namaz kılması tahrîmen mekrûh olan vakitler üçtür. Bu üç vakitte başlanan farzlar sahîh olmaz. Nâfileler sahîh olursa da, tahrîmen mekrûh olur. Bu nâfileleri bozmalı, başka zamanlarda kazâ etmelidir! Bu üç vakit; güneş doğarken, batarken ve zevâl’de olduğu vakittir.Burada güneşin doğması, işrâk vakti’ne kadar olan zamandır. Zevâl vakti ise öğleye 20 dakika kaladır. Güneşin batması da, bakacak kadar sararmaya başladığı vakitten batıncaya kadar olan zaman demektir. Bu zaman 40 dakika kadardır. Güneş batarken, yalnız o günün ikindinin farzı kılınır. Fakat, ikindiyi bu vakte kadar geciktirmek tahrîmen mekrûhtur. Secde âyeti bu 3 mekrûh vakitte okunursa, tilâvet secdesini bu vakitlerde yapmak, bir kavle göre câiz ise de, mekrûh olmayan vakte tehir etmek evlâdır. (Dürer, Tahtâvî)


 

       Sual: Evde yalnız başına namaz kılarken, içinde secde ayeti geçen bir sureyi okusak, namaz içinde hemen tilavet secdesini yapmamız gerekir mi?
       CEVAP

       Evet, namaz içinde hemen eda etmek gerekir. (Halebî)

 

       Sual: Yalnız başına namaz kılarken, zamm-ı sure olarak secde ayetini okuyan kimse, hemen rükûya gitse, tilavet secdesini yapmış olur mu?
       CEVAP

       Bir kimse, namaz içinde secde ayeti okuyunca, hemen ayrıca rükû veya bir secde yapıp ayağa kalkar. Okumasına devam eder. Secde ayetini okuduktan iki üç ayet sonra namazın rükûuna eğilirse ve tilavet secdesine niyet ederse, namazın rükû veya secdeleri, tilavet secdesi yerine geçer. Fakat, secde ayetinden sonra üç ayetten fazla okumuşsa, tilavet secdesi, namaz için yapmış olduğu rükû veya secdeler ile kendisinden sakıt olmaz.
       Bu durumda, namaz içinde, tilavet için ayrıca secde etmesi gerekir. Yalnız başına namaz kılarken, tilavet secdesi, namaz içinde eda edilmezse, artık namaz dışında kaza edilmez. (Halebî)
       Secde ayetini namaz içinde okuyan kimse, dilerse okuyacağı ayetlerin sayısına bakmaksızın hemen Allahü ekber diyerek tilavet secdesine varır. Tilavet secdesi niyeti ile yalnız rükûya varması da kâfidir. Ondan sonra tekrar ayağa kalkar ve birkaç ayet daha okuyup, namazın rükû ve secdelerini yapar, namazına devam eder.

       Eğer bir sureyi bitirmiş ise, diğer bir sureden birkaç ayet okur; çünkü tilavet secdesinden kalkar kalkmaz, böyle birkaç ayet okumadan namazın rükû ve secdesine gitmek mekruhtur.

 

       Sual: TGRTde mukabele okunuyor. Secde ayetlerini dinleyince, secde-i tilavet gerekir mi?

       CEVAP

       Gerekmez. Fakat Kur'an-ı kerimi takip ederken veya dinlerken, siz de sesli olarak  okursanız, secde-i tilavet gerekir. TVden, radyodan ve teypten duyulan secde ayeti için secde-i tilavet gerekmez. (M.Erbea)    

geri    namazbbs    ileri