MEYMÛN BİN ŞEYB

“rahîmehullahü teâlâ”

Kendisi şöyle anlatmışdır: Haccâc zemânında, Cum’a nemâzına gidiyordum. Kendi kendime, bu zâlimin arkasında niçin Cum’a nemâzı kılayım diye düşündüm. Tereddüde düşdüm. Sonunda devâmlı gitmeğe karar verdim. Evin bir tarafından bir ses işitdim. Meâl-i şerîfi (Ey îmân edenler! Cum’a günü nemâz için ezân okunduğu zemân Allahı anmaya koşun...) [olan, Cum’a sûresi 9.cu] âyet-i kerîmeyi okuyordu.

Bir gün bir mektûb yazdım. Aklıma birşey geldi. Onu yazarsam mektûbum güzel olacakdı, fekat yalandı. Yazmasam doğru olacakdı, fekat mektûbum çirkin olacakdı. Bir yazayım, bir yazmayayım diye tereddüde düşdüm. Sonunda yazmayayım diye karar verdim. Evin köşesinden bir ses geldi. Meâl-i şerîfi (Allah, îmân edenleri dünyâ hayâtında da âhıretde de sağlam bir söz üzerinde tutar...) olan [İbrâhîm sûresinin 27.ci] âyet-i kerîmesini okuyordu.

geri    şevahid    ileri