Cemaat ile namaz

 

   Sabah namazı cemaatle kılınmalı

 

    Sual: Her işte azîmet yolunu tutuyor, takvâ ehli olmaya çalışıyorum. Çok önemli olduğu için teheccüd namazı kılıyorum. Fakat yakın olmasına rağmen, sabah namazına câmiye gelemiyorum. Bir mahzûru var mıdır?
        
CEVAP

    Hazret-i Ömer, sabah namazında, câmide Süleyman isimli bir genci göremeyince, nerede olduğunu annesine sordu. Annesi dedi ki: (O, gece pek uyumaz. Teheccüd ve benzeri nâfile ibâdetle meşgûl olur, belki şimdi uykuya dalmıştır.)

    Hazret-i Ömer buyurdu ki: (Eğer bütün gece uyuyup da sabah namazını cemâ’at ile kılsaydı daha iyi olurdu.) [İmâm-ı Mâlik]
        Cemâatle namaz kılmak Sünnet-i hüdâ, yanî İslâmın şiârı olan mühim sünnettir. Cemâatle kılınan namaz, yalnız kılınan namazdan 25 veya 27 derece daha fazîletlidir. Cemâatle namaz kılmanın önemi hakkında bildirilen hadîs-i şerîf meâllerinden birkaçı şöyle:
      
(Beş vakit namazı cemâ’atle kılan, Sırat köprüsünü şimşek gibi geçer.) [Taberânî]
      
(Bir kimse, kırk gün sabah namazının ilk tekbîrine yetişirse, kendisine iki berât yazılır: Cehennemden kurtuluş berâtı ile münâfıklıktan eminlik berâtı.) [Ebûş-şeyh]
      
(Beş vakit namazı, ilk tekbîre yetişecek şekilde, kırk gün cemâ’atle kılana Cennet vâcib olur.) [Ebû ya’lâ]
      
(Bir kimse, cemâ’atle namaz kılmak için câmide beklediği müddetçe, hep namaz kılıyormuş gibi sevâb kazanır.) [Buhârî]
      
(Evi mescide uzak olanın [her adımına sevâb verileceği için] sevâbı daha fazladır.) [Buhârî]

   (Cemâ’ati terkedip evde namaz kılan sünneti terketmiş, sapıtmış olur.) [Müslim]
      
(Gece kâim, gündüz sâim olan cemâ’ate gelmezse cehenneme gider.) [Tirmizi]
      
(Peygamberin sünnetini [önem vermeyerek] terkeden kâfir olur.) [Ebû Dâvüd]
      
(Ezânı duyup da cemâ’ate gitmemek bir mü’minin âsi ve bedbaht olmasına kâfidir.) [Taberânî]

       (Bir cemâ’at toplanıp da, bir kısmı duâ eder, ötekiler de âmin derse, o duâ kabûl olur.) [Hâkim]
      
(İmâm, namazı tamamlayıp cemâ’ate yüzünü döndürünceye kadar onunla bulunan, gece ibâdet etmiş gibi sevâba kavuşurlar.) [Tirmizî]
       (Namazlarını cemâ’atle kılanları Allahü teâlâ sever.)
[Taberânî]
       (En kıymetli yer mescidlerdir. Câmi ehlinin en efdali, ilk girip son çıkandır. Cemâ’ate ilk gelen ilk müslüman olan gibi kıymetlidir.)
[İ.Râfi’î]
      
(Ezânı işitip de, câmideki cemâ’ate gitmemek, münâfıklık alâmetidir, dört kitapta da la’netlenmiştir.) [İmâd-ül-islâm]
      
[Bilhassa yatsı ve sabah namazının cemâ’atini kaçırmamalıdır!]
      
(Emekliyerek de olsa, yatsı ve sabahı cemâ’atle kılmaya çalışın!) [Taberânî]
       (Yatsıyı cemâ’atle kılan, gecenin yarısını, sabahı da cemâ’atle kılan, gecenin tamamını ibâdetle geçirmiş olur.)
[Müslim]
      
(Sabah namazını cemâ’atle kılan Allahın himâyesindedir.) [İ.Mâce]
      
(Yatsıyı cemâ’atle kılan kadir gecesinden hisse almış olur.) [Taberânî]
       (Sabahı cemâ’atle kılmak, yatsıyı cemâ’atle kılmaktan iki misli fâziletlidir.)
[İ.Huzeyme]

       Yatsı ile sabah namazını cemâ’atle kılmamak münâfıklık alâmetidir. Nasıl ki, yalan söylemek münâfıklık alâmeti ise, cemâ’ate gelmemek de münâfıklık alâmetidir. Bu demek, cemâ’ate gelmiyen münâfık demek değildir. Kendisinde münâfıklık alâmetinden bir alâmet var demektir. Verdiği sözde durmamak da münâfıklık alâmetidir. Sözünde durmıyana münâfık denmez. Fakat münâfıklık alâmetinden birini işlemiş olur. Bu konudaki hadîs-i şerîflerin meâlleri de şöyle:
      
(Bizimle münâfıkları ayıran alâmet, yatsı ile sabah namazını cemâ’atle kılmaktır.)             

[Beyhekî]
      
(Yatsı ile sabah namazını cemâ’atle kılmak, münâfıklara çok ağır gelir. Eğer bundaki ecri bilselerdi, sürünerek de olsa, cemâ’ate gelirlerdi. Namaza gelmiyenlerin evlerini yakmak istedim.) [Buhârî]
      
(Kadın ve çocuklar olmasaydı, cemâ’ate gelmiyen erkeklerin evinin yakılmasını emrederdim.) [İ.Ahmed, İ.Mâce]
      
(Yemîn ederim ki, [sabah namazı için, ma’zereti dışında] cemâ’ate iştirak etmiyenlerin evlerini yakılmasını emredeyim diye hatırımdan geçti.) [Müslim]
       Fıkıh kitaplarında cemâate gitmemeyi mubâh kılan ma’zeretler vardır. Böyle bir mazereti olmadan cemâ’ate gitmemek câiz değildir. Bunlar evleri yakılmaya müstehak olan ve kendilerinde münâfıklık alâmeti bulunan kimselerdir. Böyle kimselerden olmamaya dikkat etmeliyiz!
      

geri    namazbbs    ileri