N A Z M
Sana şükr ve minnet ey zelcelâl,
Ki hatm oldu lutfunla bu hoş makâl.
Şevval içre buldu temâmı bu kim,
Li temmetihî adı târih-i sâl.
Çû asâr-ı hatm-i nübüvvet dürür,
Hıtâmi kerâmat-ı eshâb-ü âl.
Hudâyâ vücûdu şeref bahşin it,
Cihân içre gün gibi rûşen cemâl.
İden pertevinden bunun iktibâs,
Dola gönlü envâr-ı fadlü kemâl.
Ânın hurmetiyçün mihr rûhî,
Delîl olmasa âlem olurdu dâl.
Dahî âl ü eshâbiyçünki olur,
Hidâyet nücûmi durur lâ mehâl.
Alup pertevinden buların füruğ,
Dil-i Lâmiî ola ferhunde fâl.
Dolup içem envârı sıdku safâ,
İde cânda aşkın odu iştiâl.
İdüb raks o şem’ üzre pervâne-veş,
Urub ten hicâbın yıkam bî mecâl.
Olup kabrim içre çerâğ ol şuâğ,
Yana subh-ı mîâdadek lâ yezâl.
Delîl-i dem-i hayret olup o nûr,
Sıratın geçem berk-veş bî melâl.
Görem ol safâ içre dîdârını,
Çû arz-ı cemâl ola yevm-ül-visâl.
Zehî hoş huzûr ve zehî hoş sürûr,
Zehî hoş meâb ve zehî hoş me’âl.
Görem ol safâ içre dîdârını,
Çû arz-ı cemâl ola yevm-ül-visâl.
Zehî hoş huzûr ve zehî hoş sürûr,
Zehî hoş meâb ve zehî hoş me’âl.
Velhamdülillahillezi hedânâ lihazâ ve mâ künnâ linehtediye levlâ en hedânâllahu. Vessalâtü alâ Resûlihillezî ürsile ilel âlemîn. Lilintibah ve alâ âlihilizâm ve eshâbihilkirâm küllemâ zekerehüzzâkirûn ve gafele an zikrihil gâfilûn.
[Bu işte bizi muvaffak eden ve hidâyete kavuşduran Allahü teâlâya dâimâ hamd olsun. O bize muvaffakıyyet ve hidâyet vermeseydi, biz hidâyete kavuşamazdık. Âlemlere hidâyet rehberi ve uyarıcı olarak gönderilen Resûlullaha “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”, Âline ve Eshâbına “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” dâimâ salât ve selâm olsun!]