İki niyetli namaz


      
Sünnet yerine kaza kılan, sünneti terk etmiş olmaz. Fakat sünnetin sevabına kavuşmak için, kazayı kılarken, sünneti kılmaya da niyet etmelidir. Vaktin farzını kılarken, sünnete de niyet edilirse, sünnet sahih olmaz. Fakat, kaza kılarken sünnete de niyet etmek sahih olur. (Eşbah)
       Büyük âlim İbni Nüceym’e soruldu ki, kaza namazı olan kimse, sünnetleri kılarken kazaya niyet ederek kılsa, sünnetleri terk etmiş olur mu? Cevabında, (Sünnetleri terk etmiş olmaz. Çünkü sünnetleri kılmaktan maksat, o vakit içinde farzdan başka bir namaz daha kılmaktır. Kaza kılmakla, sünnet de yerine getirilmiş olur.) [Nevadir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye s. 36]
       Dürr-ül-muhtar’ın, (Nafile kılmak istiyen, önce namaz kılmayı adamalı, sonra, nafile yerine, bu adak namazı kılmalıdır. Sünnet namazları nezr ettikten sonra kılan, bu sünnetleri kılmış olur) ifadesini, İbni Abidin hazretleri açıklarken, (Nezr edilen namazı kılmak vacip olduğu için, vacip sevabı hasıl olur. Sünnet yerine, nezr olunan namaz kılınınca, sünnet de kılınmış olur) buyuruyor. Sünnetleri önceden nezr edip de, nezr olarak kılmanın daha iyi olduğu Halebi’de ve (Tahtâvî)nin (Merakıl-felah) haşiyesinde yazılıdır. Böylece, öğle sünnetini kılmadan önce (Dört rekat namaz kılmak nezrim olsun) dese, sonra adak olarak niyet edip, kılsa, hem vacip sevabı kazanır, hem de öğle namazının sünnetini kılmış olur. Kulun, kendine vacip ettiği namazı kılması ile, sünnet terk edilmiş olmayınca, Allahın farz kıldığı kaza namazı kılınınca, sünnet terk edilmiş olmaz. Hem kaza, hem de sünnet kılınmış olur.

geri    namaz    ileri