CÂRİYE ZÂİDE
“radıyallahü teâlâ anhâ”
Hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” câriyesidir. Şöyle anlatılmışdır: Bir gün Zâide “radıyallahü anhâ”, Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” huzûruna geldi ve selâm verdi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”: Ey Zâide, niçin yanıma seyrek geliyorsun. Senin hâlin iyidir, ben seni severim, buyurdu. Yâ Resûlallah! Bu gün başıma acâib bir iş geldi. O sebebden huzûrunuza geldim, dedi. O hâdise nedir diye sorunca, şöyle anlatdı: Sabâhleyin odun toplamağa gitmişdim. Bir kucak odun toplayıp bağladım ve bir taşın üzerine koydum. O sırada yer ile gök arasında bir süvârî gördüm. Bana selâm verdi ve seyyidine, peygamberine selâm söyle ve de ki, Cennetin bekcisi Rıdvân şöyle dedi: Müjdeler olsun ki, ümmeti üç gurub hâlinde Cennete gireceklerdir. Bir gurub hesâbsız girer. Bir gurubun hesâbı kolay geçer. Bir gurubu da Onun şefâ’ati ile girer. Bunları söyledikden sonra göke yükseldi. Yer ile gök arasında bana iltifâtlarda bulundu.
Topladığım odunları zor taşıdığımı görünce, ey Zâide, odunları taşın üzerine koy, taşa, o odunları Zâide ile birlikde Ömerin “radıyallahü anh” evine götür, dedi. Taş hareket etdi ve odunu hazret-i Ömerin “radıyallahü anh” evinin kapısına kadar getirdi, dedi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” kalkıp, Onun ile hazret-i Ömerin kapısına gitdi. Taşın gelip-gitdiği izleri gördü ve: “Allahü teâlâya hamd olsun ki, ben dünyâda iken Rıdvân, ümmetimin afv edileceğini müjdeledi ve ümmetimden bir kadını Meryem “radıyallahü anhâ” derecesine ulaşdırdı” buyurdu.