TEMÎM-İ DÂRÎ

“radıyallahü teâlâ anh”

Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” Tebük gazâsından dönünce, Temîm-i Dârî, Dâriyînden bir cemâ’at ile birlikde gelip müslimân olmuşdu.

Nakl edilir ki, hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” halîfeliği sırasında Medînede Hurrede bir yangın çıkdı. Hazret-i Ömer, Temîm-i Dârînin yanına gidip, haydi kalk, bu ateşin yanına gidelim, dedi. Yâ Emîr-el mü’minîn! Ben kimim ki, dediyse de, hazret-i Ömer “radıyallahü anh” çok ısrâr etdi. Bunun üzerine kalkıp onunla birlikde yangının çıkdığı yere gitdi. Bu hâdiseyi anlatan kimse şöyle demişdir: Ben de onların arkasından gitdim. Bakdım ki, Temîm-i Dârî “radıyallahü anh” eliyle ateşe işâret etdi. Ateşi dar bir boğaza sokuncaya kadar sürüp ta’kîb etdi. Hazret-i Ömer “radıyallahü anh” şöyle diyordu: “Gören, görmeyen gibi değildir.” [Bir rek’at nemâzda Kur’ân-ı kerîmi hatm eden dört kişiden biridir.]

geri    şevahid    ileri