Kadın ve cenaze namazı

 

       Sual: İzmir’de bir cenazeye gelen başı açık kadınları da, Karşıyaka müftüsü cenaze namazına davet etmiş, kadın erkek karışık cenaze namazı kılınmıştır. Kadınların cenaze namazı kılması caiz midir?
            CEVAP

       Caiz değildir, mekruhtur. Bu hususta Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından Sahih-i Buharî muhtasarı, Tecrid-i sarih tercümesi isimli kitabın üçüncü cilt, 361. sayfasında özetle deniyor ki:
       (Ümmü Atıyye radıyallahü anhanın rivayeti şöyle:
(Biz kadınlar, Resulullah tarafından cenazeyi takip etmekten nehyolunduk. Cenazeye ittibâ’, bizim üzerimize farz kılınmadı.)
Bu hadisi, Buhârî hayız bahsinde zikretmiştir.
       Taberânî’nin rivâyetine göre, Ümmü Atıyye demiştir ki:
Resulullah Medine’ye hicret ettiğinde Medine kadınlarını bir evde topladı. Sonra Hz. Ömer’i bize gönderdi. Hz. Ömer, “Ben Resulullahın size gönderdiği bir elçisiyim.                          Kadınların cenazeye çıkmasını nehyetti” dedi.

       İbni Münzir de, İbni Mesûd’un, İbni Ömer’in, Aişe’nin, Ebu Ümâme’nin, kadınların cenaze iştiraklerini kerîh gördüklerini rivayet etmiştir.
       İbrahim Nehaî’nin, Hasen-i Basrî’nin, Mesrûk’un, İbni Sîrîn’in, Evzâî’nin, Ahmed’in, İshâk’ın da kerâhetine hükmettiklerini bildirmiştir.
       Süfyân-i Sevrî de kadınların cenazeye iştirakini bid’at addetmiştir.
       Ebu Hanîfe de: “Kadınlara cenaze takibi uygun değildir” demiştir.
       İbni Abbas, Kasım, Salim, Zührî, Rebîa, Ebü’z-Zinâd’dan cevazı rivayet edilmiştir.
       İmam Mâlik bu hususta yaşlı kadınlara ruhsat vermiş, gençler için hoş görmemiştir.
       İmam-ı Şâfiî de mekruhtur, fakat haram değildir, demiş.
       İmam-ı Mâlik’ten kerâheti hakkında da bir rivayet vardır.
       Ebu Ya’lâ’nın bildirdiği hadis-i şerifte, Hz. Enes demiştir ki:
       Resulullah ile bir cenazeye gitmiştik. Resulullah (orada) gördüğü kadınlara sordu:
       - Cenazeyi omuzlar mısınız?
       - Hayır, omuzlamayız.
       - Ya ölüyü defneder misiniz?
       - Hayır.
       - Öyle ise nikâbınızla ve hiçbir hayır ve sevâba nâil olmıyarak evinize dönünüz, buyurdu.
       Netice olarak kadınların cenaze nakline iştirakleri caiz görülmemiştir. Şu kadar ki, cenazeyi nakledecek erkek bulunmazsa, böyle istisnai vaziyet bir zarurettir. Bu surette caiz görülmüştür. Demek ki, kadına cenaze namazı farz değildir. Hiçbir erkek yoksa, o zaman kadın cenaze namazını bizzat kendisinin kıldırması caiz oluyor. Böyle bir mecburiyet yoksa, cenaze namazına katılması, kerih görülmüştür.

       Şov mu yapıyorlar ki?
       Şimdi şovmenler, kadınları cenaze namazına dahil etmekle, kadınlara ne kazandırdılar, dine hizmet mi yapmış oldular. Memleketimizde, hatta bütün dünyada bir ahlak çöküntüsü yaşanıyor. Din, iman elden gidiyor, adamların umurunda değil, onlar şov peşinde. Yeter ki, gazetelerde isimleri çıksın, TV’lerde gösteride bulunsunlar. Üstelik olay konusu cenazeye, kadınlar, cenaze namazı kılmak niyeti ile gelmediler. Dolayısıyla, abdestlerinin bulunmaması ve aralarında hayzlı kadınların da olması kuvvetle muhtemeldir.
       Şov peşinde olan, din adamlarına sormak gerekir. Abdestsiz, gusülsüz kadınları saf arasına çekmekle ellerine ne geçti? Ayrıca, diğer namazlardaki şartlar, cenaze namazı için de geçerli. Kadınların başları açıktı, bir kısmı da yarım kapalıydı. Bu durum kadının namaz kılmasına manidir. Safa davet eden din adamları, bunları görmediler mi? Yoksa, bazı ilahiyatçılar gibi, kadınların tesettürsüz ve hayz halinde namaz kılmalarını normal mi karşılıyorlar? Hem şunu da sormak gerekir: Siz şimdiye kadar neredeydiniz? Bu kadar çok şey biliyordunuz da, bu zamana kadar niçin tatbik etmediniz? Kurt gibi yoksa siz de mi dumanlı havaları seviyorsunuz?
 

geri    namazbbs    ileri