MARKOS İNCÎLİ

Markosun havârîlerden olmadığında, bütün tarihçiler ittifâk hâlindedir. Belki havârîlerden Petrusun tercümânıdır.

Paypas diyor ki: (Markos, Petrusun tercümânı idi. Markos, Îsâ aleyhisselâmın sözlerini ve fiillerini mümkin mertebe, doğrudur diyerek ezberden yazdı. Fakat, Îsâ aleyhisselâmın sözlerini ve fiillerini intizâmlı, düzgün bir şekilde yazmadı. Çünki kendisi ne Hz. Îsâdan işitti, ne de Onun yanında bulundu. Dediğim gibi, Markos yalnız Petrusun arkadaşlarından idi. Petrus ile konuştuğu şeyleri ve Îsâ aleyhisselâmın sözlerini içerisine alan bir kitap olsun diye tertîbli ve düzgün söylemeyip, Îcap ettiği vakit ve meclise göre söyledi. Bunun için, eğer Markos kitabında bazı husûsları üstâdı Petrustan öğrenmiş gibi yazarsa onu ayblamamalıdır. Çünki Markos işittiği şeyleri unutmayarak, değiştirmeyerek yazmaya lüzûm görmemişti.)

Markos İncîline eski hıristiyan âlimler, her gün şerhler yazdılar. Bunlardan İren diyor ki: (Markos ezberlediği şeyleri Petrus ve Pavlosun vefâtlarından sonra yazdı). İskenderiyyeli Kalman diyor ki: (Petrus daha Romada vaaz verirken, Petrusun talebeleri, Markosa ricâ ettiler. O da, İncîlini yazdı. Petrus, kitabın yazıldığını işitti. Fakat yazıp-yazmaması için birşey demedi.) Tarihçi Ousb diyor ki: (Petrus bu hâli işitince, talebelerinin bu gayretine memnûn oldu. Kiliselerde onun okunmasını tenbîh etti.) Hâlbuki Markosun İncîli, Petrusun risâlelerinden (mektûblarından) ziyâde, Matta İncîlinin taklîdidir, yâni ona benzetilmiştir. Buna göre, Paypasın Markos yazdı dediği kitap elde bulunan ikinci İncîlden başkadır. Markos İncîlinin altıncı bâbının onyedinci âyetinde, (Fakat, Hirodes kardeşi Filupusun zevcesi Hirodia ile evlenmişti. Bunun için Yahyâyı tutturup, zindâna habs etti. Çünki Yahyâ Hirodese, kardeş hanımı ile evlenmek câiz değildir, derdi) demektedir. Bu tamamen yanlıştır. Çünki Yosibis tarihinde, onsekizinci kitabın beşinci bâbında, Hirodianın zevcinin ismi Filupus olmayıp, Hîrius olduğu açıkça bildirilmektedir. Bu hatâ, Matta İncilinde de vardır. Hattâ (1237 [m. 1821]-1844) senelerinde basılan arabca tercemenin mütercimleri bu âyeti tahrîf ederek, Matta ve Lukanın ibârelerinde olan Filupus kelimesini düşürmüşler ise de, diğer senelerdeki terceme nüshalarında mevcûddur.

Yine Markos İncîlinin ikinci bâbında, (Hz. Îsâ onlara [şâkirdlerine] dedi ki, Dâvüdun kendisi ve yanında olanlar aç ve muhtaç olduğu zaman, baş kâhin Abiatarın günlerinde Allahın evine nasıl girdiğini ve kâhinlerden başkasının yimesi câiz olmıyan huzur ekmeğini yidiğini ve kendisi ile berâber olanlara da verdiğini (hiç) okumadınız mı?) mânalarında olan yirmibeşinci ve yirmialtıncı âyetlerindeki iki cümle yanlıştır, hatâlıdır. Çünki:

Birincisi, o zaman Hz. Dâvüd yalnız idi. Yanında kimse yoktu. İkincisi ise, o günlerde baş kâhinlerin reîsi Abiatar olmayıp, belki onun babası Ahimlik idi. [Yahudileri idare eden (Yetmişler meclisi) âzalarına kâhin denir. Vâizlerine yazıcı derler.]