Malikiyi taklid eden nelere dikkat eder

 

  Sual: Diş dolgusu veya idrar ve yel kaçırma, yahut bir akıntı sebebiyle Mâlikî’yi taklîd eden, nelere dikkat eder?
       CEVAP

  Diş dolgusu, idrar ve yel kaçırma veya herhangi bir akıntı sebebiyle Maliki mezhebini taklit eden Hanefi; sadece gusülde, abdestte ve namazda, kendi mezhebinin şartlarına ilaveten, Malikinin farzlarına uyup müfsitlerinden kaçar.

  Hanefi’den farklı olanlar şunlardır:

  1- Gusülde niyet, muvalat ve delk farzdır. Gusülde, abdestte ve namaza başlarken niyette Maliki’ye uymaya niyet etmelidir. [Abdest aldıktan veya guslettikten yahut namaz kıldıktan sonra, hatta bir ay sonra, niyet etmediğini hatırlarsa, (Bu abdesti Maliki’ye göre aldım, namazı Maliki’ye göre kıldım) derse, yeniden abdest alması, gusletmesi veya namaz kılması gerekmez.

  Muvalat, her uzvu, birbiri arkasından ara vermeden, acele olarak yıkamak, normal şartlar altında, bir önce yıkadığı uzuv kuruyacak kadar ara vermemektir. Çok kısa zamanda yapılan bir iş, muvalata engel olmaz. Mesela musluktan su kesilse, kovadaki suyu almak veya bitişik odadaki musluğa gidip, o musluktan abdest almak, muvalatı engellemez. Sağ ayağı yıkadıktan sonra, kolayca giren bir çorabı hemen giyerek, öteki ayağı yıkamaya başlamak da muvalata mâni olmaz. Yavaşça giyerse, muvalata mâni olur. Abdest alırken çoraplarını çıkarmak muvalata mâni olmaz. Uzuvların kuruyup kurumaması kesin ölçü değildir. Çünkü sıcak ve rüzgarlı havada, hararetli vücutta, uzuvlar tez kuruyabilir. Yahut soğuk ve rüzgârsız bir yerde, uzuvlar geç kuruyabilir. Uzuvlar kuramadı diye, başka bir iş yapmak muvalata mâni olur. Hanefî'ye göre muvalatı anlatırken, (Teyemmüm, su ile yıkamak olmadığı hâlde, bir uzuv kuruyacak kadar ara vermek muvalata mânidir) buyuruluyor. Muvalatta ölçü şudur: Normal şartlarda, bir uzuv kuruyacak kadar ara vermemelidir.

  Delk, yıkanan yerleri el veya havlu ile hafif sıvazlamaktır. Dokunmak da delk yerine geçer. gusülde saçı, sakalı ve başka uzun kılları hilallemek farzdır. Saçı tarakla taramak hilallemek yerine geçer. Gusülde, saçın dibine su ulaşabiliyorsa, kadın örgüsünü çözmez. Saç dibi ıslanmazsa örgüyü açmak gerekir. Örgüsüz saçların her tarafını yıkamak farzdır.

       2- Abdestte de, niyet, muvalat, delk, başın tamamını, kulaklara meshetmek, hafîf sakalı mesh etmek ve sık sakalı yıkamak farzdır. Kadın, örülü saçını açmaz, örgünün üstünden mesheder. El parmaklarının arasını hilallemek farz, ayak parmaklarını hilallemek müstehaptır.

       3- Oğlana, hanımına veya yabancı kadına [cildine veya saçlarına] şehvetle dokunan erkeğin, erkeklere şehvetle dokunan kadının abdesti bozulur. Şehvetsiz dokunursa bozulmaz. Kendi ön edep yerine, elinin içi ile dokunan erkeğin abdesti bozulur.

       4- Kan, irin, sarı su hastalık sebebiyle çıkarsa ve kadınlardaki akıntı abdesti bozmaz.

       5- Saç tıraşı olunca, tırnak kesilince abdest bozulmaz. Sakal tıraşı olunca bozan diyenler de olduğu için, jiletle veya ustura ile sakal tıraşı olunca, abdest almak iyi olur.

       6- Abdesti bozulduğunu bilip, sonra abdest aldığında şüphe ederse, abdest alması gerekir. Abdest aldım mı almadım mı, abdestim bozuldu mu, bozulmadı mı diye şüphe edenin abdesti bozulmuş olur. Eğer, abdest aldığını ve bozulmadığını hatırlarsa abdesti bozulmuş olmaz.

       7- Hanefi’de yan yatarak, bir şeye dayanarak uyumak abdesti bozar, fakat Maliki’de, uyku ağır değilse bozmaz. Mesela tehiyyatta uyuyup kalırsa abdesti bozulur, fakat hafif şekilde uyusa, az sonra uyansa abdesti bozulmaz. Hanefi’de ağır uyku da olsa, namaz kılarken uyumak abdesti bozmaz.

       8- Teyemmüm, namaz vakti girdikten sonra yapılır.

       9- Mest deri ve benzerinden olur, yünden olmaz. Mestin üst ve altı meshedilir. Mest, ayağı yıkamak meşakkatinden dolayı değil, sünnete uymak veya soğuktan korunmak niyetiyle giyilir.

      10- Namazda her rek’atta Fatiha okumak, iki secde arasında oturmak, rüku’da, secdelerde sakin durmak ve namaz sonunda selam vermek farzdır.

      11- Mâlikî’de mestin mesh müddeti yoktur. Cünüp olana kadar çıkarmak gerekmez. Sadece Cuma günleri gusül için çıkarmak sünnettir. Maliki’yi taklit eden, 24 saatten fazla giyemez.

      12- Özürsüz olarak ikindiyi akşama, yatsıyı sabah namazına kadar geciktirmek günah olur.

      13- Seferde iki namazı cem etmek, caizdir. Maliki’yi taklit eden bir zorluk olunca cem edebilir.

      14- Seferde giriş çıkış günü hariç, 4 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden mukimdir. 4 günden önce biteceğini sandığı işi için gittiği yerde, belki yarın giderim diye 18 günden çok kalınca mukim olur.

      15- Seferde on gün kalan 15 günden az kaldığı için Hanefî’ye göre misâfir sayılırsa da Mâliki’ye göre mukîm sayılır. Çünkü giriş-çıkış günleri hariç, 4 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden Maliki’de mukîm olur. 3 gün veya daha az kalırsa seferî olur. Eğer Hanefî’ye uyup, 3 günden fazla kaldığı yerde 2 rek’at kılarsa, namaz sahih olmaz. Çünkü Mâlikî’de mukîm olanın 4 rek’at kılması farzdır. Hanefî’de ise seferde 4 rek’at kılmak mekrûhtur. Maliki farz dediği için farza uyulur, 4 rek’at olarak kılınır.

        Bir mezhebi taklit eden, kendi mezhebinden çıkmış olmaz. Taklit edilen mezhebin, yalnız o meseledeki farzlarına riayet edilir, müfsitlerinden sakınılır. Mâlikî’de mekruh olmasına değil, Hanefî’de sünnet olmasına uyulur. Mesela:

       1- Mâlikî’de sübhaneke okumak mekruh, Hanefi’de sünnettir. Mâlikî’yi taklit eden sübhaneke okur.

       2- Hanefî‘de, namazda, Fâtiha’dan önce, Eûzü besmele çekmek sünnet, Mâlikî’de mekruhtur. Mâlikî’yi taklit eden, Eûzü besmele okur.

       3- Seferde 10 gün kalan, Hanefî’de seferi ise de, Maliki’de mukimdir. Eğer Hanefî’ye uyup 2 rek’at kılarsa, namaz sahih olmaz. Çünkü Maliki’de mukim iken 4 rek’at kılmak farzdır. Hanefî’de ise seferde 4 rek’at kılmak mekruhtur. Öteki mezhep farz dediği için farzla uyulup 4 rek’at kılmak gerekir.

       4- 80 km’lik mesafeye gidince Maliki’de seferî olursa da, Hanefî’de seferî olmaz. Burada Mâlikî’ye uyup 2 rek’at kılınırsa, Hanefî’ye göre namaz sahih olmaz. 4 rek’at kılması farzdır.

       5- Bir kadının âdeti 13 gün devam ediyorsa, bu kadının Hanefî’ye göre on günden sonraki hâli özürdür. Gusledip namazlarını kılar. Mâlikî’ye göre ise, âdeti 15 güne kadardır. 15 güne kadar kan kesilmeden namaz kılamaz. Bu durumda olan bir kadın, 15 güne kadar kan kesilmezse, bekler. 16. günü gusledip namaza başlar. Hanefî’nin farz dediği on günden sonrakileri de kaza eder. Böylece her iki mezhebin farzlarına uyulmuş, müfsitlerden kaçılmış olur.   

geri    namazbbs    ileri