Cenaze namazı
Cenaze namazında nelere dikkat etmeli
Sual: Cenaze namazında nelere
dikkat etmeli, cenaze götürülürken ve defnedilirken ne yapmalı?
CEVAP
Cenaze olduğu zaman, Ayet-el kürsiyi ve tesbihleri okumayarak sünnet terk edilmektedir. Cenaze sebebiyle sünneti terk etmek uygun değildir. Cenaze namazını acele kılmak müstehaptır. Müstehap işlemek için sünnet terk edilmez. Cemaat çok olsun diye, cenaze namazını vakit namazlarından sonraya bırakmak mekruhtur. Cemaatın çok olması için, cenazeyi saatlerce bekletip, sonra acele ederek Ayet-el kürsiyi ve tesbihleri terk etmek pek yanlıştır. Özürsüz bir sünneti terk etmek, ortadan kaldırmak ve hele önem vermemek çok yanlıştır.
Cenaze götürülürken, yüksek sesle tekbir, tehlil, ilahiler okumak bid'at ve günahtır.
Matem tutmak, siyah elbise giymek, siyah perde ve rozet, işaret asmak, matem işaretleri, resmini taşımak caiz değildir. Musibetlere sevap olmaz. Bunlara sabretmeye sevap verilir. Ölü için sessiz ağlamak câizdir. Müminin ölümüne gökler ağlar buyuruluyor. Ama yüksek sesle ağlamak caiz değildir.
Dükkan veya kahvedeki Müslümanlar, bir cenaze görünce, gidip hiç olmazsa 40 adım taşımalı ve biraz arkasından yürümeli, ruhuna Fatiha ve duâ okumalıdır! Cenazeyi görünce, olduğu yerde ona karşı dikilip beklemek tahrimen mekruhtur. İmam-ı azam hazretleri kadınların cenazeyi takip etmelerin uygun olmadığını, Süfyani Sevri hazretleri de bidat olduğunu bildirmiştir.
Cenazeye toprak atanlar, elindeki küreği, başkasına vermiyor yere bırakıyorlar. Başkasına verince, melekler, şaşırıp yanlışlıkla sevabı o kürekle son toprak atana yazar diyorlar. Bu çok yanlıştır. Hâşâ, melekler şaşırmaz, yanlış iş yapmaz. Hiç kimsenin sevabını başkasına yazmaz. Küreği yere atmayıp başkasına vermek daha uygundur. Cenazeyi kabir başına koyunca, iş yapmayanlar oturmalı veya çömelmeli, gayrı müslimler gibi ayakta durmamalıdır.
Cenaze defnedilirken, Kadr, Kâfirun, Nasr, İhlas, Felak, Nas ve Fatiha surelerini okumak, ölü için duâ ve istiğfar etmek müstehaptır. Bekara suresinin başını ve sonunu okumak da müstehaptır. Kur'an-ı kerim sessiz olarak okunur. Yüksek sesle okumak mekruhtur. Maalesef bugün kabristanda Kuranı kerimler sesli olarak okunmaktadır. Gerek ölü defnedilirken ve gerekse başka zaman, mezarlıkta Kur’an-ı kerimi, kendi duyacağımız kadar sessiz okumak gerekir.
Kabir yanında nutuk söylemek, ölüyü kendinde bulunmayan şeylerle övmek caiz değildir. Kendinde bulunan sıfatlar ile de övmek de faydasızdır.
Cenaze defnedildikten sonra, mezarlıkta bulunanların, cenaze sahiplerine taziyede bulunmaları bid'at değildir. Cenaze sahibine rast gelince taziye etmek, yani başsağlığı dilemek sabır tavsiye etmek müstehaptır. Taziye için, (Allahü teâlâ güzel sabretmeni nasip etsin, rahmetlinin günahlarını affetsin) gibi bir şey söylenir. Üç günden sonra taziye yapmak mekruhtur. Ancak uzakta olanlar ve yakın olup da, geç haber alanlar için mekruh olmaz.
Ölü için, çeşitli kimselerin sessiz olarak çeşitli cüzler okuyup, Kur'an-ı kerimi hatm etmeleri ve her birinin okuduğunun sevabını ölünün ruhuna göndermeleri veya birinin hepsi yerine hediye etmesi, yani hatim duâsını yapması, okuyanların da âmin demeleri caiz ve çok faydalı olur.